ÜLKE ÇOK ÖZGÜR!

Ülke için ah canım ya, hiç nefes alamıyoruz, o yasak bu yasak diyorlar.

Ülke için yasaklar ülkesi falan diyorlar.

Ülke için ah canım ya, hiç nefes alamıyoruz, o yasak bu yasak diyorlar.

Valla kusura bakmayın, ben kendi gördüklerimi anladıklarımı yazacağım.

Bu konuyu tartışmam ve ne derseniz ikna da olmam.

Televizyonlara bir bakın, güya RTÜK var ve üst kurul falan ya, bakıyor, kontrol ediyor.

Ömrümde bu kadar özgür, bu kadar rahat, geniş bir kurul görmedim.

Öğleden sonra gördüklerinize inanabiliyor musunuz?

Aile ahlakı kalmamış, anne baba, kayınpeder, dede, anlamını kaybetmiş.

Herkes herkesin koynuna giriyor.

Adam gelmiş anlatıyor, babamı karımın koynunda gördüm diyor.

Tüm programlarda oturan koca koca dedeler, babalar, oğullar, kadınlar, gencecik kızlar erkekler, hatta çocuk yaşta olanlar uyuşturucu kullanıyor. 

Yasaklı madde diye anlata anlata bitiremiyorlar. 

2 gün önce hacdan gelmiştir görüntüsünde adam, evinin bahçesinde, tarlasında kenevir ekiyor. 

Tesettürlü 60 yaşında kadın, köy ortasında karton üzerinde komşu kadının 70 yaşında kocası ile yatıyor.

Doğan çocuklar kimin belli değil.

Aile soy bağı rezillik içinde kaybolmuş gitmiş.

Program sunucuları, yılların haberci kadınları bizi kandırmışlar.

Ağızlarından çıkan üç beş kadın söylemine alkış tutmuş, inanmış ve boşuna saygı duymuşuz ya da sevmişiz.

Bu haberci kadınlar, diğer mağdur programlarında ayrılan, kovulan yamyam gibi yapımcı kadınların elinde kepaze oluyorlar.

Hangimiz daha reziliz yarışması var sanki. 

Adı şu olsun.

İşte en rezil benim.

En rezil, en kepaze, konu daha çok reyting alır kavgası ile bu kadınlara teslim oluyorlar.

Aralarında inanılmaz rekabet var.

Ve bu kadınlar bu rezillikler karşılığı inanılmaz paralar alıyorlar.

Ayda 400 bin maaşı olan, kazanan kadın var.

Ve sakın sinirlendirmeyin, bir ayar çekiyorlar, bir bağırıyorlar, inanamazsınız. 

Ülkenin kanun koyucusu ve koruyucusu hâkimler, savcılar, onlar kim ki.

Ülkede adalet yok, kanun yok, çatır çatır bu konularla altını çiziyorlar.

Yasak nerede peki.

Haber kanalı, her şey yanlış, ülke berbat diye sabah akşam anlatırken, gündüz kuşağında yüzyılın en rezil, en ahlaksız konularını konuşuyor ve konuklarını oturtuyor.

E hani yasaklar ülkesiydi.

E hani RTÜK. 

Özgürlük yokmuş yalancılar sizi, çatır çatır özgürlük var canın ne isterse konuş, anlat daha ne.

Ya diziler.

Kızı evleniyor, kocası ile ilk gece beraber olacak anası karşı apartmanı kiralıyor, pencereden kızını izliyor, perdeyi açık bırakacaksın diyor.

Diğer dizilere bakın.

Ben böyle özgür ülke, böyle senaryo ve hikayeleri rahat rahat yayınlayan bir ülke hayatımda görmedim.

Netflix, bir şey demeyin aynı rahatlıkta ve aynı berbatlıkta.

E hani yasaklar ülkesiydi.

E hani RTÜK.

Yani.

Her türlü ahlaksızlık aile arasında yaşanır ve bütün Türkiye bunu izler.

İzleye izleye ahlaksızlık normalleşir, benim anladığım bu.

RTÜK, şöyle diyor, rahatınıza bakın, ben kanal patronlarına bir şey söylemiyorum, ülkede adalet, kanun, yasa yok, bunlar televizyonda anlatsınlar.

Ne kadar reziliz görelim.

Demem o ki, ülke çok özgür, çok rahat, canın ne isterse yap, canın ne isterse anlat.

Çocukların kulaklarını, bu çocukları büyüten, eğiten anaların kulaklarını nelerle dolduruyorlar farkında değiller mi?

Bal gibi farkındalar.

Ülkenin özgürlük keyfini tepe tepe çıkarıyorlar.

Bu kadar ahlak erozyonuna neden olan bu programlar, sonuçlarına çocukları ile katlanacaklardır.

Eh sebep oldukların varsa.

Sonuçlarına katlanacaksın.

Funda'nın aklındakiler...

... Kadın kocası ve çocuğu arabada gidiyorlar.

Karı koca kavgaya başlıyor, bu arada araç gidiyor hızla ve bir ağaca çarpıyor.

Televizyonda görüntüleri var.

Arabanın önü paramparça, fena çarpmışlar.

Kadın kocası ile kavgaya devam ediyor.

Bu arada kendisinin ve çocuğun bacağı kırık, hastaneye kaldırıyorlar.

İnsanlar ne kadar öfkeli ve kavgacı farkında mısınız?

İnanılmaz bir yükseliş var ve kimse kendini kontrol edemiyor.

Kadına bakın kucağında çocuğu araba paramparça ve hala kavgaya devam ediyor.

Akıl almaz bir öfke ve edepsizlik var.

Toplu terapimi gerekiyor bilmiyorum ama, öfke almış başını gitmiş.

İnsanlar yanında uyuyana, arada bir uyanıp uyanıp bakarsa iyi olur.

Gidişat böyle.

Allah yardımcımız olsun.

Funda'nın aklındakiler…

... Utanmazlar.

Ajda Pekkan ve dünya tatlısı, yaşlı, mercekli gözlüklü, elinde bastonlu köylü bir kadının fotoğrafını yan yana koymuşlar. 

Ve ikisi de 75 yaşında diye paylaşım yapmışlar.

Ajda Pekkan mayolu, vücut fit, yüzünde tek bir kırışık yok ve malum ağız kapanmıyor.

Ve bizim akılsız kadınlar bu fotoya bayılmışlar.

Bilmiyor ki..

Anlamıyorlar ki.

75 yaşında gözlüklü kadının yorgun elleri kim bilir kaç sene hamur yoğurdu.

Kim bilir kaç evlat, kaç torun büyüttü.

Kim bilir kaç hayatta ömrünün emeği var.

Bayramda çocukları, torunları sıraya girer elini öperler.

Leğende çamaşır yıkamışlığı var.

Tarlaya gidip çalışmışlığı var.

Mis gibi kolonya kokar.

Kendi dışında insan hayatına emek veren, ömrünü adayan kadınlar daha güzeldir.

Bence 75 yaşın en güzeli bu fotoğraftaki kadındır.

Ömrüne bereket olsun güzel kadın.

Şahanesin.

Ben bayıldım.