DİKKAT, DUYGUSAL FAY HATLARIMIZ ÇATIRDIYOR!

Faruk AKTAŞ 31 Oca 2020

"Hop hop… Bugün bu soruyu sormanın sırası değil. Bugün, önce enkaz altındakileri kurtarma, kurtarılanların yarasını sarma, kurtaramadıklarımızın yasını tutma günü. Elbette toplanan her kuruşun takibini yapacak, hesabını soracağız ama o gün bugün değil" diyemedi, demedi.

Bilim insanları uyarıyor…

Depremler ülkesi Türkiye’nin üzerinde yer aldığı üç büyük fay hattında da ciddi enerji birikmesi var. Buralarda büyük depremler meydana gelebilir. Acil önlemler alınmalı.

6.8 büyüklüğündeki Elazığ depremi sonrası konu günlerce yoğun şekilde tartışıldı televizyon ekranlarında.

Şimdi tartışma başka bir yöne evrildi.

Devlet ve hükümet tonlarca demir ve beton yığının altında kalan Azize’leri, Yüsra bebekleri sağ kurtarmak için tüm birimlerini harekete geçirmişken, toplumun büyük kesimi depremzedelerin yardımına koşmak için seferber olmuşken, 7-8 yaşındaki ilkokul çocukları biriktirdikleri harçlıklarını, oyuncak ayılarını depremin vurduğu çocuklara gönderirken birileri çıkıp “Bu deprem paraları nereye gidiyor?” diye homurdanmaya başladı.

CHP yönetimi, kendi tabanındaki duygu yoksunu bazı kişilerin bu homurdanmalarına karşın, “Hop hop… Bugün bu soruyu sormanın sırası değil. Bugün, önce enkaz altındakileri kurtarma, kurtarılanların yarasını sarma, kurtaramadıklarımızın yasını tutma günü. Elbette toplanan her kuruşun takibini yapacak, hesabını soracağız ama o gün bugün değil” diyemedi, demedi.

CHP Sözcüsü çıkıp, “Ne yani, o paraların nereye gittiğini sormayacak mıyız? Elbette soracağız” dedi.

Eş zamanlı olarak HDP çevrelerinden de birileri, “Elazığ Kürt mü?” tartışması başlattı.

Bu tartışmalar, yaşanan acı konusunda CHP ve HDP tabanından bazı kesimlerin toplumun büyük kesimiyle aynı duyguyu hissetmediğini gösterdi.

Böyle derin bir acı karşısında aynı duyguyu hissetmeyenler sosyal medyada birbirlerine savaş açtı.

CHP yönetiminin kendi tabanından bu aykırı duygu sahiplerini sahiplenmesi, AK Parti’nin bunlara tepki göstermesi tartışmayı siyasi zemine çekti.

Sonrasında Elazığ’da depremzedeleri ziyaret eden İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun söz konusu ziyaretin ardından deprem bölgesinin bitişiğindeki Palandöken Kayak Merkezi’nde tatil yaptığına dair fotoğraflar yansıdı sosyal medyaya.

İmamoğlu, “ailesiyle birlikte tatil yapma hakkının olduğunu” belirterek kendisini savunurken CHP yönetimi bu konuda da, “Elbette her vatandaş gibi İmamoğlu’nun da tatil yapma hakkı var ancak o gün bugün değil” diyemedi, demedi.

Bu eksendeki tartışma şiddetle devam ederken CHP karşı saldırıya geçerek, bu depremde de büyük bir özveriyle depremzedelerin yardımına koşan Türkiye’nin gözbebeği yardım kuruluşlarından Kızılay’ı 2017’de bir başka vakfa yapılan yardım üzerinden mindere çekti.

Ve Türkiye artık ne depremi ne depremzedeleri konuşamaz duruma geldi.

Gündem tamamen deprem eksenli siyasi çekişmelere dönüştü.

Uzun süredir siyasi kutuplaşmalar nedeniyle derin huzursuzluk yaşayan toplum giderek acıda ve sevinçte de ayrışmaya ve duygusal kopuşa doğru gidiyor.

Bu ayrışma Türkiye için, her üç deprem fay hattından çok daha tehlikeli.

Bugünden tezi yok televizyon ekranlarının psikologlara, toplum bilimcilere, siyaset bilimcilere açılması, bu toplumsal fay hatlarının, bu fay hatlarında biriken öfke ve nefretin ülkenin başına ne tür felaketler getirebileceği konusunda toplumu ve siyasetçileri bilgilendirmesi gerekir.

Freni boşalmış kamyonun yokuş aşağı gidişi gibi ülkece bir felakete doğru gidiyoruz.

Sorumluluk sahibi herkes bu gidişe dur denebilmesi için harekete geçmeli.