TT_FBB


KOLOMBİYA'DA ÖĞRENCİLERİN MİNİ ETEK PROTESTOSU

Gizem ŞENYURT 12 Şub 2018

Kolombiya'nın ikinci büyük şehri Medellin'de yer alan Katolik Bolivar Üniversitesi, geçen hafta web sitesinde yayınladığı yazıyla öğrencilerin tepkisini çekti. Üniversite yönetimi, web sitelerinde "Üniversitede nasıl giyinmelisiniz?" başlığı altında bir yazı yayınlayarak öğrencilere sözüm ona tavsiyelerde bulundu.

Bu tavsiyelerin bir kısmı hem kız hem erkek öğrencilere yönelik olsa da pek çoğu doğrudan kız öğrencileri hedef aldı. Yazıda, öğrencilere sınıf arkadaşlarının ve öğretmenlerinin dikkatini dağıtmamaları için dekolte yakalı, vücudu saran ve kısa etekli kıyafetler giymemeleri söylendi. Web sitesinde yazının yayınlanmasının ardından öğrenciler ve öğretmenlerden tepkiler gecikmedi. Tepkilerde okul yönetiminin yaklaşımının taciz ve tecavüzcülerin kadınların kıyafetleri yüzünden olduğunu söylemekten hiçbir farkı olmadığı dile getirildi.

Bir yüksek öğrenim kurumunda tacizin, kadınların kıyafetleri nedeniyle yaşandığının söylenmesinin tehlikeli sonuçlarına dikkat çeken öğrenciler, yönetimi protesto etmek için okula mini etek ve şortlarla gitti. Hem kız hem erkek öğrenciler mini etekle okula giderek fotoğraflarını sosyal medya üzerinden başlattıkları kampanya ile paylaştı. Tepkiler üzerine özür dileyen okul yönetimi yazıyı web sitesinden kaldırdı. Katolik Bolivar Üniversitesi olarak herkesin kişiliğini istediği gibi kıyafetlerine yansıtabileceğine saygı duyduklarını söyleyen yönetim, yazının sadece yeni başlayacak öğrencilere tavsiye amacı taşıdığını ifade etti.

Büyük Bariyer Resifi’nde güvenlik endişeleri, dalgıç ölümlerindeki artış üzerine artıyor

Avustralya’nın en önemli turizm merkezlerinden Büyük Bariyer Resifi her yıl iki milyon ziyaretçiyi ağırlıyor ve ülke ekonomisine 1,5 milyar dolar gelir sağlıyor. Queensland eyaleti açıklarında yer alan Büyük Bariyer Resifi, deniz altındaki binlerce mercan resifi ve yüzlerce adacıktan oluşuyor. Bölgeye gelen turistler şnorkel ya da serbest dalış yaparak bölgenin denizaltındaki eşsiz güzelliklerini yakından görme fırsatı yaşıyor. Aynı zamanda dünyanın en güvenli şnorkelli dalış bölgesi olan Büyük Bariyer Resifi’nde son iki yılda 10’dan fazla kişi dalış yaparken hayatını kaybetti. artan güvenlik endişeleri nedeniyle artık bölgeye gelen kişiler eğer yaş ve sağlık durumları nedeniyle risk grubunda yer alıyorlarsa yüzerken can yeleği giymek zorunda olacaklar. Dalış yapacak kişileri resife götüren teknelerde difibilatör cihazı (kalbe elektrik şok veren alet) bulunması zorunlu olacak. Ayrıca dalış operatörleri bazı yüzücüleri ikili gruplarla eşleştirecek.

Yaşanan ölümlerin çoğunun ileri yaş veya sağlık sorunları nedeniyle ya da yeterli yüzme tecrübesine sahip olunmamasından dolayı meydana geldiğini belirten yetkililer bu durumun önüne geçmek için bölgedeki görevlileri daha iyi donanımlı hale getirme yolunu seçtiklerini belirtti.

