AROMALI BÖCEKLER VE YÜREĞİNDEN HANÇERLENEN DÜNYA

Yaşar İÇEN 27 Eyl 2021

En başta bana da çok tuhaf geliyordu, son yıllarda sıklıkla kullandığım "tövbe tövbe" demelerim.

“İsrail, ekolojik dengeyi korumak için insanoğluna aromalı böcek yedirmeye hazırlanıyor... Umarım bu işin devamında ‘İnek gübresi de ozonu deliyor’ diyerek insanoğluna aromalı gübre yedirme çalışmaları başlamaz...” diye paylaşım yaptım haberi görünce...

Çünkü sebep ve sonuç o kadar saçma geldi ki! Aromalı böcek yetiştirmeye harcanacak enerji, sermaye, zeka ve zaman insanca yaşam ve ekolojik dengeyi koruyacak mevzulara ayrılsa inanıyorum ki çok daha etkili sonuçlar ortaya çıkardı...
Hele ki söz konusu; tohumu, sağlıklı gıdayı, tarımı bitirip tekeline alan politikaları geliştiren üstad İsrail ise ekolojik dengeyi korumak için hikayeleri hiç de inandırıcı gelmiyor...

En başta bana da çok tuhaf geliyordu, son yıllarda sıklıkla kullandığım “tövbe tövbe” demelerim. Fakat bakıyorum da son süreçte herkesin diline yerleşti çaresizce zikrettiğim “tövbe tövbelerim”...
Öyle ya; anlamsız, yetersiz, gereksiz ve saçma olduğu halde gideri olan durumlar-kişiler-nesneler karşısında söyleyecek cümleleri bitince çaresizce “tövbe tövbe” demelere sığınırmış insan... Laf aramızda karşılaşılan saçma durumlar karşısında söylenecek cümleler bitmiyor aslında! Sadece mantıklı insan cümlelerini hak etmeyenler için ziyan etmek, muhatap olmak, aynı kefeye girmek istemiyor ve susup arkasını dönüyor  “tövbe tövbe” diyerek...

Evet marketlerde satışa sunulacak aromalı böcek haberini görünce önce derinden bir ya sabır çektim sonra da “ne yani şimdi marketlerde çikolata, vanilya, baharat ve daha bilumum hatta böcekler satılacak insanlar da gidip alacak ve yiyecek öyle mi? Tövbe tövbe...” dedim! Nasıl yani; yıllarca haşere ilacı ile haşereleri bitirmek yerine doğayı, tarımı ve sağlıklı gıdayı bitirenler şimdi de devasa boyutlara getirdikleri haşereleri mi tabağımıza koyacaklar gıda yerine? Sanırım öyle olacak!
Ayrıca bu çalışmanın iki seçeceği olacakmış; tutarsa satışa devam edilecek tutmazsa da vazgeçilecek... Acı bir itirafta bulunayım mı; insanoğlu akıldan, mantıktan, vicdandan, yürekten, duygudan, etik değerlerden bu kadar sıyrılmışken bence aromalı böcek işi tutar!
Aslında insanoğlunun böylesi akıllara zarar durumlara getirileceğini az çok tahmin ediyordum! Öyle ki son yirmi yıl içinde vizyona giren filmlere ve 7/24 ekranları kilitleyen yarışmalara bakınca bunu şimdi çok daha iyi anlıyorum... İnsanoğlunu yavaş yavaş “vahşi hayvanlara dönüştürmeye” başlamış global güç! Açlık oyunları, survivor, beyinleri zehirleyen bilgisayar oyunları ve daha nicesiyle insanoğlu tüm değerlerinden koparıldı... Önce ben, sadece ben, takım arkadaşını harca-yok et, aç kalırsan yanındakini ye, kimselere güvenme, yak, yık, acıma...
İnanıyorum ki; şimdi önümüze sürülen aromalı böcek projesi  daha iyi günlerimiz sonraki yıllarda çok daha iğrenç durumlar insanlığın önüne sürülecek ve kabul görecek!
Farkındaysanız son yıllarda “insanlığı kurtaralım, yanlışlardan dönelim, çevreyi kurtaralım, çiçeklere-böceklere su verelim, geleceği kurtaralım” yönünde faaliyetler yok denecek kadar azaldı. Çünkü tüm çabaların keskin kayalara çarpıp kırık dökük bir halde geri döndüğü acı bir şekilde anlaşıldı...
Sonra ne oldu? Sonra; derin suskunluk, mutsuzluk, umutsuzluk kuyularında karanlık diplere çekildi insanlık!
Bu durum ne kadar ve nereye kadar sürer bilinmez fakat bu sessizlik er veya geç bir yerden patlak verecek gibi görünüyor...
Zira dibe vuran insanlık ya ayaklarını hızla zemine vurup yeniden yükselecek ya da yok olup gidecek...
Ki bu sebepten insanlığın çöküş ve yok oluş devrini yaşadığını gören global güç “yeni yaşam alanları ve yeni android nesiller” yaratmanın peşinde...
Kim bilir kaç kez nankörce yüreğinden hançerleyip yok etmişti Dünya’yı nesiller... Ve her bitişinde umutla küllerinden yeniden doğan dünya yine yeniden can verip mesken olmuştu nesillere... Kim bilir belki de bu kısır döngü içinde yeni bir sonun başındaki nesil; İnsanoğlu...