IRAK'TA MAYIN TARLASINDA TÜRKMEN OLMAK

Ama Türkiye karşıtı petro-dolar lobisi ile FETÖ algı merkezleri Irak'taki Türkmenler üzerinden yine Türkiye'ye saldırıyor.

Ekim 2019’da ABD, DEAŞ elebaşını ortadan kaldırdığının açıklamasının ardından yerine geçen isimler noktasında birçok açıklama oldu. İngiltere’de Guardian Gazetesi, güvenlik kaynaklarına dayandırdığı haberinde Bağdadi'nin öldürülmesinin ardından DEAŞ'ın başına geçen kişinin Telaferli bir Türkmen olan Abdülrahman el Mavli el Selbi olduğunu haberleştirildi. Guardin ne kadar güvenlik kaynakları dese de haberin kaynağı Irak’ın kuzeyinde bulunan Muhammet Resul adlı gazeteci ile IBKY Barzani'nin kendisine bağlı “Parastin” istihbaratına yakın kaynaklar. Muhammet Resul PKK’ya yakın bir isim ve Türkiye’de PKK’ya yardım suçundan cezaevinde kalmış biri. Erbil’de en son Irak’ta yaşanan olaylardan sonra yeninden bir “gayrimeşru” çalışmalar başlamış durumda. The Guardian’ın haberi tamamen manipülasyon ve algı amaçlıdır. Irak Türkmen Cephesi üzerinden Irak Türkmenlerini ve Türkiye’yi hedef alan bir yazıdır. Zaten batı medyasında yer almamasına rağmen en çok Türkiye’de gündem olmuş durumda.

Bağdadi'nin 2019 yılı Ekim ayında ABD'nin Suriye’de düzenlediği operasyonda öldürülmesinin ABD kaynaklı açıklanmasına rağmen DEAŞ’ın yeni elebaşının Ebu İbrahim el Haşimi El Kureyşi olduğunu yine batılı kaynaklarca duyurulmuştu. Ancak bu isin seçilmesi Hz.İbrahim’den İslam Peygamberi Hz.Muhammed’in aile şeceresine örtüşen tam bir kara propagandadan başka bir şey olmamasına rağmen bir takma addı ve örgütün başına geçen kişinin kimliğine dair bir bilgi bulunmuyordu. Halen de hem Iraklı yetkililer hem de resmi güvenlik kaynakları DEAŞ’ın sözde hilafet konseyinin başındaki ismi açıklayamıyorlar.

Ama Türkiye karşıtı petro-dolar lobisi ile FETÖ algı merkezleri Irak’taki Türkmenler üzerinden yine Türkiye’ye saldırıyor. DEAŞ gibi proje örgütün başına örgüt ideolojisine göre sözde şeceresi peygamber efendimize dayanmayan bir isim gelemez. Yani kendilerine göre Arap birinin örgüt yöneticisi olması gerekiyor. Zaten ondan el Haşimi El Kureyşi adı ortaya atıldı.

Irak’ta Musul’un Telafer şehri 400 bin nüfuslu bir Türkmen şehridir. Musul Misak-ı Millidir. Haziran 2014 ‘de DEAŞ terör örgütünün saldırısı sonucu orada binlerce Türkmen öldürüldü. Yine yüzlerce Türkmen kadın ve çocuk kaçırıldı. Şehir harabeye döndü ve tamamen boşaltıldı. Telafer Irak, Suriye ve Türkiye stratejik bir konumda. Bölgede sınır hatları üçgeninde bulunuyor ve enerji hatlarının geçtiği bir bölgedir. Aynı zamanda Türkiye’den Irak’a açılması için planlanan yeni Ovaköy sınır kapısının güzergahında Telafer’den geçiyordur. Şehir Irak’ta Türkmenlerin yaşadığı Türkiye sınırına en yakın bölge olarak da dikkat çekiyor.

Irak’ta PKK, DEAŞ ve El-Kaide gibi terör örgütlerinden en çok zararı Irak Türkmenleri ve Irak Türkmen Cephesi gördü. DEAŞ liderinin kardeşi olarak adı geçen ve Türkmen Cephesinde eskiden görev yapan Telaferli A.S  adlı Türkmen üzerinden Türkmenler bir algı operasyonuna maruz kalıyor. Aslında adı geçen kişinin bir kardeşi Irak Türkmen Cephesi Musul öğrenci Birliği başkanı iken El- Kaide tarafından 2011’de öldürüldü. Aynı zamanda Irak Türkmen Cephesi Musul İl Başkanı da El- Kaide tarafından 2009‘da suikastla öldürüldü. Bu tarihlerde Bağdadi ve El Selbi birlikte El Kaide’de faaliyet gösteriyordu.

Telafer neden önemli, bölge Irak Kürt Bölgesi ile Suriye’de PKK varlığı olan alan arasında bir tampon görevi görüyor. Yine PKK-YPG örgütü için Sincar’dan geçiş bölgesine yakın bir Telafer söz konusu. Dolayısıyla ortadan kaldırılmak isteniyor. Zaten son yaşanan olaylar bu projeninim bir parçası. 2014’de DEAŞ’ın saldırısı sonucu Irak ve Suriye’de en büyük zararı Türkmen coğrafyası görmüştür. Ve saldırılar neticesinde harita ve demografik yapı değişmiştir. Yine en son Irak İstihbarat raporlarına göre Kerkük’ün çevresinde bulunan PKK terör örgütü Irak Türkmen Cephesi bürolarına saldırı planı hazırlığındadır.

Şeytani üst akıl Suriye İdlip bölgesinde bulunan El Kaide biatlı Uygurlar üzerinden ve en son Irak Telaferli bir Türkmenin DEAŞ’ın yeni sözde halifesi olduğu algısı ile yeni nesil bir “TÜRK” terörist portresini ortaya koymaya çalışıyor. Bunu yüzü kapalı El Kaideciler ve DEAŞ’lılar üzerinden güzel dinimiz İslam düşmanlığı olarak yaptılar. Bizlerin çok dikkatli olmamız gerekiyor.