Venezuelalılar Kolombiya’ya kaçıyor

İşsizlik, yüksek enflasyon, ilaç ve gıda kıtlığı ile boğuşan ve hükümet güçlerinin orantısız güç gösterileriyle karşılanan Venezuela halkı, kitleler halinde komşu ülke Kolombiya’ya geçiş yapıyor. Dönemsel işçi olarak iş arayan ya da temel gıda malzemelerini temin etmek üzere Kolombiya’ya giden Venezuelalıların büyük kısmı Venezuela’ya dönse de Kolombiya hükümeti ülkede ekonomik krizin daha da derinleşmesi nedeniyle geri dönüşlerin giderek azalmasını bekliyor. Göç dalgaları nedeniyle Kolombiya geçen hafta sınır geçişlerinde kontrolü sıkılaştıracağını açıklayan Kolombiya, özel geçiş izni ya da pasaportu olmayanların artık ülkeye girişine izin vermeyecek. Haberin yayılması üzerine binlerce Venezuelalı Kolombiya sınır kapılarında uzun kuyruklar oluşturdu.

Yıllardır yüksek enflasyon ve ilaç-gıda kıtlığı sorunu yaşayan Venezuela’da halkın durumu daha da kötüleşiyor. Ülke, 22 Nisan’da seçime gidecek. 2013’ten beri görevde olan Devlet Başkanı Maduro, ikinci bir 6 yıllık dönem için tekrar aday. Maduro, hem diktatörlükle, hem muhalefeti ve protestoları kanlı yöntemlerle bastırmakla suçlanıyor. Kendisi de ülkenin ekonomisindeki çöküş için ABD başta olmakla dış güçleri sorumlu tutuyor.

Venezuela’da muhalefet pek çok liderin gözaltına alınması ya da hapse atılmasından dolayı oldukça zayıflamış durumda ve henüz seçimler için bir aday çıkartamadı. Petrol zengini ülkenin ekonomisindeki çöküş için 1999’dan beri yönetimde olan Sosyalist Parti’nin politikalarını sorumlu tutuyor.

Riyad’ın en lüks hapishanesine dönüşen lüks otel yeniden açıldı

Geçen kasım ayından bu yana Suudi Arabistan’ın başkentindeki Ritz-Carlton oteli, ülkenin en zengin ve ünlü mahkumlarına hapishane görevi görüyordu. Bu süre boyunca turizme kapanan otel yeniden misafirlerini ağırlamaya başladı. Ülkenin en etkili ismi kabul edilen veliaht Prens Muhammed bin Selman, Suudi Arabistan’ın gelmiş geçmiş en geniş çaplı yolsuzluk ve rüşvet soruşturmasını başlattı. Soruşturma kapsamında aralarından kraliyet ailesi üyeleri ve üst düzey devlet yöneticilerinin yer aldığı pek çok isim, yıllar içinde hazineyi 100 milyar dolardan fazla dolandırmakla suçlandı. Tutuklanan isimler, başkent Riyad’daki Ritz-Carlton otelinde tutuluyordu. Kasım ayından bu yana geçen üç ay içinde tutuklu isimlerden pek çoğu ile soruşturmayı yürüten savcılar anlaşma imzalayarak rüşvet ve yolsuzluk yapmakla suçlandıkları miktarları temin etti. Anlaşma yapılıp cezaları ödeyen isimler serbest bırakıldı. Şubat ayına kadar anlaşma yapmayan mahkumların genel hapishanelere gönderileceği ve Ritz-Carlton’ın bu tarihten itibaren boşaltılarak otel kullanımına geri döneceğinin açıklanması üzerine de pek çok tutuklu, anlaşmaları kabul etti. Anlaşma yapmayan 56 kişi ise hapishaneye sevk edildi ve Ritz-Carlton yeniden misafirlerini ağırlamaya başladı.

Tutuklanan isimler arasında milyarder yatırımcı Prens Elvelid bin Talal, Orta Doğu’nun en büyük medya şirketi MBC TV’nin kanal sahibi Velid el-İbrahim ve eski Kraliyet Başsavcısı Halit el Tuwaijiri de bulunuyordu. Velid el-İbrahim’in yaptığı anlaşmada serbest kalmak için MBC’deki hisselerini de devrettiği iddia edildi.

Soruşturma kapsamında 200’den fazla prens ve devlet adamı tutuklandı. Suudi Arabistan başsavcısının ofisinden yapılan açıklamada yolsuzluk ve rüşvet olarak dağıtıldığı hesaplanan 100 milyar doların ocak ayı sonu itibariyle yapılan anlaşmalarda toplanarak hazineye aktarıldığı belirtildi.