KTO


HARRY POTTER VE KÜLTÜREL İKTİDAR

Kültürel iktidar konularında çokça kalem oynatılmaya başladı. Herkes içindekileri kültürel iktidar yazılarının içine koyarak dışarı çıkarıyor. Manzara her zaman hoş değil ama gerçeklerle yüzleşmenin rahatlatıcı bir tarafı var.

Büyük lafların arasında küçük hesaplar da dürülmüyor değil. Yayın dünyasına yön veren banka yayınevlerinden biri çevirmenlerinden birine sözleşme yollamış. Diyesiymiş ki brüt yüzde 6 olan çevirmenlik hakkınızı yüzde 2’ye indirin yoksa biz başka bir çevirmen bulup yolumuza devam edeceğiz. Çevirmen satılan her kitaptan, yeni baskılar da dahil para kazanır. Bu para genelde hayatını sürdürmeyi sağlamasa da deri tuzlar mahiyette olabilir. Olan şu: Yeni bir çevirmene verip metnin üzerinde de gerekli değişiklikleri yapıp yolumuza devam edeceğiz ki daha fazla para kazanalım. Koskoca banka bu hallere düşer mi? Eh, dar durumdaki borçlularına haciz gönderen de aynı sistemin diğer odasında oturan kişiler değil mi? Herkes iyi bildiği işi yapıyor. Spekülatif kurallar üzerinden karını maksimize etmeye çalışıyor. Kültürel iktidar meseleleri konuşulacak olursa koskoca banka tercümanın yüzde 4’lük gelirine kalmış deyin gerisi anlaşılır. İş akdidir beğenmeyen başka iş yapar diyebilirsiniz. Ona itirazım yok zaten. Hayret içinde tercümanın hakkının yenilmesini okurken büyük kızım neden acı acı gülümsediğimi sordu. Olan biteni detaylarıyla anlattım. Şaşırdı. Üniversite sınavına dil bölümünden hazırlanıyor ve istediği bölümlerden birisi Çeviribilim. Türkiye’deki çeviri sektörünün önemli bir kısmının bu işi maddi kaygı olmadan keyif için yapan kolej mezunu hanımefendilerden oluştuğunu söyleyince yüzü düştü. Nasıl yani, bu işten para kazanılmıyor mu diye sordu. Çeviri yapanların ya kıt imkanlarla hayatlarını sürdürdüklerini ya da başka geçim kapılarına sahip olduklarını söyledim. Şartları ne olursa olsun bizim için kitaplar hazırlayan bu insanların gerçekten büyük fedakarlık yaptıklarını ifade ettim. Kararları üzerinde etkili bir veri olur mu bilmem, hayatın gerçekleriyle erken yaşta yüzleştirmemin gaddarlık olup olmadığını bilmediğim gibi. Günün birinde çevirmen olursa güzel işlere imza atacağına inanıyorum. Umarım bu işi keyifle yapacak bir ortama sahip olur.

Çevirmenlerin içinde ahir ömründe yüzü gülen nadir isimlerden biri Sevin Okyay. Yayınevi zaten kitaplar az satıyor diye çeviri telifini yüksek tutmuş olsa gerek, Harry Potter kitaplarıyla küçük bir servet kazandığını öğrenmiştim. Bu durum öngörü sahibi olmayan yayınevi yöneticisinin uykularını kaçırmıştır herhalde. Türkiye’de satılan her Harry Potter kitabından telif almış Sevin Okyay. O ders olmuş olacak ki sonraları tek seferlik çeviri ücretleriyle durumu toparlamaya çalışıyorlar.

Kültürel iktidarın gerçek sahibini külyutmaz yayınevi taktiklerine rağmen çevirmenine gün yüzü gösteren Harry Potter olarak görüyorum. Hem dünyayı büyüledi hem de kendisine emek veren herkesi abad etti. Banka gibi para basmasına rağmen bankalar gibi karaktersiz olmadı. Kültürel iktidar böyle bir şey olmalı.