KÜÇÜK ŞEYLERDEN MUTLU OLMAK!

Fehmi KETENCİ 25 Eyl 2022

Perşembe akşamı oynadığımız ve 3-3 beraberlikle ayrıldığımız UEFA Uluslar C Ligi'nde 1. grubu Lüksemburg maçından sonra yaşadığımız sevinci düşündüm.

      Perşembe akşamı oynadığımız ve 3-3 beraberlikle ayrıldığımız UEFA Uluslar C Ligi’nde 1. grubu Lüksemburg maçından sonra yaşadığımız sevinci düşündüm. Avrupa sıralamasında düşürüldüğümüz C ligi 1.grup maçında aldığımız sonuç sorasındaki sevinç çığlıklarımız nelere muhtaç bırakıldığımızı bir kez daha gösterdi. Farkında mıyız bilemiyorum ama şu anda oynadığımız 1. gruptaki takımların adlarını birçok Avrupalı neredeyse hatırlamıyor bile. Bizler ise, bir zamanlar bu takımlarla moral antrenmanları olsun diye oynadığımız hazırlık maçlarını ne çabıuk unutmuşuz. Bu vefakar- cefakar futbol severlerimize yazık oluyor. Lüksemburg ile 3-3 berebere kalarak grup birinciliğini kazanıp B ligine çıkmayı garantilemiş bir ulusal takım olmamıza seviniyoruz.

      Ne olursa olsun, uluslararası futbol arenasında galip gelmek, başarılı olmak her zaman iyidir, moral verir ama, yerimizin bu sıralar olmaması gerekem bir yer olduğunu da asla unutmayalım ve şu anki sevincimizi fazla da abartmayalım. Bu gruptan çıkmadan, üst gruplarda, bir zamanlar beraber mücadele ettiğimiz takımların yanına varabilmemiz mümkün değil. Ama yine de, bu seviyelerdeki başarıya böylesine abartılı sevinmek pek de güzel gelmedi bana. Asıl zorluklar şimdi başlayacak.

      Perşembe akşamı evimizde karşılaştığımız Lüksemburg maçı bizim olmamız gereken seviyelerin oldukça gerisinde bir performans gösterdiğimiz bir maç olduğunu da asla göz ardı etmeyelim. Şuanki durumumuza sevinmelk yerine biz neden bu kadar gerilemişiz, nerelerden nereye ve neden gelmişi konusunu biraz daha ayrıntılı, ciddi, çok daha iyi düşünmemiz gerektiğini asla unutmayalım.

      Şu an oynadığımız oyun değil A grubunun B grubunun seviyelerinde bile değil. Henüz tam olarak takım oyunu oynamıyoruz. Daha çok bireysel becerilere dayalı oyun oynuyoruz. B ligi takımları C ligi takımlarının çok daha üzerinde takımlar ve işimiz hiç de kolay değil.

      Oldukça gençleştirilmiş, ulusal takıma seçilen oyuncu kadromuzun bir çoğu Avrupa liglerinin üst sıralarındaki takımlarda oynayan Türk futbolculardan kurulu bir Ulusal takım. Yerimiz C, veya B ligi olmamalıydı ama, geriye bakıp hayıflanmak yerine daha şimdiden o eski günlerimize dönebilme hesaplarını ivedilikle yapmamızın zamanı geldi de geçiyor bile.

      Öncelike yapılması gereken; Dünya futbolunu iyi takip eden, Türk futbolunu iyi bilen Ulusal takım düzeyindeki oyuncuların dikkatlice ve tarafsızca seçimi, bağımsız Futbol otoritelerinden oluşturulmuş, deneyimli, kurulların yönetiminde, iyi seçilmiş, Avrupa’da ve Türkiye’de oynayan futbolculardan dikkatlice seçilen takım veya takımlar oluşturulmasıdır, Ulusal takım duygusuyla güçlendirilmiş. modernize edilmiş, yepyeni bir misyonu hedefleyen, bu hedefe varma yolunda iyi, deneyimli teknik çalıştırcıların eğitiminde, şuanda çok uzağında kaldığımız Dünya futbolunun modernleşen bir takım anlayışı yerleştirilmeldirdir.

      Bunun Almanya ikinci liginden gelen bir çalıştırıcı ve ona destek verecek TFF’deki yönetim kadrolarıyla yapılması pek de mümkün görünmüyor. Ulusal takımlar sorumluluğunu üstlene Hamit Altıntop ve teknik çalıştırı ikinci ligden gelen Alman teknik adam Kuntz’a teslim edilmiş olmasını pek de doğru bulmuyorum. Kadro oluşturmada yapılan yanlışların temelinde bazı yönlendirmelerin etkisinde hareket etmesi ve Türk futbolunu pek de iyi tanımaması yatıyor. Kadro seçiminda hatalar devam ediyor. Çok daha iyiler varken birden bire değerlenen, bunca yıl Galatasaray, Fenerbahçe ve Başakşehir gibi büyük takımlarda oynarken fark edilemeyen, şu an Ankaragücü’nde oynayan Tolga Ciğerci’nin takım kadrosuna ilave edilmesi şaşkınlık yarattı.

      Birkaç maçtır izlediğimiz bazı ünlü futbolcularımızın nedense ulusal takım maçlarında genelde bireysel oynadıkları, takım oyunundan iyice uzaklaştıkları şu an en çok tartışılan konulardan. Savuma zaafları ise iyice kronikleşen bir sorun.

      Gruptaki son karşılaşmamızı yarın akşam deplasmanda beş puanlı grup üçüncüsü Fareo Adaları ile oynayacağız, Grupta beş karşılaşma sonrasında topladığımız 13 puanla namağlup lider olarak B grubuna çıkmayı garantiledik. Bu son maç neredeyse formalite maçı ve oynadığımız futbola hiçbir katkı yapmaz.

      Avrupa Uluslar Kupası’nı B grubuna çıkmayı garantiledik ama, şu andaki, anlayışımızla, takım kadrosunun iyi bir takım oyuuna adapte edilmesi ve oyun kalitesi olarak B grubu için tam hazır değiliz.