GÖÇ VE YUNANİSTAN

Yusuf DİNÇ 10 Mar 2020

Hal böyleyken göçmen olsam <şu Yunanlar da kendini ne zannediyor> demekten kendimi alıkoyamazdım.

İnsanlık yüzyıllar boyunca bir kıtadan diğerine, bir mevsimden öbürüne kuşlar misali döndü dolandı. Çöller aştı, nehirler geçti denizler dolaştı. Dileyen dilediği yerde kondu. Zamanı gelince göçtü. Bu hep böyle süregeldi. Bu aslında medeniyetin bir sonucu idi. Medeniyet yolla ortaya çıkan bir olgu olması yanında yolculukla gelişti. Sonra yerleşik hayat popüler oldu denebilir. Sınırlar çekildi. Duvarlar örüldü. Göç durdu. Haliyle medeniyetin bütünlüklü gelişimi belirli coğrafyalar için durmuş oldu.

Buna rağmen çekirdek göç olan beyin göçü her zaman hep canlı kaldı. Hatta beyin göçü her iki yönde (içe-dışa) teşvik edilirken diğer kitlelerin göçü kınanacak bir hal aldı. Böylece medeniyetin gelişimi tek bir yönüyle yani teknolojinin gelişimiyle sürüklenmeye çalışıldı. Bu durum üstelik test edildi. Yunanistan sınırında ve Avrupa’ya açılan diğer geçişler de göçün ve göçmenin yaşadıkları medeniyet anlamında bir kırılmayı teyit etti.

Bunun yanında kapitalizmin mali güç merkezli göçü gündeme gelirken çağın değer atfettiği unsurların ne denli onursuzlaştırıldığı görülmüş oldu.

Peki, Yunanistan ihaleyi neden kendi üstüne aldı?

Bu soru önemli çünkü hiçbir göçmenin göç menzili Yunanistan değil. Yani Yunanistan hiçbirinin umurunda değil. Sadece geçip gitmek istiyorlar. Hal böyleyken göçmen olsam <şu Yunanlar da kendini ne zannediyor> demekten kendimi alıkoyamazdım.

Sanırım Yunanistan kuruluş paradigmasındaki Türk karşıtlığı üzerinden bir körlük yaşıyor. Görünüşe göre kilise ile ilişkisini dahi bu karşıtlık üzerine kurgulamış olan Yunan siyaseti, göçün Türkiye rotasından ilerlemesini kabullenemiyor ya da kurmaya çalıştığı sahte imajdan Avrupa için gereksiz fedakârlık yapıyor.

Yunan hükümeti bu haliyle vatandaşlarına haksızlık ediyor. Onları lüzumsuz bir gerginliğin tarafı yapıyor. Tek yapması gereken güvenliği alınmış bir rota üzerinden göçün akışına katkı sağlamasıdır. Bu hatasında ısrar etmesi vatandaşlarının er ya da geç içine düşülen durumu anlamasını sağlayacaktır. Bu durumda Yunan hükümetinin tutunması güç olacaktır.