ÇOCUK TARTIŞMASI

Funda ÖZKALYONCU 21 Ağu 2021

Çocuksuz yer benim cennetimdir, yazmış biri.

Kadın çocuğu ile restorana gidiyor ve mekan sorumluları " konsept gereği çocuk almıyoruz" diyor.

Ve içeri almıyorlar.

Kadın twitter’dan isyan ediyor. 

"Bu ne demek, çocuk almayan mekan olur mu?"

Olur hayatım olur.

Neyse, başlıyor çocuk ve mekan tartışmaları.

Neler yazıyorlar, ne paylaşımlar var, inanamazsınız.

Biri yazıyor, "çocuk osuruk gibidir, kendininki dışında hoş görmek imkansız".

Çocuksuz yer benim cennetimdir, yazmış biri.

Çocuksuz tatil köyü isteyenler.

Çocuksuz otel isteyenler.

Çocuksuz site isteyenler. 

Çocuksuz seyahat acentası ilanı isteyenler.

Millet ne dertliymiş arkadaş, yılmış, bezmiş ve 

yazmışlar.

Ben bu konuda çocuksuz mekanlar, oteller, tatil köyleri olmalı ya da çocuklu aileler için ayrı bölümler olmalı diye düşünürüm.

Bazı oteller alır, bazısı almaz ne diyebilirsiniz ki.

Sende çocuğun varsa, çocuk olan otelleri seç çocuklar açısından daha iyi değil mi?

Ben çocuk kabul etmeyen mekan ve otelleri anlarım.

Olmalı yani.

Çünkü.

Herkes çocuk sevmek zorunda değil.

Herkes çocuk sevmez.

Benim gibi olan, herkes her çocuğu sevmez ben mesela sevdiğim çocuğu çok severim, ama sokaklarda gözü çocuk arayan biri değilim.

Kimsenin çocuğu ile ilgilenmem, ahhh kuzum diye ellemem, dokunmam, sokulmam.

Çocuksuz insanlar var, çocuğa, sesine gürültüsüne dayanamazlar.

Adam bütün sene çalışmış, para harcayacak, 3 gün tatil yapacağım kafamı dinleyeceğim, kitap okuyacağım diye, kalkmış o otele gelmiş.

Etrafında çocuklar bağırıyor, çağırıyor ve hiç durmadan koşuyor. 

Napsın şimdi bu adam, ya da kadın.

Ya da çocuklarını büyütmüş, artık kafası gürültü patırtı kaldırmayan yaşta insanlar.

Çocuklarına sahip çıkmadan, ortaya salan, çocuğu saatlerce koşan aileler var,  

Kendi çocuğu herkesin çocuğu sanan anneler neler yazmışlar.

Yahu çocuklu yere git, daha iyi çocuğun orada sosyalleşsin.

Yok canım senin çocuğun sadece senin çocuğundur. 

Yok çocuklar her yere alınacakmış.

Yahu alınacak bir şey yok, çocukla içeriye alınmamak dünyanın sonu değil, belki içkili mekan, belki müzik sesi çok açık bir mekan, belki diğer müşterileri çocuklarla bir arada olmak istemiyor.

Senin çocuğunun iyiliği için, tüm bu konular çok önemli, değil mi?  

Çocuk yan evde salonda pat pat top oynuyor, duvara vuruyor ve top merdivenden gürültü ile tek tek aşağıya iniyor.

Annesi evde top oynanmaz demiyor.

Babası oğlum ev burası, ev başkasının, bak televizyona gelir kırılır, camlara gelir kırılır, ben seni top oynamak için top sahasına götüreceğim demiyor.

Kim diyor, sen diyorsun, "lütfen çok rahatsız oluyorum, evde top oynanmaz".

Çocuğunu çağırıyor, bak abla ne diyor, top oynanmaz dedi diye sana söyletmiş oluyor.

Daha önce köşemde yazdım.

Anne ve babalar çocuklarından korkuyor ve anne baba aczi içindeler.

Aslında ana babalarda çok sorun var.

Belki de bu mekanlara ana babaları almamak lazım.

Konsept gereği ana ve baba almıyoruz diyeceksin, çocuklar siz olmayınca inanın daha sakin.

Belki çocukların sizin kafanızdaki ana babalarla büyümesi, çocuklara haksızlıktır. 

Çocuklarda, kontrolsüz davranma hormonu bu kadar gelişmiş ise ana babalara iyi bakmak lazım.

Unutmayın.

Bugün kötülüğün simgesi olan büyükler bir zamanlar çocuktu.

Çocukları şımarık, egolu, laftan anlamaz, söz dinlemez, kendini dünyada tek sanan duygularla büyütmeyin.

Çocukların hepsi sıradan, akıllı, terbiyeli, çalışkan, eğitimli, etrafına dikkatli, saygılı, ülkesine yararlı çocuklar olsun yeter.

Herhangi bir çocuğa sor bakalım.

Büyünce ne olacaksın de.

Aldığın cevap, o çocuğun ana babasının CV’sidir..

Ben anlıyorum ki 

Çocuğunun kaderi, ana babaların karakteridir.

Funda'nın aklındakiler…

… Yine yeniden Kayahan eşi İpek ve kızı Beste arasında sorun çıktı.

Aslında hep vardı, kapanır gibi olmuştu.

Ama kapanması zor bir hikayedir.

Bazen iki-kere iki dört etmiyor.

Yani tek doğru olmayabiliyor.

İpek, Kayahan'ın ölümünden 4 yıl sonra, aşk ile çok şahane evlilik yaptı.

Hayat devam ediyor ve etmeli zaten.

Gencecik kadın tabi ki evlenecek, Allah çok mutlu etsin.

İpek tarafından bakıldığında; 

Gencecik yaşında evlendi, tüm kariyeri Açar soyadı ile geçti, çat diye vazgeçmek kolay değil ki.

Kız Beste tarafından bakılınca;

Babam öldü ve evlendi tamam, şahane ama yeni kocasının soyadı var, onu kullansın, babamı tanıyanlar bilir, ne demek istediğimi anlar, kullanmasını istemezdi yani! demek diyor.

Emin olun gönül köşkü ya da diğer mal varlıkları yani para pul olmasa kimseden ses çıkmazdı.

Altında yatan dert bu.

Babamın evine yeni kocası ve onun ailesi ile gittiler, yaz tatilini orada yaptılar, açıklaması bundan.

Kayıtlar var falan diyor.

Yoksa mezarın başında, "öbür tarafta babama sordum soyadımı kullanmasın dedi" açıklaması gibi cümle kurmazdı.

Hiç olmamış. 

Funda'nın aklındakiler …

... Dünyaca ünlü model Miranda Kerr ile söyleşi yapmışlar. 

Eski eşi Orlando Blomm için, "onu abim gibi görüyorum demiş" ve "şu anki nişanlısı Katy Perry ile çok iyi anlaşıyoruz"  demiş.

"Orlando'yu çok seviyorum, hatta oğlumun babasından da çok seviyorum" demiş.

"Orlando ve nişanlısı hep birlikte tatile gidiyoruz" demiş.

Anladığım.

Çok seviyor.

Güzel ayrılmışlar ve asla düşman değiller.

Anlamadığım. 

Tatil kısmı, abim gibi görüyorum duygusu.

Ben nasıl anlayacağım ki, biz ayrılırken demediğimizi bırakmazken.

Azılı düşman olurken.

Allah, onun boyunu pusunu devirsin derken.

Bacım Miranda'yı nasıl anlayabilirim ki ben.