ZAMAN FİTNE ZAMANI!

Yıllarca bu konuda herkese hep anlattım, herkesi hep ikna etmeye çalıştım.

Canımın Müge Anlı'sında bir kadın var, anlatıyor.

Kendinden 17 yaş küçük adam, 2 evini ve bankadaki birikmiş parasını dolandırıyor.

Kadın temizlik yaparak para kazanıyor.

Evleri sattırıyor, paralarını alıyor ve kadının hayatından uzuyor, adam kadını terk ediyor yani.

Kadının üst baş zırıl zırıl, giyinmemiş, yememiş içmemiş, paralarını biriktirmiş. 

Çıkmış karşısına bir çakal.

Kadına yalan dolan aşığım sana, evleneceğim falan diyerek kandırmış.

Kadının elinde ne varsa almış.

Adam tam mal.

Müge'cim diyor ki, "aşık olmuş kadın, sevmiş, ne yapsın kanmış" işte.

“Adam evet kötü biri ama belki kadına çok iyi idi”.

Müge kadına o kadar acıyor ki, kadına o kadar kıyamıyor ki, o kıyamayan duyguları onu anlamaya çalışıyor.  

Kadına fazla yüklenmemeye çalışıyor.

Ben de Müge'ye kıyamıyorum.

Yıllarca bu konuda herkese hep anlattım, herkesi hep ikna etmeye çalıştım.

Bir insan kötü ise kötüdür.

Bir insan hırsızsa hırsızdır.

Onun kötüsü benim iyim olamaz.

O adam kötü ise kadına da kötüdür. 

Ve aslında herkese kötü ve sana iyi ise, hemen onu terk etmek lazımdır.

Diyorum ki adam herkese küfür ediyor, hakaret ediyor, diyor ki bana hiç küfür etmedi.

Neyi değiştirir adam küfür ediyor mu ediyor, hakaret ediyor mu ediyor.

Hayatım boyunca “BANA DOKUNMAYAN YILAN BİN YAŞASIN” kafasında olanlardan nefret ettim.

Sahtekar insanlar. 

Menfaatçi insanlar.

Ve mutlaka hak hırsızı insanlardır bilirim.

Hırsız hırsızdır.

Ve inşallah bir gün o yılan koynuna girer seni sokar diyorum.

Doğruyu söyleyeni dokuz köyden kovarlar, diyen insanlar, bir avuç kendi kirli suyunuzda, yalan dolan içinde boğulun inşallah.

Şu anda yakından izlediğim bir hikaye var.

Ne kadar yalancı, ne kadar yağcı varsa etrafına almışlar, film gibi seyrettiğim insanlar var.

Fitne içindeler.

Fitnecilerin şöyle tavsiyeleri vardır.

Asla doğruyu söyleme.

Yanlışların yanında ol.

İyi olsun deme.

Herkes kötü olsun de.

Anlamamazlıktan gel.

Bildiğini bilmemezlikten gel.

Benim hiçbir şeyden haberim yok havasında yaşa. 

Her sorun karşısında gül.

Asla itiraz etme 

Yürüyorsan dur.

Ayaktaysan otur 

Konuşuyorsan sus.

Dışarıdaysan içeri gir.

Sen para çakallığına bak.

Eskiden mahallerde tiyatrolar kurulurdu.

Bu tiyatrolarda hayatı, terbiyeyi, kimsenin hakkını çalmamayı, hak yememeyi, yalan söylememeyi öğretirlerdi.

Şimdi hayatın kendisi içinde yalan dolan, sahtekar insanların tiyatroları var.

Haksızlıklar karşısında ellerini oluşturan tilkiler, yalanın dolanın koynunda yatanlar var.

İnanın bana, mutlaka bir bedeli var.

Ve mutlaka ödeyeceksiniz.

Ve.

Allah çoluğunuzdan çocuğunuzdan çıkarsın inşallah derler ya.

Öyle bir evladın olur ki, boş kâğıda imza attırır seni dolandırır.

Amin. 

Funda'nın aklındakiler…

… Ameliyat ile kadın olan bir kadın.

Ve boşandığı kocası hakkında aylardır her gün konuşuluyor.

Hayatımda bu kadar gereksiz, bu kadar anlamsız konuşmalar görmedim.

Milyonlarca takipçisi var.

Ve bu milyonlarca takipçisi olan kadınlar, kraliçemiz falan yazıyorlar. 

Eyyy kadınlar.

Aklınızı başınıza çalın.

Yahu sizi hiç ekonomik derdiniz yok mu?

Mutfak telâşınız, ev geçindirme derdiniz yok mu?

Çoluk çocuğunuz yok mu?

Hiç markete gidip, fasulye, bulgur, mercimek fiyatlarına baktınız mı?

Peynir, zeytin, yağların fiyatlarına baktınız mı?

Bırakın pahalı marketlere, en ucuz market zincirlerine gidip son fiyatlara baktınız mı?

En son 1'er kilo hangi meyvelerden aldınız.

Neden yazıyorum bunları.

İçime fenalık geldi.

Benden sosyal medya üzerinden her türlü yardım isteyen var, hemen sayfasına bakıyorum.

Kimleri takip ediyor bakıyorum.

Hatta, o sayfaya 2 yorum yazdı ise hemen o kadını engelliyorum.

Kadın bana yazmış, çocuğum büyüdü yatak alamadım, yatağa sığmıyor diye.

Yardım etmek çok istedim.

Baktım sayfasına, kaşlarını micro kıl tekniği ile yay gibi yaptırmış ve bu kadını takip ediyor.

Hemen engelledim.

Aklı magazinde bu gereksiz ilişkilerde ise  o insanın derdi yoktur bence. 

Anladım ki çoğu yalan dolan.

Yalan tekniği almış başını gitmiş.

Funda'nın aklındakiler…

... Kadın 86 yaşında İzmir'de bakımevinde kalıyor.

Geçen cuma gibi bakım evinden ve ortadan kayboluyor.

Kızı ve torunu kayıp başvurusunda bulunuyorlar.

Kadının bakım evinde 62 yaşındaki bakıcısı Mehmet Nabi'den şüpheleniyorlar. 

Bodrum Asayiş Amirliği adamın evine baskın yapıyor ve kadını orada buluyor.

Kadın ifade veriyor, "kendi isteğimle geldim, herhangi bir şikayetim yok".

Veeeee.

86 yaşında kadın "bu adam benim bakıcım değil, arkadaşım" diyor. 

Adam da "ben bakıcı değilim arkadaşıyım" diyor.

Vay arkadaş.

Kadın ve adam, hukuken başlarına ne geleceğini biliyor ve ona göre ifade veriyorlar.

Peki.

Eyyy kız çocuğu, çocukken evinde sana bakan, annene, sen neden evinde bakmıyorsun?

Sana evinde bir odasını ayıran annene, sen neden bir odanı ayırmıyorsun?

Konu aslında kadının mirası 

Kadın gayrimenkul zengini.

Ve kim varsa bu nedenle peşinde.

Ve o nedenle, nereye kayboldu arıyorlar.