BU YARATIĞA "İYİ HAL"İ KİM VERDİ?

Mehtap DEMİR 08 Ara 2019

"Hırsızlardan, katillerden asla korkmayalım. Bunlar dışarıdan gelen küçük tehlikeler. Biz kendimizden korkalım. Önyargılar, işte hırsızlar; günahlar, işte katiller. En büyük tehlikeler içimizde.

Uyuşturucu bağımlısı…

Cezaevi firarisi…

12 ayrı sabıka…

Suç makinesi…

Nasıl olur da, hangi gerekçe ile yeniden toplum içine salınır?

Nasıl olur da açık cezaevine nakli yapılıp, kaçışına sebep olunur?

İfadesinde;

"Birçok bayanı öldürmek için takip ettim. Ancak çevrede başka insanların olması nedeniyle olayı gerçekleştiremedim. Bu amaçla bir dükkanın önünden geçerken bıçağı çaldım. Olay günü Süleyman Felek Caddesi üzerinde kızı gördüm, takip ettim. Evinin önüne geldiğimizde montumun cebindeki bıçağı çıkartarak, koluma soktum. Amacım, kızı öldürüp, çantasını almaktı. Bu sırada kız kapı ziline bastı. Üst kat camından bir bayanın baktığını gördüm. Kapı açılınca kız içeri girdi. Ben de arkasından 'Bakar mısınız, burada Metin diye biri oturuyor mu?' dedim. Bana dönmesiyle birlikte bıçağı rastgele iki defa sapladım. Koşarak oradan uzaklaştım. Sabah kendime yeni avlar aradım ama fırsat bulamadım."

Diyen,

bir psikopat ötesi yaratık nasıl anlaşılamaz, nasıl ölçülemez ki, ‘iyi hal’ verilir…

14 yıl önce bir çocuğu öldüren ve 12 suçtan kaydı olan bir sürüngen, nasıl iyi halden yararlanıp, açık cezaevine gönderilir?

Cezaevlerinin idare ve gözlem kurulları herkese iyi hal mi veriyor?

Yeterince inceleme mi yapılmıyor, yoksa başka bir çark mı var?

O sürüngen,

Yıllar önce Ordu'da bir çocuğu öldürüyor, cezaevine konuluyor 2017'de çıkan yasa ile gönderildiği açık cezaevinden firar ediyor

Bir yıl sonra hırsızlıktan yakalanıyor cezaevine tekrar konuyor ve akıllara zarar 1 Aralık günü tekrar kaçıyor.

Günler sonra ise Ceren Özdemir kızımızı vahşice öldürüyor…

Bakın,

Şule Çet davasında da sanıklara 'iyi hal' indirimi uygulanabiliyor.

Hukukçular bu uygulama yüzünden insanların öldürülmesine kapı aralayan bu uygulama yüzünden 2019 yılında tam 430 kadının cinayete kurban gittiğini söylüyor…

Soruyoruz: ‘İyi hal’ ve ‘açık cezaevi’ katillerin kaçış bileti mi?

 ‘İyi Hal’ciler… “İzinciler” bir daha okuyun…

“2017 yılında cezaevinden izinli çıkan Murat Özkara eşini boğazından bıçaklayarak öldürmüş…

2018 yılında Ankara’da cezaevinden izinli çıkan Fevzi Çelik eşi İlknur Çelik’i 15 yerinden bıçaklayarak öldürmüş,

Eylül ayında Ankara’da cezaevinden izinli çıkan A.K. bir çocuğa tecavüz etmiş,

Temmuz ayında Denizli D Tipi Cezaevi’nden izinli olarak çıkan M.Ö. aralarında husumet bulunan Ahmet Alkan ile amcası Süleyman Alkan’ı tüfekle vurarak öldürmüş,

Haziran ayında İzmir’de cezaevinden izinli çıkan Göksel Sağlam, iki çocuğunun annesi eski eşi Habibe Çevik ve baldızı Fatma Akdağ’ı öldürmüş,

Temmuz ayında Bafra’da cezaevinden izinli çıkan Mevlüt T. tartıştığı eşi Ayla T.’yi sokak ortasında tüfekle vurup ağır yaralamış,

Eylül ayında cezaevinden izinle çıkan Ersin Ü. İstanbul’da eski eşi Kübra T.’yi önce bıçakladı ardından kızgın yağ ile yakmış,

Eylül ayında cezaevinden izinli çıkan Emrah Yaşar, Taksim’de 23 yaşındaki üniversite öğrencisi Halit Ayar’ı kendisine para vermediği için bıçaklayarak öldürmüş,

2019’unda Kasım ayında İzmir Buca’da cezaevinden izinli çıkan Şehmuz Selçuk sevgilisi Melisa Kalem’i pompalı tüfekle öldürüp intihar etmiş”

***

“Yaptıklarımdan pişman değilim” diyor,

“Param olsa silah alacaktım” diyor,

“Farklı noktalarda öldürmek istedim” diyor,

“Özellikle güçsüz kadınları seçiyorum” diyor,

Ve “Çıktıktan sonra belirlediğim adresteki bayanı öldüreceğim”

Diyor…

Şimdi bu yaratığa ne yapmak gerekiyor?

Düşündükçe işin içinden çıkmak daha da zorlaşıyor!

 “İyi Şeyler De Oluyor” diyecektim, ama…

İyi şeyler de oluyor diye yazmak istediğim pek çok başlığı aklımda kurup toplamıştım. Güzel gelişmelerdi, umuttu, heyecan vericiydi, sevgi doluydu…

Örneğin;

Otizmli Elif’in notalarla konuşmasını,

Eğitimdeki PISA karnesinin bizi umutsuzluğa sürüklememesi gerektiğini, Türkiye’nin eğitim sisteminde ciddi atılımlar planladığını,

Türk ve İslam dünyasının en büyük mutasavvıflarından Mevlana Celaleddin-i Rumi’nin 746. vuslat yıl dönümünde farklı din ve kültürden insanları nasıl buluşturduğunu,

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi’ndeki öğrencilerin balık yetiştiriciliği ile topraksız tarımı birleştiren "aquaponik sistem" sayesinde balık ve sebzeyi nasıl bir arada yetiştireceklerini,

ABD Milli Kaşifler Akademisi NAI’nin “olağanüstü buluşlar gerçekleştiren yılın akademisyenleri” listesine seçilen Türk akademisyenler;

Prof. Dr. Aykut Üren, Prof. Dr. Mihri Özkan ve Doç. Dr. Ebru Oral’dan,

bahsedecektim…

Ama yazamadım…

Bir yaratığın, 20 yaşında genç ve masum bir kızımızı hayattan koparıp alması kalbimi, aklımı kilitledi.

İyi şeyler de oluyor elbet,

ancak gel de yaz…

Gel de şimdi bunları; analığımıza, insanlığımıza, kadınlığımıza, aklımıza anlat!

 İki Söz…

"Vicdan azabı dedikleri şey ancak bir hafta sürer. Ondan sonra en aşağılık katil bile yaptığı iş için kâfi mazeretler tedarik etmiştir."

Sabahattin Ali

"Hırsızlardan, katillerden asla korkmayalım. Bunlar dışarıdan gelen küçük tehlikeler. Biz kendimizden korkalım. Önyargılar, işte hırsızlar; günahlar, işte katiller. En büyük tehlikeler içimizde. Bedenimizi ya da kesemizi tehdit edenin ne önemi var? Sadece ruhumuzu tehdit edenden korkalım"

Victor Hugo