GÖK KÜMBET'İ ONARMALI, BAĞDAT HATUN VE EMİR HASAN'A BİR FATİHA OKUMALIYIZ

Güzelliğin başa bela olduğunun timsalidir Bağdat Hatun.

Güzelliğin başa bela olduğunun timsalidir Bağdat Hatun. Babası İlhanlı komutanı Emir Çoban'dır. 1323’te Celayirli Emir Hasan-ı Büzürg’la evlenir. İki yıl sonra kendisini görüp beğenen İlhanlı hükümdarı Ebu Said Bahadır, Bağdat Hatun’u almak ister. Cengiz yasasına göre hanın beğendiği bir kadın evli bile olsa kocasının onu boşaması gerekir. Emir Çoban, Hasan ile Bağdat’ı Karabağ'a yollar. Bu durum Emir Çoban ile Ebu Said Bahadır'ın arasının açılmasına ve sonrasında hükümdarın Bağdat Hatun'un babası ile kardeşlerini öldürmesine sebep olacaktır.

Han sonunda istediğini alır. Eşinden ayırılan Bağdat Hatun Ebu Said Bahadır ile evlendirilir. Sarayda baş kadınlığa yükselir, Hüdâvendigâr unvanını alır.

Bu dönemde Bağdat Hatun, eski eşi Emir Hasan’la gizlice haberleşmekle itham edilmiş, bu da Han’la arasının açılmasına neden olmuştur. Han 1333'te Bağdat Hatun'un yeğeni Dilşad Hatun'la evlenince Bağdat Hatun’un Han’a karşı kızgınlığı had safhaya ulaşır. İbn Battuta eşini zehirlediğini aktarır. Tahta kısa süreliğine çıkan Arpa Han, Ebu Said Bahadır'ın ölümünden Bağdat Hatun'u sorumlu tutar ve hamamda başına topuz vurularak öldürülür.

Kaderin bir cilvesi Bağdat Hatun’un eski kocası Hasan-ı Büzürg güçlenip Celâyirî devletini kurar. Irak’ta hâkim olunca Ebû Said’in son eşi Dilşâd Hatun’la evlenir.

Bağdat Hatun bizde bir tiyatro eserine de konu olmuştur. Ama nasıl? Güngör Dilmen’in kaleme aldığı oyunda Bağdat Hatun İlhanlı sultanının eşi olma uğruna kocası, babası ve kardeşlerinden vazgeçen biri olarak anlatılır. Ne yazık ki tarihi çarpıtan bir oyun olmuştur.

Yine, Celâyirî hâkimiyetinde yapılan Gök Kümbet bize ışık tutmaktadır. Bir rivayete göre Bağdat Hatun’un, diğer bir rivayete göre onun kızı Buğday Hatun’un, belki de her ikisinin bulunduğu bu türbeyi inşa ettiren Hasan-ı Büzürg veya oğlu Şeyh Üveys’tir.

Son dönemde Irak’taki savaş ve işgallerde yaşanan tahribatlar neticesi Gök Kümbet bir restorasyona tabi tutulmuş ancak orijinal mimarisi mahvedilerek bambaşka bir şeye dönüştürülmüştür. Restore yapı da yine başka çatışmalarda tahrip olmuştur.

Bugün viran halde bulunan bu türbeyi ve içinde bulunduğu Kerkük kalesini belki yakın bir zamanda TİKA vasıtasıyla restore edebiliriz. Kosova’daki Sultan Murat türbesini gördükçe hayırla yâd ettiğimiz TİKA’mız…