Kurban_bayrm


'YETER ARTIK' DEMEDİĞİMİZ GÜN BIRAKMADILAR

Yaşar İÇEN 01 Haz 2020

Dünya Kovid 19'a teslim olmuşken Türkiye süreci başarıyla yönetti.

‘Sarsıldık! Hem de ciğerden! Kelimeler yetersiz kalınca sustuk, derin bir nefesi içimize çekerek dünyanın en dibini görmüşüz gibi!’

29 Şubat 2020’de ‘Hulusi Akar yeter artık der gibiydi’ başlıklı yazımda acının tarifini yapamamıştım bu cümlelerle...

Pek konuşmayıp sadece işini yapan Akar İdlib’de gerçekleşen saldırı sonrası yaptığı konuşmada üzüntüden ve sinirden patlama noktasına gelmiş ‘yeter artık’ der gibiydi! Ve yavaş yavaş hepimiz gördüklerimiz, duyduklarımız, yaşadıklarımız karşısında ‘yeter artık’ noktasına gelmeye başlıyoruz!

Terörü-şiddeti-sokak olaylarını övenlerden ve aleni yan yana duranlardan, ülkenin sorunlarıyla mutlu olanlardan, acılara derman olmak yerine ateşi körükleyenlerden, sorunlu zamanlarda buhar olup kaybolan sonrasında da sahnenin en önüne fırlayanlardan, bulunduğu makamın gereklerini yerine getirmek yerine bilumum usulsüz işlerle menfaat kovalayanlardan, liyakati ve emeği değil eşini-dostunu-tanıdığını gözetenlerden, iş yapmayan ve yaptırmayan yöneticilerden, gelişiyle umut vermesi gerekirken tam aksine gidenleri mumla aratanlardan hepimize ‘yeter artık’ geldi! Hem de fazlasıyla...

Dünya Kovid 19’a teslim olmuşken Türkiye süreci başarıyla yönetti. Kendine yetmekle birlikte onlarca ülkeye destek köprüleri kurdu. Duyarlılığını ve aidiyetini kaybetmeyenler canla başla devletiyle mücadele verirken sahada olması gereken vekiller ve sivil toplum kuruluşları ortadan kayboldu! Görebilene aşk olacaktı da OLMADI! Bu hafta itibariyle hayat normale döner dönmez anında seslerini duymaya başladık bazılarının, ne acı değil mi? Güce ve güncele göre sıvacı terazisi gibi bir o yana bir bu yana menfaat dengesini belirleyenlerin durumu böyleyken ‘her şeye muhalefet’ diğer bir kesim de yine durmadı ve susmadı. Her zerreye kaos üflemeye devam ettiler bıkmadan, yorulmadan. Tüm  bu yaşananlar ve akıllara zarar yansımalar karşısında vatandaştan yine bolca ‘yeter artık’ geldi!

Sonra ‘ana yüreğine’ sahip olması ve gözyaşlarına dur demesi gereken sevgi, merhamet, vicdan yoksunu kadınları ‘darbe severler’ olarak görmeye başladık televizyonlarda ve sosyal mecralarda! Dehşete kapıldık! CHP’li kadınlar ile başlayan bu durum kimselerin tanımadığı isimlerin ekrana çıkarılıp karşılıklı yapılan abuk sabuk atışmalarla devam etti! Tüm bu kadınların öyle vicdansız, öyle canavarca, öyle sevimsiz, öyle Nur’suz yüz ifadeleri vardı ki söylemlerine şahit olan hepimiz kahrolduk! Peki bu kadınlara ne oldu şiddet söylemleri sonrası derseniz hiçbir şey olmadı sadece yanlarına kâr kaldı derim. Onlara kâr kaldı bize de yine bolca ‘yeter artık’ geldi!

Avrupa’nın, ABD’nin ve tüm dünyanın Kovid 19 ile takdir ettiği, yöneldiği, kutsal kitabında temizliğe ve hijyene dair yazılanları tatbik ettiği, sokaklarında namazını eda ettiği, okunan ezanıyla duaya ve huzura erdiği dinimizin kutsal mekanları olan camilerden şarkılar ve marşlar çaldırıldı! Bizler yok artık bu kadar da değil derken bir kesim bıyık altından gülmeye devam etti... Ve bize yine bolca ‘yeter artık’ geldi!

Bakan Akar’ın İdlib şehitlerinin acısıyla yaptığı konuşmada gözlerinden okuduğum ‘yeter artık’ ruh halini bize de yaşatan durumlar giderek artarken ‘yeter artık’ demelere doymadığımız günlere fazlasıyla uyanıyoruz! Bununla birlikte son süreçte aklıma şu yansıma da fazlasıyla geliyor; bir türlü anlaşmayıp kavga ederek kimselerde huzur bırakmayan çocuklar karşısında sabrı taşan babanın yumruğunu masaya vurup tüm hepsini ‘yeter artık’ deyip cezalandırması...