GELENEKSEL YAŞAMIN DOKUSUNU İLLÜSTRASYONLARIYLA SONSUZA TAŞIYOR

Kültür Sanat Salı 20 Ekim 2020 13:00

İranlı ressam Ali Miri'nin "Teknoloji ve tüketim toplumunun bizden çaldığı mutluluğu anlatmak istiyorum." dediği eserleri dünyada olduğu kadar Türkiye'de de büyük ilgi görüyor.

Geleneksel yaşamın dokusunu illüstrasyonlarıyla sonsuza taşıyor

Eserlerinde incelikle yansıttığı geleneksel hayat temalı çizimlerle dünyanın sayılı illüstrasyon sanatçıları ve ressamları arasında gösterilen İranlı Ali Miri'nin "Teknoloji ve tüketim toplumunun bizden çaldığı mutluluğu anlatmak istiyorum." dediği eserleri dünyada olduğu kadar Türkiye'de de büyük ilgi görüyor.

Çalışmalarındaki temel amacı "Geleneksel yaşamın huzur ve içtenlik dolu ruhunu yansıtarak modern yaşamın yalnızlaştırıcı etkisiyle mücadele" olarak tanımlayan Miri, çocukluğunda hafızasında yer etmiş anları resmederek günümüze taşıyor.

Çocuk yaşta başladığı resim sanatına 30 yıldır aralıksız devam eden Miri, 21. yüzyılda insanların yaşamlarının, aile hayatlarının, çocukluk ve yaşlılık dönemlerinin geri dönülemez bir biçimde değiştiğini fark ederek eserlerinde önemli bir değişikliğe gitti.

Değişen dünyada "temiz mutlulukları" unutturmamak için başlattığı geleneksel yaşam illüstrasyon çizimleriyle İran'da olduğu kadar dünyada ve Türkiye'de de büyük ilgi gören Miri, Zoom programı üzerinden AA muhabirine, sanat anlayışına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

 "Çocukluğumu hatırladığımda hissettiğim hüzün dolu mutluluk beni bu çizimlere itti"

Birçok sanat dalının yoğun olarak icra edildiği bir ortamda çocukluğundan beri resimle uğraştığını söyleyen Miri, ilk resminin 27 yıl önce bir kitapta yayınlandığını, ardından birçok farklı türde eserler verdiğini belirtti.

Sanat hayatı boyunca özellikle çocuklar için eserler ürettiğini anlatan Miri, "Bu işe bir anda girmedim. Bir anda bir karar almadım. Toplumda gördüğüm değişim ve dönüşüm beni çok etkiledi. Aslında nostaljik işlere girmek bir koku, bir şarkı, bir melodi gibi bizi geçmişe götürür. Ben de geçmişimin izinde bu kararı aldım. Çocukluğumu hatırladığımda hissettiğim 'hüzün dolu mutluluk' beni bu tarz çizimlere yöneltti. Bu kadar ilgi göreceğini düşünmemiştim ama ilk çizimimden itibaren eserlerim büyük beğeni topladı. Çünkü bence eserlerim sadece benim değil herkesin çocukluğunda, geçmişinde bir duyguya bir anıya tekabül ediyor." diye konuştu.

Miri, geleneksel yaşam kodlarının dünyanın birçok ülkesinde benzer aile yapılarının doğmasına neden olduğu değerlendirmesinde bulundu.

 "Kapitalist toplumla mücadelemi eserlerimle yapıyorum"

Dünyadaki kültürel değişimleri yakından takip ettiğini ve bu değişimlerin yeni eserler ortaya koyması için kendini daha çok motive ettiğini dile getiren Miri, eserlerindeki hedefleri şu sözlerle anlattı:

"Şimdi tüketim dünyasında yaşıyoruz ve eşyayı satın aldığımızda mutlu olacağımıza inandırılıyoruz. Mutluluğun dış dünyayla ilgili olduğu inandırılmaya çalışılıyor. Ben kapitalist topluma sayfalarca eleştiri yazacağıma çizimlerimle o eski mutlu günleri tasvir ediyorum ve mücadelemi bu şekilde yapıyorum. Eserlerim geleneksel yaşamda çok da fazla eşyaya sahip olmadığımız ama mutlu olduğumuz günlerin bir yansıması aslında."

Birkaç yıl önce İstanbul'a geldiğini ve şehri uzun uzun inceleme fırsatı bulduğunu anlatan Miri, İstanbul'daki incelemelerinin ardından sanat ve kültür için sınırların olmadığını fark ettiğini dile getirdi.

Ressam Ali Miri, sözlerine şöyle devam etti:

"Sınırlara inanmıyorum. Benim için sınır yok aslında, siyasi sınıra çok fazla inanmıyorum. İnsanlar coğrafi ve kültürel olarak birbirine karışmış durumda. Türkiye ve İran arasındaki yakınlık ve kültürel bağlar geçmişten kaynaklanıyor. En çok Türkiye'den yorum alıyorum. Özellikle Türkiye'nin doğusundan çok güzel tepkiler alıyorum. Farsça yazanlar oluyor. Bunun sanki bir Türk sanatçı tarafından çizildiğini zannettiklerini söylüyorlar. Bu benim için büyük bir mutluluk kaynağı. Bu ilgi beni cezbediyor. Türkiye'den ilgi görmek mutluluk verici. Türkiye'den gelip belgesel yapanlar olmuştu. Çalışmalarımın Türkiye'deki sosyal medya hesaplarında sık sık paylaşılması harika. Türkiye’deki takipçilerime elimden geldiğince cevap veriyorum. Desteklerinden dolayı çok teşekkür ediyorum. Şunun altını bir kez daha çizerek söylüyorum, Türkiye’yi ve Türk insanını yabancı olarak görmüyorum. Aynı kültürel ve tarihi kaynaklardan beslenen insanlarız."

Türkiye ve İran'ın kültürel kodlarının birbirine çok yakın hatta birçok noktada ortak olduğunu dile getiren Miri, "Ama zamanla bunlar ayrıldı. Batılı yaşam formlarının Türkiye'de daha etkili olduğunu düşünüyorum. İran'da sınırlar ve bazı sebeplerden dolayı bu etki nispeten daha az. Bunu iyi ya da kötü olarak değerlendirmiyorum. Sadece kültürlerin farklılaşmasındaki etkenlerden birisi. Türkiye'den gelen tepkilerde genelde geçmişe özlem, çocukluk ve geleneksel yaşamın mutluluk sağlayan yapısından bahsediliyor." ifadesini kullandı.

Miri, ülkesine uygulanan ambargolar yüzünden eserlerini yurt dışına çıkarmakta zorlandığını, Türkiye'deki firmalarla çalışmayı çok istediğini söyledi.