İSTANBUL'DA YAZI YAŞAYABİLMEK

Fehmi KETENCİ 07 Haz 2022

Uzun, oldukça meşakkatlı sonbahar ve kıştan sonra son yıllarda iyice kısalan ve kendini göstermesiyle hemen giden ve yaz ile birleşen ilkbahardan sonra, yazın alelacele kendini hissettirdiği İstanbul'da sıcak günlere girdik.

     Uzun, oldukça meşakkatlı sonbahar ve kıştan sonra son yıllarda iyice kısalan ve kendini göstermesiyle hemen giden ve yaz ile birleşen ilkbahardan sonra, yazın alelacele kendini hissettirdiği İstanbul’da sıcak günlere girdik. Etraf şenlenmeye, İstanbul’un en önemli kısa tatil köşelerinden sayılacak sahiller ve buralardaki yeşil alanlara, parklara yerleşmeye başladık çoktan.

      Eski İstanbulu bilenler bilirler, Marmara’nın ve Boğaz’ın çok kirlenmediği dönemlerinde, çok uzaklardaki tatil yörelerine gidemeyenlerin yaz aylarında yakın bölgelerdeki deniz hasretlerini giderdikleri yerler, plajlar oldukça fazlaydı. İstanbul’un Avrupa yakasında Kumburgaz, Silivri, Atatürk’ün gözdesi Florya Güneş plajı, Kilyos kumsalları kayalıkları ve plajları, Tarabya plaj, Yeniköy’de denize girilen mini plajlar, Boğaz’ın her iki yakasında Kavaklar, Sarıyer’de denize girilen yerler. Anadolu yakasındaki, Anadoluhisarı, Küçüksu plajı. Salacak plajı ve Moda sahilinde denize girilen terler. Özellikle kadınlar için yılların Caddebostan plajı, İdealtepe ve Süreyya plajı, İstanbulluların deniz özlemini gideren ama artık neredeyse sadece adları kalan denize girilebilen o plajlar yoklar artık. Hele hele geçtiğimiz yıl birden bire Marmara kıyılarını kaplayan ve tam bir karbasana dönüşen musilaj kabusu, İstanbulluların denize girebilme özlemlerini İstanbul dışındaki bölgelere giderek çözüme kavuştırabiliyorlar.

      Son gelen bilgilerden en acı vereni, İstanbul’da artık mavi bayraklı plaj hiç kalmamış.

      Akçay, Çeşme, Marmaris, kuşadası, özellikle Bodrum yarımadasında, Datça ve efsanevi koylarındaki muhteşem tatil köylerinde ve Fethiye’de geçirmeye başladılar. Tüm bu tatil planlamaları bütçelerini denk getirebilenler için.

      Tatile gidemeyip İstanbul’da kalanlar veya günübirlik deniz ve yeşil alan özlemini gidermek isteyenlerin ilk başvurdukları şey İstanbul’un her iki yakası sahillerinde olan park ve yeşil alanlar oluyor. Özellikle İstanbul’un Anadolu yakasında Caddebostan’dan başlayarak Kartal’a kadar uzayan sahil şeridindeki yeşil alanlar, parklar hafta sonları dolup taşıyor. Oldukça özenli düzenlenmiş olan bu sahil şeridindeki parklar bu bölge yaşayanlarının günübirlik tatil özlemlerini gidermede çok önemli bir görevi üstleniyor.

      İyi birer piknik ve tatil alanları olarak düzenlenmiş bu yeşil alanları düzenleyen ve bakımlarına özen gözteren, konrol eden İstanbul Büyükşehir’e teşekkür etmek lazım. Özellikle hafta sonları olabildiğinden çok daha fazla tatilciyi ağırlayan bu alanları hazır tutabilmek, bakımlarını yapabilmek oldukça zor bir iş. Caddebostan’dan başlamak üzere sahil şeridi boyunca yere alan İstanbul Büyükşehir’e ait Beltur Cafeler, tümüyle yeşil alana dönüştürülen, bu sahil şerdi, tatil yapanlar ve kafelerde dinlenme fırsatı bulabilenler için çok iyi düzenlenmiş birer mekanlar.

      Ben Bostancı’a oturuyorum ve fırsat bulabildiğimde sahile iniyor ve yürüş için bu alanı kullanıyorum. Özellikle hafta sonları olması gerekenden çok daha kalabalık olan bu bölgelerdeki Beltu Cafeler temizlik ve bakım açısından biraz sıkıntılar yaşıyor. Görevliler kafe temizliklerine ve özellikle tuvalet temizliklerine yetişemiyorlar gibi. Bu mekanları kullananların temizlik konusunda dikkatsiz davrandıkalrını da söylemeliyim. Çöpler yerlere atılıyor. Görebildiğim, çöplerin atılması için gerekli olan çöp kutuları eksikliği var.. Tuvaletler güzel ve bakılıyor ama, zaman zaman temizlik malzemeleri sabun ve kağıt eksiklikleri olabiliyor. Özellikle kadınların temizlikten şikayetçi olduklarını gözlemledim. Tuvaletlere kalabalıktan yeterince bakılamıyor. Bu konuda bizlere de çok iş düşüyor. Yine de Belturlar’daki bu aksamaları Büyükşehir’in dikkatine sunmak istedim.

      Bu bölge giderek daha da kalabalıklaşacaktır. Bakım için biraz daha özen gösterilirse çok iyi olacaktır.

      İstanbul’un özellikle Anadolu yakasındaki Marmara kıyısı sahil şeridinde, yazın İstanbul’da kalanlara çok önemli hizmet verilen bu bölgeye biraz daha özen göstermek, belki oldukça zor olacaktır, ama yine de olması gerekeni gözardı etmemek gerek. Sahil boyunca iyi meknanlara, gösterişli yeşil alanlara ev sahipliği eden bu bölge, temiz deniz havası ve yeşil alan özlemini giderecekler, tatile gidemeyen İstanbullular için olmazsa olmaz olanaklardan biridir.

      Kullananlar olarak bizler de bu olanları temiz tutabilmek için biraz daha fazla özen gösterelim. Topluma açık bu alanlar hepimize lazım..