TDV Gazetebirlik
İbb_Mobil_23Nisan


BİR ÖĞLE VAKTİ YAZISI

Kültürün sunum işleri beni düşündürüyor. Aklıma Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri ve Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın ödülleri geldi.

Kısıtlamaların sonrasında kendime büyük ödülü veriyor ve havalı bir kitabevine gidiyorum. Önce kafe bölümünden çayımı aldım. İçeride pek kimse yok. Toplamda belki on kişi… James Morrison’dan Misty çalıyor. Çek Edebiyatı bölümünde durdum. Reyondaki kitapların yüzde sekseni Franz Kafka’ya ait. Aslında Kafka’nın eserleri dilimize çevrilmesi gereken Çek kitaplarının yüzde seksenini oluşturmuyor. Ama endüstri Kafka’yı "Největší Čech" olarak sunuyor. Božena Němcová, Karel Čapek, Vitezslav Nezval, Jaroslav Seifert gibilerini yok sayıyor. Sanki bu isimler kısıtlama sonrası Muhsin Yazıcıoğlu caddesinde yürüyüşe çıkınca Kafka saklandığı dolaptan çıkıp burayı işgal etmiş. Hurrilerin sefere çıkan Hitit kralının ülkesini arkadan işgal etmesi gibi bir şey yahu. 

Kültürün sunum işleri beni düşündürüyor. Aklıma Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri ve Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın ödülleri geldi. Yakın sayılabilecek bir zamana kadar bu ödüller yoktu. 2008’e kadar takdim töreni de yoktu. 

Şu anda geldiğimiz noktada ödülleri bir toplu tören olarak gerçekleştiriyoruz. Bu da pek doğru gelmiyor bana. Dünyadaki ödüllere baktığımız zaman asıl olayın törenle bir obje hediye edip göndermekten ziyade törenle konuşturmak ve ödül alan kişilerin toplumda tanınmasını sağlamak olarak belirdiğini söyleyebilirim. Biz bu konuda başarılı değiliz. Çoğu insana sorsanız, geçen sene kültür sanat ödülü alan kimlerdi, deseniz çok az kimsenin cevap verebileceğini düşünüyorum. Bunda da sıkıntı var. 

Şunu da söyleyeyim ki, işin tarihinde acayip şeyler var… Kültür ve Turizm Bakanlığı ödülü 28 Şubat sonrasında 1997’de bakanlığa bağlı Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü’ne, 1998’de TRT Genel Müdürlüğü’ne verilmiş. Devlet resmen burada benim gibi kendini ödüllendirmek istemiş.