ALAÇATI SEZONU BAŞLIYOR

Bebekliğimden beri karış karış ezberlediğim, yaz sezonlarında vazgeçilmezimiz, eskiden sadece biz İzmirlilerin bakir tatil bölgesi olan Çeşme'miz…

Ahh canım Çeşme’miz.

Artık tabii ki de bizlerin değil. Çoktan İzmirlilerin hükmünden çıktı.

Eskiden Çeşme, sadece Ilıca, Yıldızburnu ve Şantiye’den ibaretti. Şantiye neresi diyenler olduğunu duyar gibiyim.

Şantiye; Altınkapı Restoranın olduğu kısma denir. Bizler oralarda geçirirdik zamanımızı... Asburger’in önünde randevulaşıp, saatlerce muhabbet en mühim olaydı bizler için.

Ehliyeti olan abi ve ablalarımız arabalarıyla gelirlerdi, bizler de, “bir gün araba kullanabilecek miyiz?” diye iç geçirirdik.

Herkes birbirini tanırdı, bütün aileler tanışırdı, çocuklar zaten beraber büyürdü. Samimiyet, masumiyet, düzen, birlik ve beraberlik vardı eski Çeşme’mizde.

Şimdi herkesin gelebilmek için kendini yırttığı Alaçatı bizim için köydü. Çok ciddiyim köydü. Hiçbir şey yoktu ki Alaçatı’da o senelerde. Yeni tanıştığımız birisi bize, Alaçatı’da oturuyoruz diyorsa eğer; “aaa nasıl yani oralarda nerede oturuyor olabilir ki” derdik.

Sonra bir gün İzmir cemiyetinin saygın iş adamlarından Şevki Figen’in çiçek düzenleme sanatçısı olan eşi Leyla Figen’in Alaçatı’ya gelişi, buraya hayran oluşu ve burada antik bir taş evi restore ederek zamanının efsanesi “Agrillia”yı hayata geçirmesiyle başladı.

Alaçatı’nın isminin duyurulması. Sonrasında “Alaçatı’yı koruma ve güzelleştirme derneğini kurmasıyla ve birçok önemli sosyal etkinlikle Alaçatı’nın adının duyurulmasında da başrol oynadı Leyla hanım.

Ardından o dönemlerde Türkiye’de bence adını bilmeyenin kalmadığı, lezzetli yemeklerini tatmadığını düşündüğüm “Tuval Restaurant” hayata geçirildi. Yine İzmir’in saygın ailelerinden, yakın aile dostumuz vizyonu daima geniş, yaratıcı, üretmeyi seven, başarılı iş kadını Semra Erdoğan ve ailesi sayesinde daha da ismi duyuldu buraların.

Şimdi maalesef köy içindeki Tuval artık yok. Ama çok şükür ki halen, Çeşme Marina’da varlığını sürdürmekte.

Zaman içinde öyle yerler açıldı ki, öyle mekanlar hayata geçirildi ve hatta öyle mekanlar geldikleri gibi gittiler ki, bizler bile isimlerini anımsamaz olduk.

Biz İzmirliler de İzmir mekanlarına daha çok destek olma durumu vardı. Bu eski senelerde daha fazlaydı, ancak şimdi tam tersi İstanbul mekanlarına hayranlık mı desem, nedir bilmedim…

Artık o furya da bitti. İstanbul’dan birçok marka geliyor, mekanını açıyor ve bir güzel de ekmeğini kazanıyor. Zaten herkes kazansın, herkes keşke birbirine destek olsa, kimse kimsenin ekmeğiyle oynamasa da rahat rahat yaşasalar.

İyi iş yapan mekanı, işleri iyi olmayan mekan sahibinin “ses sıkıntısı” sebebiyle sanki kendisi dolu olsa açmazmış gibi  emniyete, jandarmaya ihbarlarını da biliriz. Yazıkkk gerçekten de çok yazık!..

Bir avuç insan, dolu dolu 60-65 günlük sezonda el ele verip, birbirini idare edemedi gitti senelerdir.

Şimdi yepyeni bir Alaçatı, Çeşme sezonu geliyor. Senelerimizin efsanesi Solemare’miz, House 44, Cartel, Esnaf, Şerefe Meyhane ve daha 1700 tane “yeni nesil meyhane” hayata geçirilirken, taze kanlar da geliyor.

Hammam Alaçatı eski Hacımemiş’teki eski Momo yerinde Ot Festivaliyle açılacakken, İstanbul’dan Klein’ın da geleceğini duydum. Madeo geçen seneki gibi yine eminim esecektir!..

Tabii ki Before Sun set ve Single Fin’i asla kimse yabana atmasın. Onlar da sezona eventleriyle her sene olduğu gibi yine bomba gibi geliyorlarmış.

Spaggio Grande fark atmıyor adeta fark yaratıyor …

İzmir’de bu sene adını çok sıkça duyduğumuz ve bizzat bir gecesini de yaşama imkanı bulduğum, ismine de bayıldığım “Efendiler Kulübü” de eski Zio Night yerine açılacak.

Bunların haricinde meşhur kahvaltıcımız “Sakız Reçeli” her ne kadar sezona kilo verip giriyor olsam da yine vazgeçilmezimiz olarak Alaçatı La Capria Otel içerisinde açılıyor.

