​YILDIRIM DEMİRÖREN'İ YEME GAYRETLERİ ARTIK AYYUKA ÇIKTI, PEKİ SEBEBİ NE?
13 Eki 2017

Servetini Beşiktaş için harcadı, yaranamadı. Şimdi Futbol Federasyonu Başkanı olarak hizmet ediyor en kıymetli olan zamanını veriyor, parasını veriyor, paralar buluyor, ikramlar yapıyor, hesap kitap önünde beynini yoruyor yine yaranamıyor Yıldırım Demirören…

Ampute Milli Takımı’nı kabulünde kullandığı cümleleri dinlerken içimde fırtınalar koptu. Bir kutlama ancak bu kadar veciz ifadelerle anlatılabilirdi. Ancak böyle bir lider bütün kadrolarıyla kutlamalara katılırlar… Biz neler gördük, kendi çoluk çocuğunu yönetici kadrosundan daha önde tutanları…

İş para değil diyecekler vardır… Evet doğrudur elbette sadece parayla iş görülmez. Görülse idi Fenerbahçe her sezon şampiyon olurdu. Ama parasız da olmuyor. Sayın Demirören, Ampute Milli Takımı’na Riva’yı verdi, tesisleri verdi Vodafone Arena’yı verdi, gönlünü verdi, mesaisini verdi, parayı verdi ya da verecek… İşte bir başkanın başarılı futbolcuları için yapmaya çalıştıklarını görüyor, okuyor, dinliyoruz… Bunları yapmış olmasına rağmen bazıları Demirören bedel ödemeli diyorlar.

Niye diyorlar biliyor musunuz, bazıları kulaklarına fısıldıyor da ondan… Onlar böyle fısıldamaya devam ederlerse isimlerini yakında duymayan kalmayacak…

Lucescu’yu her sene birkaç yönetici ülkemize getirmeye çalışır getiremezdi. Demirören tuttu getirdi ve teknik direktör yaptı. Bu milli takımın tek bir sahası yoktu, otellerden otellere koşarlar ve oradaki sahaları kullanırlardı şimdi her şeyleri var. Bu varların arkasında birisi varsa o da Sayın Yıldırım Demirören’dir…

Bir ayrı düşündürücü nokta: NTVSpor’un Kırmızı Çizgisi’nde milli takımın başarısı için Arda, Burak başta olmak üzere yıldız oyuncuların bir daha oynatılmaması bile konuşuldu. Sanki her zaman İzlanda’yı yeniyormuşuz gibi fatura bu yıldızlara kesildi. Tabii bu bir fikirdir. Fikirlere peşinen karşı çıkmak yok ama en iyisi haddini bilmek. Bu konuda bir inceleme yapılsa kaçımız sınıfını geçebilir acaba?

Bir özel teşekkür ise sayın Ali Ağaoğlu’na… Her şampiyon millimize daire sözü vermesi sebebiyle… O söz verdi mi yapmış sayarız…

Messi gibisi değil her takıma Messi lazım!

Arjantin Milli Takımı’nı geri düştüğü maçta üç gol atarak Rusya’daki dünya şampiyonasına katılmasını garanti altına alan Lionel Messi kendisinden önde gelen bütün yıldızları sildi süpürdü. Kendisinden önce deyince Pele, Maradona, Ronaldo, Ronaldinho gibi unutulmazlar da var aralarda… Messi daha Rusya’daki şampiyonaya katılmadan dünyanın en iyisi olduğunu gösterdi.

Artık her takıma bir Messi lazım. Messi gibi değil doğrudan Messi lazım… Ona sahip olan Barcelona ne kadar övünse azdır. Ona sahip olan Arjantin ne kadar sevinse azdır. Messi’de sadece teknik yok. Taktik, güç, yetenek, vuruş becerisi, takip, çalım yeteneği gibi artıların tamamı mevcut…

Ülkemizde bırakın Messi’yi benzeri bile yok… Olsaydı harika olurdu ama böyle yetenekler yetişmiyor artık yetişse de kimse elinden kolundan tutmuyor.

Artık teknik değil taktik adamlar moda diyorlardı bu görüş sahipleri Messi olayında sessizliğe gömüldüler çünkü bu büyük futbolcu teknik ve taktik üstünlüğünü tek başına üstlendiğini kanıtladı…

Şimdi bazıları Best yani George Best diyorlar. Best’i biz de izledik lafı bile olmaz o yazdıklarımızın yarısı bile olamadı. Eusebio bile kategoriye girmezken Best’i kim takar desek edepsizlik yapmış olmayız…

 Dursun Özbek’e hakaretin geçerli sebebi var mı?

Galatasaray Başkanı Dursun Özbek kulüp gelirlerinin arttığını, takımın düze çıktığını taraftarların stadı doldurduğunu anlatırken bunu ona ve Cimbom’a fazla görenlerden biri divan kurulundaki masanın üzerine 100 lira bırakmış! 100 lirayı bırakırken de “Burada 1 lira vardı ben 100 veriyorum” notunu düşmüş!

Ey vefasız Galatasaraylılar yani vefa duygusunu İstanbul’da bir semt sorusuyla bulmacaya yazanlar Başkan Dursun Özbek’in yaptığı fedakarlığın boyutlarını görmüyorlar, göremiyorlar demek ki…

Bugün Fenerbahçeliden Beşiktaşlıdan falanca sporlu taraftara Dursun Özbek’i sorsanız bu vefasızlar kadar kötü yorumlara rastlamazsınız…

Elbette onlar da öğrenecekler Özbek’in yaptıkları ve gerçekleştirdikleri… Belki geç olacak ama öğrenmenin yaşı yok ki?

Gerçek Galatasaraylıların sağ duyulu insanların Özbek’e teşekkür ve minnet duyguları var bu ona yeter de artar bile…

Yalçın Çetin’i dinleyince her maç insana güzel geliyor

O tok ve renkli sesiyle akıcı üslubu ve yerinde kullandığı ifadeleriyle Yalçın Çetin kardeşimiz yeni bir tutku olup çıktı… Onun sesiyle ekranlara gelen maçları daha iyi anlıyor daha keyifli izliyoruz… Onu radyoda dinliyorsak frekansından ayrılamıyoruz o kadar bağlayıcı yani…

Pek çok kaliteli isim yetiştiren TRT’nin şimdilerde spor dünyamıza kazandırdığı Yalçın Çetin gerçek bir süperstar olma yolunda… Başka yok mu diyeceksiniz var elbette ama en başlarında Yalçın Çetin kardeşimiz var. Onun anlattığı her şeyi zevkle izlemek dinlemek gibi büyük bir ayrıcalığa sahibiz yetmez mi bu?

Şansal Büyüka ağabeyimiz böyle yetenekleri bulur çıkarır ve görevlendirir… Onun yıllarca kazandırdıklarını hep takdirle andık ve buna da devam edeceğiz inşallah…