TDV sağ 160x600


"ÜÇ MAYMUN"U OYNAMAK!

Fehmi KETENCİ 20 May 2022

Bugün, tüm çözümsüzlükleriyle akıllarda kalan ve hala net bir sonuca ulaşmadan ortalıkta duran, çokça merak edilen iki konudan söz etmek istiyorum.

      Bugün, tüm çözümsüzlükleriyle akıllarda kalan ve hala net bir sonuca ulaşmadan ortalıkta duran, çokça merak edilen iki konudan söz etmek istiyorum.

      Birincisi; Süper Ligimiz bu hafta oynanacak formalite karşılaşmalarıyla sona erecek. Şimdi artık, geride bıraktıkları konuşulacak da konuşulacak. Bu durumdan son kez söz etmek gerekiyor.

      Futbolumuzda var olan yönetim zaaflarının geride bıraktığı bilinmeyenler, hakem camiasında yaşanan tahribatın hakemler üzerine yansımaları, sezonun sona ermesi sonrasında gelecek sezona ne kadarının yansıyacağı, en çok merak edilen olacaktır.

      Önümüzdeki haftalarda yapılacak TFF seçimleri sonucunda seçilecek yeni yönetimler  bu durumu kısa sürede düzeltir bilinemiyor.

      Başkan dahil, Trabzonspor yönetiminin ve taraftarlarının 2010-2011 yılı Şampiyonluğu konusunu hala ısıtıp ısıtıp ortaya atma hazımsızlığının etkisinden hızla kurtulmaları gerekiyor. Şampiyonluk karşılaşması gecesi, yaşatılan, Fenerbahçe-Trabzonspor dostluğunu rencide eden ve yaralayan, o pankartın trübünlere asılmasına izin veren göz yumanlar spor tarihine kötü ve izi asla silinmeyecek kalıcı bir notun düşülmesine neden oldular. Bu pek de kolay unutulmayacaktır..  

      Hep yazdım, yazmaya da devam edeceğim. Fenerbahçe ile Trabzonspor daha çok karşılaşacaklar, futbolumuzu yönetenler, bu kaosa izin verenler dilerim bundan sonra daha dikkat ederler, yaşayarak göreceğiz.. Fenerbahçe ve Trabzonspor futbolumuzda şampiyonluklar kazanan, yıllardır sahadaki ezeli rekabetlerinın yanı sıra ebedi dostluklarını sürdürmeye çalışan, iki marka takımızdır. Bu asla unutulmamalıdır.

      Futbolumuzda yaşanan, yaşatılan bu önemli konularda “Üç Maymun”u oynayarak, taraftarların, futbol tutkunlarının aklıyla alay etmeyin!

      Sözünü etmek istediğim ikinci konu ise; Türk Futbolu’nun olmazsa olmalarında, futbolumuzun marka değerinin çok büyük sorumluluğunu sırtında taşıyan Fenerbahçe’de yaşananlarla ilgili aklımızın yettiğinde bir şeyler yazmak istemem..

      Liglerin son haftasına girdik. Hafta sonu futbolumuzda “harç bitti yapı paydos” durumundayız. Şampiyon belli. Lig sıralamasındaki takımlar netleşti ve en önemlisi düşenler düştü “kalan sağlar bizimdir” aşamasındayız. Takımlarımız gelecek sezon planlamalarına başlama aşamasındalar. Bunlardan en çok sözü edilen, merak edilen yaklaşık yedi sezondur şampiyonluktan uzak, sportif başarının çok uzağında kalan, çokça başırısız transferler yapan, Teknik çalıştırıcı değiştiren ve son olarak da takımı İsmail Kartal’a teslim ederek biraz olsun yüzü gülen ve geleceğe umut taşıyabilen Fenerbahçe’nin durumu en çok konuşulan.

      İsmail Kartal döneminde çok başarılı bir performans söz ettirildiği, hatta, hatta sezonun ikinci yarısında en başarılı hoca ve takım olarak gösterilmesine ragmen, kafa karışıklığında düze çıkıp yeni sezona nasıl gireceği konusunda net bir strateji belirlemeyen durumundaki Fenerbahçe, taraftarlarının kafalarındaki soru işaretlerini hala silememiş durumda. Çok başarılı olan İsmail Kartal ile mi devam edilecek. Veya Portekizli hoca Jorge Jesus ile mi yeni yapılanmaya gidilecek. (Ben kariyerli iyi bir yabancı hocadan yanayım). Transferler; kalacaklarlar gidecekler konusunda henüz netleşen bir duruma varamayan Ali Koç’un kafasında neler var belli değil. Yeni yapılanmada hedefi nedir, hala netleşemedi?..

      Taraftarların kafası iyice karışmış durumda. Fenerbahçe ile ilgili haberler, bilgi haber akışı yönetimini eline almış, çoğunluğu “asparagas haber” üreten birkaç spor yayınının ve internet yayınının elinde. Onlarca futbolcu getirildi, gönderildi. Hocalar konusunda bile hala kafa karıklığı yaratan bir durum var. Transfer edilecekler, gelir elde etmek için satılacaklar ve yeni dönemde takımda düşünülmeyenler, Mesut Özil ve Ozan Tufan belirsizliği, fazlalıklar konusu hala netleştirilemeyen bir Fenerbahçe var.

      İsmail Kartal ile devam mı yoksa, son günlerde geldi gelecek aşamasında olan Jorge Jesüs ile mi başlanacak belli değil. Portekiz'e gide gele hala karar veremeyen Başkan Ali Koç ne yapmak istiyor asıl merak edilen bu konu en çok merak edilen. Endişeli bir bekleyiş var..

      Görünen o ki bu işler yine son aşamasına kadar sürüncemede kalacak ve alelacele kararlarlar sonrasında yeni yapılanma şekillenecek. Umarız son kararların yarattığı çaresizlikler bir kez daha yaşanmaz.