KAOS SENARYOLARINA KARŞI ACİL ÖNLEMLER

Faruk AKTAŞ 20 Kas 2019

Irak'ta iki ay önce yoksulluk, yolsuzluk ve kamu hizmetlerinin yetersizliği gibi sorunlara tepki olarak başlayıp sonrasında hükümet ve sistem karşıtı protestolara dönüşen olaylarda hayatını kaybedenlerin sayısı 400'e yaklaştı.

Zayıf, pamuk ipliğine bağlı koalisyon hükümetinin başı ve bileşenleri dahil hiç kimse gösterilerin nasıl önleneceğini, olayların önüne nasıl geçileceğini, bu kaos ortamının ülkeyi nereye sürükleyeceğini bilemiyor, kestiremiyor.

Pek ortak değerleri olmayan, birbirleriyle kaynaşmamış, hatta birbirlerinden nefret eden Şiiler, Sünniler ve Kürtler ve Türkmenler ile bazı küçük toplulukların zoraki bir arada tutulduğu ülke neredeyse yarım asırdır Washington ve Tahran’ın bilek güreşine sahne oluyor.

Bu son olaylar da aslında bu bilek güreşinin yansıması.

ABD, petrol zengini bu ülkede İran’ın etkisini kırmaya, İran ise etkinliğini sürdürme çabasında.

ABD, daha önce aynı amaçla Irak’ın siyasi fay hatlarına basınçlar yaparken ülkenin bölünmemesini önemsiyordu.

Ancak Washington’un bu kez öyle bir hassasiyeti yok. Aksine bu kaostan bir Kürt devletçiği çıkarmayı öncelikli hedeflerinden biri haline getirmiş durumda.

O nedenle hem Şiilerin hem de Sünnilerin ağırlıklı olduğu kentlerdeki yangına varillerle benzin dökülürken Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nin denetimindeki bölgeler yangından uzak tutuluyor.

Türkiye ile yakın ilişkileri nedeniyle son yıllarda ABD ile çeşitli sorunlar yaşayan ve Ekim 2017’de Kerkük dâhil önemli petrol yataklarının yer aldığı bazı kentlerin elinden alınması suretiyle cezalandırılan Erbil yönetimi, yeni dönemde kendini bütünüyle Washington’un kollarına bırakmış durumda.

ABD, Suriye’nin kuzeyinden doğusuna çekilmek zorunda kalan PKK/PYD ile Erbil yönetimini yakınlaştırarak ve bu iki bölgeyi birleştirerek buradan kendisine bağlı bir devletçik çıkarmayı umuyor.

Kürtleri çok sevdiği ya da bölge insanının huzur ve güvenliği için değil, bu devletçiği Türkiye ve İran’a karşı kullanmak için kurmayı planlıyor.

ABD, bu amacını Suriye’de gerçekleştirmek istiyordu, yapamayınca Irak üzerine kaydırdı.

Söz konusu senaryo Irak’ta devreye sokulunca eş zamanlı olarak İran’da da düğmeye basıldı.

İran’da benzin fiyatlarına yapılan zamlara gösterilen tepkiler ABD’nin desteğiyle birçok kentte rejimi protesto gösterilerine dönüştü.

Her geçen gün şiddetlenerek yayılan gösterilerde ilk ölüm haberleri de gelmeye başladı.

Bu gösterilerin İran’da rejim değişikliğine yol açma ihtimali düşük bile olsa Tahran’ın içine kapanmasına, Irak başta olmak üzere bölge ülkelerindeki etkinliğinin zayıflamasıyla sonuçlanma ihtimali yüksek.

Ki bu da Washington’un önemsediği amaçlardan birisi.

Peki ABD’nin ajandası İran ile mi sınırlı?

Şüphe yok ki değil.

Bu ajandanın içinde Türkiye’ye dair bir planın olduğu, orta ve uzun vadede bölgede kurulacak bir Kürt devletçiğinin Türkiye içlerine uzanma senaryosu da gün gibi ortada.

Kürt kartı üzerinden yürütülen bu kaos senaryolarına karşı Türkiye’nin ivedilikle önlemlerini alması şart.

Özellikle Washington’un Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi üzerinde daha fazla etkili olmasına yönelik önlemlerin alınması ve var olan etkinliğinin kırılması bu senaryonun boşa çıkartılması için hayati önemde.