KOMŞU KOMŞUNUN KÜLÜNE MUHTAÇ DEĞİLDİR!

Bir mektup yazılmış.

Bir mektup yazılmış.

Ve bu mektup sosyal medyayı sallamış.
Ne kadar salladı hiç bilmiyorum, bu yazılan mektubu uzmanlara sormuşlar.
İşte ben, bu mektuba, bu uzmanlar yazısında rastladım.
Mektup; bir komşunun, üst kat komşusuna yazdığı bir mektup.
Gürültü yapan ev öğrenci evi imiş.
Mektubu yazan, yazdıklarından anlaşıldığı gibi, ertesi sabah erken kalkan ve işe giden birisi.
Artık illallah etmiş besbelli.
Belliki laftan anlamıyorlar.
Şöyle yazıyor mektupta.
"Merhaba,
Maalesef ev içi gürültünüz çok fazla, çevre dairelerinizde oturan insanlar belirli uyku saatleri olan çalışan insanlar. Ya da emekli insanlar, bizim 22.00/ 07.00 saatleri arası uyumamız gerekiyor ki ertesi sabah işe gidelim. O yüzden aşağıdaki konulara dikkate edebilirseniz çok seviniriz.
1) Büyük ihtimalle düz tabansınız, bu yüzden evde yürürken ya da koşarken binayı sallıyorsunuz. Ev içerisinde yumuşak tabanlı terlik giyebilirsiniz ve böylelikle bu sesin önüne geçebilirsiniz.
2) Özellikle 22.00 / 07.00 arasında evin içerisinde, eşya kaldırıp koyarken ya da masayı, sandalyeyi çekerken çok gürültü yapıyorsunuz.
3) Daire kapısından dışarı yayılan sigara kokusuna bakılınca, evin içerisinde yoğun bir şekilde sigara içiyorsunuz. Muhtemelen evden çıkarken, evi havalandırmak için pencere ve kapıları açık bırakıyorsunuz, fakat siz çıktıktan sonra, pencereler ve kapılar sürekli çarpıp duruyor.
4) Ev içinde kapıları sert çarpıyorsunuz, kapılar ile ilgili özel alıp veremediğiniz yoksa, kapıları bu şekilde zorlamayınız, kapı kolunu kapıyı çarpmak için kullanmak kapının mekanizmasına aykırıdır. Kapının kolunu aşağıya doğru basınız, kapının dili içeriye girer, böylece kapı yavaşça ve sessizce kapanmış olur.
5) Gece evinize arkadaşlarınızı aldığınız zaman, çok yüksek ses tonu ile konuşuyorsunuz, konuşmalarınız gecenin sessizliğinde diğer dairelere yayılıyor.
İyi günler."
Uzmanlar kibar değil demişler.
Komşuluk hukuku sınırları içinde değil demişler.
Öfkeli ve takıntılı bir uyarı demişler
Takip ve özel hayata müdahale var demişler.
Hiçbirine katılmıyorum.
Ben sessiz yaşayan, bu konulara çok dikkat eden biri olarak, ben de çok şikayetçiyim.
Bodrum'da yan ev elektrik süpürgesi ile evi temizler, ev eşyaları devriliyor, ev yıkılıyor zannedersin.
Şimdi mevsim yaz.
Herkes bahçede, terasta.
Bağıra bağıra konuşuyorlar, kadınlar arsız adamlar daha beter arsız.
Saygısızlar.
Laftan anlamazlar.
Bu mektubu kim yazdı ise tek tek yerden göğe kadar haklı.
Bazen o kadar bıkar, o kadar kızarsın ki yazdıkların haklı iken seni haksız duruma düşürür.
Yazdıkların çok doğrudur aslında.
Bence çok kibar bir dil kullanmış.
Ama ne denmez.
Düz tabansınız galiba denmez.
Evinizde çok sigara içiyorsunuz denmez.
Gece misafiriniz vurgusu yapılmaz.
Artık komşu komşunun külüne muhtaç değil, talimatına muhtaçtır.
Özel hayat demek de pek moda oldu, özel hayatın başkasının özel hayatını, ev huzurunu rahatsız etmeyecek.
Özel hayatmış.
Kimse kusura bakmasın.


Funda'nın aklındakiler…

... Brad Pitt.
Film galasına katılmış ve keten etek giymiş, üzerinde ceket var.
Enteresan bir kıyafet olmuş.
Filmin konusuna, yani hikayesine uygun mu giyindi bilmiyorum.
Adam dünyaca ünlü film yıldızı.
O karizma ile pek hoş olmuş diyebilirsin.
Ama etrafında tanıdığın ne kadar erkek varsa, o eteği giydir bakalım beğenecek misiniz?
Keten kumaş şahanedir.
Ben de çok severim.
Ama mesela kocan ile bir davete gidiyorsun adam keten etek giymiş, altına bot giymiş.
Hangi kadın onaylar, hangi kadın hayatım çok yakıştı sana der.
Adamlara keten pantolon, kadınlara keten etek yakışır.
Keten ceket her ikisine de çok yakışır.
Bazen kadın erkek ayırımı yapmayın, cinsiyetçi yaklaşım diyorlar.
EH be kardeşim, cinsiyet denen bir şey yok mu peki.
Bu arada.
Biz kadınların bir ricası var.
Ey erkekler.
Slip mayo da giymezseniz seviniriz.
Teşekkürler.


Funda'nın aklındakiler..

... Gülşen bir belediye konseri veriyor.
Hangi belediye olduğunun gerçekten bir önemi yok.
Yemin ediyorum aklımda da kalmadı desem.
Konu başka çünkü.
Bu konserlerde, belediye başkanları niyeyse illa sahneye çıkacaklar.
Sibel Can konserinde de belediye başkanı adamı yaka paça indirdiler, saygınlık, prestij yerlerde.
Neyse.
Başlıyorlar sahnedeki sanatçıya cıvık cıvık şaka yapmaya.
Belediyeden parasını ödedi ya, illa kendilerini sahnede gösterecekler.
Ve mutlaka saçmalayacaklar.
Halkın seçtiği insanlara bakın hele.
Adam diyor ki, Gülşen'imizi böyle kapalı görmedik, ancak hoşumuza gitmedi.
Beyazlamış saçları ile anlatıyor.
Kocaman kilolu, yaşının heybetli cüssesi ile anlatıyor.
Kadın ne giyerse giyer, sen durumdan niye vazife çıkarıyorsun.
Aklınız ve fikriniz aynı yerde değil mi?
Daha saygın bir yere taşıyın lütfen.
Ve evinize gidin, bol bol emektar KARILARINIZA sarılın.