KUDÜS ESİRKEN HİÇBİR ŞEHİR ÖZGÜR DEĞİLDİR!

İnsanlığın son İSMAİLLERİ Filistinliler. Gözleri bağlı o çocuğu gördüm 14 yaşında.

Sadece babası İbrahim’e teslim olan İsmail yürekli çocuk. Yanındaki zalimlere rağmen başı dik. Beni İbrahim babama götürün diyor. Eğmedi başını eğmeyecek. Dünyada hak mücadelesinde FİLİSTİN DAVASI apayrı bir yerdedir.100 yıldır eğilmeyen, bükülmeyen kendilerine peygamberi başkomutan sayan Müslüman Filistin’in mücadelesi İslam davası kadar bir insanlık mücadelesidir.

Kudüs, Nablus, Kalkilya, El-Halil, Gazze... Bütün Filistin işgalci İsrail ve onun en büyük destekçisi ABD’ye karşı İNTİFADA direnişi devam ediyor. Akif’in dediği gibi tek dişi kalmış canavar olan işgal ordusu vahşice silahsız sivil insanlara müdahale ediyor. Canlı yayınlarda dünya kendi ölümünü izliyor aslında. Filistin güvercinleri ölüyor.

Bizler her Filistinli, her Müslüman kadar Kudüs ve Mescid-i Aksa’dan sorumluyuz. 100 yıl önce 1917’den beri bedel ödeyenler sadece onlar mı Kudüs’te Gazze’de. Her insan Aylan bebek, Ümran bebek fotoğrafı karşısında sorumludur. 25 İsrail askeri içinde gözleri bağlı dik duran 14 yaşındaki Fevzi El-Cunidi kadar cesur muyuz?

YÜZYILIN SANCISI KUDÜS

Kudüs 1917’den beri 100 yıldır işgal altında. Osmanlı 1. Cihan Harbi’nde elinde tutamadı buraları. Müslümanlar bundan önce Kudüs’ün yokluğuna 88 yıl dayanabilmişti. O upuzun bitmeyeceği sanılan en uzun 88 yıl. Sonra Fetihlerin şahı geldi. Salahaddin Eyyubi. Şimdi yüzyıl! Üstelik Kudüs’ün yeniden kurtarılmasına fethine dair Müslümanların aklında ne bir plan ne bir strateji de var. Ne yaptık Kudüs için yüzyıldır?! Konuştuk. Ağladık. Bağırdık. Çağırdık. Kınadık. Arada boykot ettik. Protesto ettik. Miting yaptık. Küfrettik. Beddua ettik. Ama Kudüs hala esir. Aynılarını yapmaya devam edersek Kudüs’ün işgalini bir yüzyıl daha uzatmış oluruz.

İlk önce içimizde Miraçları çaldılar. Sonra yüreklerimizden aldılar Kudüs-i Şerifi. Biz oyunda oynaştayken bir millet kadın-erkek, yaşlı-genç, ayağı olmayan kolu olmayan bütün Filistin topyekün zulme baş kaldırmışken yapabileceğimiz çok şey var.

BU MÜCADELE BÖYLE OLMAZ!

1948’de Filistin’in ve 1967’de Kudüs’ün işgalinden beri, bu topraklara bakışımız “anlık” ve “reaksiyonel”. Yani Kudüs’te “tansiyon yükseldiği” zaman sokaklara çıkıyor, devlet yetkililerimiz art arda açıklamalar yapıyor, hepimizin “Kudüs bilinci” artıyor... Sonra?! Sonrası herkes işinin başına, kazancına, keyfine. Yeni bir hadiseye kadar. Bizim 9 Aralık 1917’de bu topraklardan çekilmeye mecbur kaldığımız günden beri bir Kudüs stratejimiz bulunmuyor! Osmanlı toprağı olan Filistin 100 yıldır esir. Beş yıllık, on yıllık, yirmibeş yıllık, elli yıllık Kudüs Planlarımız; düşman şu adımı atarsa A planımız, bu adımı atarsa B planımız vs. bulunmuyor maalesef. Anlık günlük pansuman tedaviler peşindeyiz. İşgal yüzyıldır devam ediyor. Ve biz Kudüs’ün kurtuluşunu planlamaz, bir strateji üzere hareket etmezsek bir yüzyıl daha devam edecek!

100 yıldır Aksa’nın şehadet nöbetinde olan Filistinlilere Batı celladını sev ve onla yaşa diyor.