UYANIŞ GENÇLİK KAMPI BİNLERCE GENCE IŞIK TUTUYOR

Yaşar İÇEN 11 Eyl 2022

Uzun zamandır gitmek, görmek, o huzuru içime çekip sonra da 'oh be' dercesine yüreğimdeki cümleleri evlatlara döküp onlarla güçlenmek istediğim yerdi Hazar Uyanış Gençlik Kampı…

Uzun zamandır gitmek, görmek, o huzuru içime çekip sonra da ‘oh be’ dercesine yüreğimdeki cümleleri evlatlara döküp onlarla güçlenmek istediğim yerdi Hazar Uyanış Gençlik Kampı…

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Hazar Gölü Uyanış Kampı’na girdiğim an geçmişe dair yaşatılan ve anlatılan onca acı dolu yıl akıp gitti gözlerimin önünden… İlk kez kapısından içeriye girdiğim kampın bahçesinde önce şöyle bir gezdim… Soluduğum huzurun tarifi yoktu… Fakat huzurla birlikte yüreğime oturan kocaman bir yumrukta vardı! Evet bahçeyi gezerken zihnimde dönüp duran hafıza şeridi sayısız soruyu da beraberinde getiriyordu çünkü! Kim bilir kaç evlat kandırılmış, kaçırılmış ve hayatı karartılmıştı? Kaç aile evlat acısıyla kahır dolu hayatlara mahkum edilmişti? Buna sebep olanların evlatları neredeydi?
Soluduğumuz huzurun kıymetini bilmekle birlikte geçmişin acılarını da unutmamalı unutturmamalı insan, zira hayat değer verip sahip çıktılarımız kadar bizimdir…

Günün aktivite yorgunluğu ile akşam yemeğini yiyen Diyarbakırlı delikanlılar bahçede gruplar halinde sohbete dalmıştı…
Bu huzura kampın yaramaz kedisi ve bir kaza sonucu engelli kalan köpeği de eşlik ediyordu… Kaza sonucu bir bacağı işlevsiz hale gelen sokak köpeğini sahiplenerek iyileştiren kamptakiler onu aileden biri olarak kabul etmiş… Kamp alanına girdiğimiz anda topallayarak yanımıza gelen simsiyah köpek başını dizimize koyup adeta beni sevin diyordu…

Uyanış Gençlik Kampı’nda görev alan eğitimciler ile gerçekleştirdiğim sohbette duyduklarım beni fazlasıyla mutlu etti… Yaklaşık 7200 genci kızlar ve erkekler ayrı gruplar olmak üzere belli periyotlarda kampta misafir ettiklerini belirten eğitimciler kampın her anının programlı ve aktif geçtiğini söyledi… Ayrıca kampta gençlerin tüm ihtiyaçları en ince ayrıntısına kadar düşünülmüş… Yemek, içecek, meyve, atıştırmalık menüsü oldukça zengin… İki yüzme havuzu ve futbol, voleybol, basketbol, yürüyüş, spor aletleri, sinema alanları ile bir günü fazlasıyla dolduracak aktivite alanına sahip Uyanış Kampı’nda o akşam Diyarbakırlı Evlatlar ile yapmak istediğimiz; Hazar Gölü kıyısında kocaman bir ateş yakıp sohbet etmekti…
Yüzün üzerinde gencimizle tamda günbatımı saatinde sahile doğru yürüdük…Kiminin elinde ârbane kiminin belinde bağlama…Sahile vardığımızda manzara muhteşemdi… Güneşin arkasından dökülen son yıldız tozları halâ gölün üzerinden yüzümüze yansıyordu… Ne gündü ne de gece, her şey altına bulanmış gibiydi… Hepimiz sarıldık telefonlarımıza bu anı ölümsüzleştirmek için… Gençlerin yaratıcı çekim hallerini görmeniz gerekirdi…
Hazar Gölü üzerine dökülen tüm yıldız tozlarını çektiğimiz fotoğraflara yükleyip günü geceye teslim etmiştik… Şimdi sıra ateşimizi yakıp etrafında sohbet etmeye gelmişti… Yakılan “Uyanış Ateşi” mevcut havanın serinliğiyle üşüyen bedenimizi ısıtırken ateşin etrafında toplanan yüzün üzerinde gençten zikrettiğim her cümlenin sonunda onlarca soru geliyordu… Öğrenmeye meraklı sorular eşliğinde yaklaşık bir buçuk saat sohbet ettik; köşe yazarlığı, kişisel gelişim ve hayat üzerine…

Gençler arasında bu yıl üniversiteyi kazananlar da vardı… Onları da tanıyıp dinledikten sonra küçük fakat önemli bir rica notu yükledim hayatlarına; “gençler, hayat sadece size olmasın…
Hayat; kendinizle birlikte yüreklerine dokunup hayatlarını olumlu yönde değiştirdiklerinize de olsun… Yaşadığınız topluma ve arkanızdan gelen nesillere sahip çıkın ve azminizle onlara örnek olun lütfen…”