ARABESK OLMAYIN

Çevrenizde sürekli arabesk yaşam tarzına ait, arabesk şarkılar dinleyen insanlar mutlaka mevcuttur.

Çevrenizde  sürekli arabesk yaşam tarzına ait, arabesk şarkılar dinleyen insanlar mutlaka mevcuttur.  O insanların, hayata bakış açılarını, toplum içerisinde sergilediği davranışları inceleyin. Arabesk bağımlısı insanları incelediğinizde fark edeceğiniz ilk şey; bu insanların hayata bakış açılarının tamamen karamsar yönde olduğu olur; çünkü bu insanlar, bilinçaltı düzeyde, arabesk kültürün öğretisine büyük oranda  maruz kalmışlardır.  Arabesk kültürün öğretilerine maruz kalmaları neticesinde ise kelimenin tam anlamı ile “Yıkık” bir yaşam sürerler. Arabesk şarkıların zihninizde verdiği öğretiler hayatınız içerisinde yaptığınız her eylemin, sizlere üstü kapalı şekilde verdiği mesajlar vardır. Sizler bu mesajları  bilinçli zihniniz ile fark etmeseniz de bilinçaltı zihniniz bu mesajları fark eder ve kaydeder. Mesela bir motivasyon konuşması dinlediğinizde, konuşmacı size açık bir şekilde “Motivasyonunuz yüksek olsun.” demez. Sizlere  olaylar anlatır, anlattığı olaylar üzerinde örnekler verir ve sizde anlatılan bu olaylardan, motivasyon olgusu üzerine mesajlar alırsınız. Buna öğreti diyebiliriz.

Öğreti kavramını anladıysak, arabesk şarkıların insan zihnine verdiği öğretiler nelerdir? Bunları inceleyelim.  Arabesk şarkılar, üstü kapalı bir şekilde insanlara şu mesajları verir:

 Hayattaki en büyük mutluluğun bir dişi bulup üremektir.

 Ancak bizim üremek için seçtiğimiz dişi ya bize bakmamıştır ya da başka birisine kaptırılmıştır.

 Bu yüzden çok üzgünüm; çünkü dünya üzerinde başka kadın yok (!)

 Ben bu dünya hayatı için güçsüzüm.

 Dünya üzerindeki güzel şeyleri hak etmiyorum.

 Hayatta her zaman dertler vardır, dertlere derman yoktur.

 Sen garibansın, haddini bil!

 Alkol içmek dertleri azaltır.

 Tek dileğim var mutlu ol yeter.

Arabesk şarkıların insanlara üstü kapalı bir şekilde verdiği mesajlar genel olarak bu şekildedir. Şimdi sizlere soruyorum, bu öğretilerin, verilen mesajların insana ne faydası dokunur?  Bu öğretiler insanı neye çevirir?  Ben size söyliyim tek kelime ile ”YIKIK” diye tabir ettiğimiz güçsüz bir insana çevirir; çünkü zihninize ne ekerseniz, onu biçersiniz.

Zihninize “Ben garibanım, ben bu dünya hayatı için güçsüzüm, hayattaki en büyük mutluluk bir sevgiliye sahip olmaktır.” vs. tarzında telkinler yüklerseniz, zihninizde bu telkinleri kabul eder. Yani siz kabul etmiş olursunuz. Sonrasında ise hayatınızda, her zaman kendinizi güçsüz hisseder, size tekmeyi atmış olan bir kızın peşinde ağlayarak (!) giderseniz. En kötüsü de  saçma sapan durumlar için acı çekmenin güzel bir şey olduğuna inanırsınız.

ÖZGÜR ÖZGÜLGÜN’DEN 4 KİTAP

Her zaman belirttiğim gibi kitap okuyun ve kitap okuyun bugün sizlere tiyatro sanatçısı Özgür Özgülgün’ün kitaplarından bahsedeceğim.

BİR DESTANDIR ÇANAKKALE

Bilge Kâşifler bu maceralarında tarihî bir yolculuğa çıkıyor. Araştırmayı, öğrenmeyi, gezip görmeyi tutku hâline getiren dostlarımız Kemal ile Cahide bu defa şanlı tarihimizin en parlak sayfalarından birinin izini sürmek için Çanakkale’ye gidiyorlar. Seyit Onbaşı’nın tarihi değiştiren kahramanlığından, sahra hastanelerine, Bigalı Atatürk Evi ve Müzesi’nden Çanakkale Destanı Tanıtım Merkezi’ne uzanan maceramıza katılıp her karışı vatan sevgisiyle dolu bu coğrafyayı birlikte keşfetmeye ne dersiniz? Haydi o zaman! Bilge Kâşif olmak kolay mı?

TAŞIN KENTİ MARDİN

Çok okumanız, araştırmanız, merak etmeniz ve macera tutkunu olmanız gerek. Dostlarımız Kemal ve Cahide de bu durumun farkında. Yeni yerler keşfedip yeni insanlar tanımayı çok seven bu iki dostun yolu Mardin’e düşüyor. Sonrası bol eğlence bol macera… Kalabalık rengârenk çarşılardan, camilere, binlerce yıllık kiliselerden, kalelere uzanan bu keyifli yolculukta dostlarımız Cahide ve Kemal’e eşlik edip Bilge Kâşiflerin bir üyesi olmaya ne dersiniz? Hadi o zaman! Bilge Kâşiflerle birlikte medeniyetlerin beşiği, “Güneş Ülkesi” Mardin’de adım atmadık yer bırakmayalım.Arkanıza yaslanın ve bu tarihî yolculukta Bilge Kâşiflere eşlik edin.

UYUYAN GÜZEL KENT PATARA

Can'ın arkeoloji, gizem ve tarih dolu serüvenine hazır mısın? Peki, ya batık gemilerin, denizin dibinde bulunan sikkelerin, korsan hikâyelerinin, bilimsel çalışmaların izinde beş bin yıllık antik kent Patara'nın gizemini çözmeye?Dostumuz Can, Patara'nın sırlarını araştırıyor. Üstelik bu macerada ona annesi Profesör Işıl Hanım ve kazı ekibi de yardım ediyor. Haydi! Hep beraber Akdeniz'in göz bebeği "Işık Ülkesi" Patara'yı keşfedelim. Ayrıca 16 sayfalık uygulama kitapçığı hediye. kitapçıkta kitaptan çıkarılan sorular, deyim çalışmaları, özel bulmacalar, hikâyeyi devam ettirme uygulamaları yer almaktadır.

UYGARLIĞIN İZİNDE HİTİTLER

Bilge Kâşiflerin ayrılmaz ikilisi Kemal ile Cahide, kendilerini bu defa bambaşka bir maceranın içinde buluyor.Geçmişe yolculuk yapan Bilge Kâşifler Hitit ülkesini keşfediyor.
Anadolu’ya yazı ilk defa nasıl geldi? Hititlerden önce Anadolu’da kimler yaşıyordu? Peki bin tanrılı Hititlerin gündelik hayatları nasıl geçiyordu?Anadolu’nun ortasında binlerce yıllık bir medeniyeti beraber incelemeye ne dersiniz? Haydi o zaman!
Bilge Kâşiflere katılıp tarihin içinde eğlenceli ve bilgi dolu bir maceraya çıkalım.

GÜNÜN SÖZÜ: NİTELİKLİ YAŞAYIN