O lezzetli pişilerden gel de yeme bakalım!

Daha açılacak başka yeni mekanlar da var ancak aralarında henüz netleşmeyenlerde olduğu için bahsedemiyorum.

Tek bildiğim House 44’cülerin Alaçatı surf okullarının orada yepyeni bir mekanla, farklı bir konseptle hazırlıklarını tam gaz sürdürdüğü. Eminim hepsi çok güzel olacaktır.

Kazasız, belasız, sıkıntısız, ses sorunları yaşamadan bol bereketli sezon olsun tüm işletmeci arkadaşlarıma.

Bu sezon size Alaçatı’dan epeyce havadis vereceğime emin olabilirsiniz. Eskiden gördüklerimi, şahit olduklarımı yazmamaya özen gösterirdim. Ama baktım ki herkes maşallah yazıyor.

Ben de size görürsem yazarım haberiniz ola. Şaka şaka ben bildiklerimi, gördüklerimi yazmış olsaydım eğer, muhtemelen şu anda medya dışı iş yapıyor olurdum. Kara Kutu diyorlar benim yakın çevrem.

Özel hayatlar beni asla enterese etmedi, etmeyecek de…

BLOOM FEST BAŞLIYOR…

- Dijital wellness mecrası Livetobloom.com kurucusu Ceren Ceylan Ertaç ve Pınar Hotiç tarafından organize edilen BloomFest festivali, 25-26 Mayıs tarihlerinde Akaretler SıraevlerNo:39’da gerçekleştirilecek. Festivalde; Vestel co-sponsor olarak, Tadım, Yom Organik ve Loft Mutfak ise deneyim sponsorluğu kapsamında yer alacak.

“Daha iyi bir yaşam” hedefleyenler için wellness konseptinin tüm detaylarıyla işleneceği BloomFest’te; meditasyon, nefes teknikleri, sağlıklı beslenme, kişisel gelişim, doğal güzellik, yoga, mindfulness, sound healing, reiki ve astroloji alanlarında uzman isimler, katılımcılara yenilenme ve arınmanın rahatlatıcı etkisini yaşatmayı planlıyor.

 Livetobloom

Eylül 2017’de okuyuculara bilinçli bir sağlıklı yaşam farkındalığı sağlamak amacıyla kurulan hızla büyümekte olan dijital wellness mecrası Livetobloom.com, wellness kavramını fiziksel, zihinsel, sosyal, tinsel ve çevresel açılardan ele alarak alanında uzman profesyonel yazar kadrosu ve editör ekibiyle birlikte yayın yapmakta, iyi yaşam farkındalığını artıran etkinlikler organize etmektedir.

RAMAZAN BAYRAMINA HAZIRLIK

Temizlikler yapılmaya, camlar kapılar silinmeye başlandı. Ramazan Bayramı diğer bir adıyla Şeker Bayramı hazırlıkları başladı. Zili çalan çocuklara şekerlerin dağıtıldığı, akraba eş ve dost ziyaretlerinin yapıldığı, birlik ve beraberliğin en güzel şekilde yaşanan anlardan biri olan Ramazan Bayramı Tatili  31 Mayıs Cuma günü başlıyor. Peki bayramda ne gibi hazırlıklar yapılır?

Öncelikle ne olursa olsun misafire ikram etmek için çarşıdan pazardan ikramlık şeker ve çikolatalar alınır ve olmazsa olmaz ev tatlıları.

Bütçe sıkıntısı yaşansa bile hemen hemen her aile bütçesi doğrultusunda bayramlık alışverişi yapar ve bayram yeni veya temiz kıyafetlerini giymek için hazırlık yapar.

Eve ziyarete gelmesi kesin olan torun, yeğen, kuzen için hediyeler alınır.

Ev köşe bucak temizlenir. Bayram temizlikleri ünlüdür. Dip, köşe, bucak bir tane evde toz bırakılmaz.

Eğer evin arabası var ise araba mutlaka temizlenir.

Arife günü ya da bayram günlerinden biri mezarlık ziyareti için ayrılır. Mezarlık temizliği yapılır ve mezarlığa çiçekler bırakılır, dualar okunur.

Evde mutlaka misafire ikram etmek için tatlı hazırlanır. Tatlı yapılamıyorsa hazır tatlı alınır.

Evin erkekleri mutlaka berbere gider. Bayram öncesi berberlerde muazzam kuyruklar olur. Herkes traşlı bir şekilde bayram ziyareti yapabilmek için uğraşır durur.

Yukarıda bahsettiğim bayram hazırlıkları ideal olan insanın içinde kıpırtı uyandıran hazırlıklar. Maalesef son yıllarda bu hazırlıkların yerini turizm şirketlerinin tatil paketleriyle karşı karşıyayız.

Tatilden önce manevi değerlerimizi öncelikli kılarsak. Kültürümüzü asimile olmadan gelecek yarınlara taşırız.

 GÜNÜN SÖZÜ:

Bilgiyle amaçlanan hikmeti ayakta tutabilmek için muamele ilminde pay sahibi olmak gerekir.

İMAM GAZALİ