egt3
egt23


MASROUR BARZANİ İLE DEĞİŞEN IKBY VE TÜRKİYE

Yaşar İÇEN 20 Kas 2019

'Sokak Olayları' ilerlemeye devam ediyor, edecek... Hemen biter mi? Bitmez, bitirmezler! Tıpkı 'Fransız İhtilali' gibi siyaset ve yönetim işleyişlerine yeni yönler, şekiller ve sınırlar belirleyene kadar.

‘Sokak Olayları’ ilerlemeye devam ediyor, edecek... Hemen biter mi? Bitmez, bitirmezler! Tıpkı ‘Fransız İhtilali’ gibi siyaset ve yönetim işleyişlerine yeni yönler, şekiller ve sınırlar belirleyene kadar. Çünkü tarihe baktığımızda bu tarz güçlü sokak eylemlerinin istediği sonuca varmadan sonlandırıldığı pek olmamıştır.

İran’ın Irak içerisine hızlı ve güçlü bir şekilde yerleşmesi, Türkiye’nin Irak’tan çekilmesi ve Bağdat hükümetinde söz hakkının İran’a geçmesiyle ayyuka çıkan durumlar bu günlerin habercisiydi ‘anlayana’!
Sokakların fitili ateşlendi ateşlenmesine de fitil tek başına yanmaz elbet. Haksız, adaletsiz, kayırmacı, kanun dışı uygulamalara karşı dolup taşan insanlar tankerlerle yüreklerindeki benzini de taşıdı sokaklara.
‘Yeşil, bereketli, sulak, bakımlı topraklar yanmaz! Kurutulmuş, ilgisiz, bakımsız, kurak, kendi haline terkedilmiş topraklar yanar’ unutulmasın!
Velhasıl-ı kelam bugün yaşananlar yılların birikimi. Suriye, Irak ve IKBY Yönetimi’ne dair gözlemlerimi defalarca yazdım, konuştum, yapılan hataların vereceği zararları gözler önüne serdim. Gelin görün ki siyaset denen kavram öyle bir akılla yön buluyor ki; zarar verecek durumlara bile bile lades demekten de hiç çekinmiyor bazen. Siyasetin işleyişi böyleyken bizim gibilere de bıkmadan usanmadan öncesini ve sonrasını yazmak düşüyor...

Gelelim şimdiki ve ilerleyen sürece. AK Parti içte ve dışta çok yalnız kaldı! Belki kendi tercihiydi bu yalnızlık politikaları belki de dönüşü olmayan bir yola girildi ve sonrası malum!

Türkiye; derhal kendine bir çimdik atmalı üç beş saniye durup etrafına bakmalı ve eleştirilere kulak vermeli... Sağduyu zırhını giyerek ‘önce’ vatandaşını sonra sınırları dahilini kucaklamalı... Dış siyasette bir adım geriye çekilip Ortadoğu tablosunu bir süre dışarıdan okumalı... ABD ve Rusya arasında mekik dokumaktan vazgeçip ‘ülke ve vatandaş’ menfaatleri doğrultusunda kendi fikirleriyle adım atmalı... Diplomasi diline ağırlık vermeli... Dış ilişkilerde ‘doğru siyasilerle’ birlikte aktif ve kabul gören sivillere de yer verilmeli... Ki bunu yıllar önce ilk dile getirenlerden biriyim. Çünkü yurtdışına her çıktığımda bu eksikliği görüyordum ve ülkelerin siyasilerimizden yana sıraladığı yanlışları ve eksikleri dikkatle dinliyordum.

Türkiye bunca hengame içinde bir de şunu yapmalı; tarihten gelen sımsıkı bağlarla kenetlendiği IKBY Yönetimi ile ortak paydalarda hareket etmeli! Her ne kadar IKBY Hükümeti’ne karşı gerekli sorumluluklarımızı tam anlamıyla yerine getiremesek de, sınır kapılarımızda bazı sıkıntılar yaşansa da inanıyorum ki doğru isimlerle yaraları sarıp en kısa zamanda sağlıklı adımlar atılabilir.

Masrour Barzani henüz Başbakan olmadan önce şunları yazmıştım; “Masrour Barzani karakter, bilgi, birikimi ile çok güçlü ve kendinden emin bir adam. Gözlerine baktığınız an zihninin gücünü okuyabiliyorsunuz. IKBY Yönetimi’ni kurumsal devlet yapısına oturtmakta kararlı. Bunun içinde hiç tereddüt etmeden alınan kararları uygulayacak...”
Ve sonrasında Masrour Barzani Başbakan oldu. Değiştirmeye çalıştığı IKBY Yönetimi’nin işleyişinde Bağdat’tan yana büyük zorluklarla ve dirençle karşılaştı, karşılaşıyor. Çünkü yıllarca hizmetten uzak, vatandaşını düşünmeyen, rehavet ve yanlış uygulamalar ile var olup kolay makam mevki sahibi olanlar hemen yanı başında huzuru, adaleti, birlik ve beraberliği ister mi? İstemiyorlar elbette!
Bunca zorluğa rağmen kararlılığını devam ettiren Masrour Barzani’nin henüz yolun başında olmasına rağmen büyük yol kat ettiğini söylemek mümkün. Ki görünen tabloda bu yolun başarı ile ilerleyeceğinden yana.

Uzun ve kısa vadede yaşadıklarımız bize şunu gösterdi; Türkiye ve IKBY Hükümeti kesinlikle ve kesinlikle yan yana durmalı. Çünkü Kürtlerin ve Türklerin Ortadoğu’daki kaderi aynı...