​TERAZİ LASTİK CİMNASTİK
10 Eki 2017

“Ooo piti piti, karamela sepeti, terazi lastik cimnastik.” diye bir tekerleme söylerdi mahallede kız çocukları. Aklımızda o günlerden kalan kısmı bu en azından. Bir de Cimnastik Sporu deyince tek kanallı TRT’nin siyah beyaz ekran günlerinden Rumen Cimnastikçi Nadia COMANECI gelir hafızalara. Beşiktaş JK’daki “J”nin de Jimnastik demek olduğunu duyar kendi kendimize “ne alaka?” derdik.

Aslında Jimnastik yazılışı da doğru Cimnastik yazılışı da. Federasyonun ismi resmi sitesinde Cimnastik Federasyonu yazıyor ama günlük dilde ve genel kullanımda Jimnastik daha ziyade kullanılıyor. Paşa gönlünüz hangisini arzu ediyorsa onu kullanınız, yeter ki konu C(J)imnastik olsun.

Jimnastik ve Atletizm bütün sporların atası ve kaynağı olarak bilinir, kabul görür dünya üzerinde. Gymnastique Fransızca bir kelimedir. Ülkemizde Galatasaray Lisesi (Mekteb-i Sultani) ile tanınmış ve bilinmiştir. Beden Eğitimi Öğretmeni Mösyö CURELL 1868-1870 yıllarında Mekteb-i Sultani talebeleri için bir jimnastik dersi ihdas etmiş ve düzenli çalışmalara başlamıştır. Beşiktaş Serencebey’de 1902 yılında kurulan Bereket Jimnastik Kulübü daha sonra adını 1903’de Beşiktaş Jimnastik Kulübü olarak değiştirir ve geniş halk kitlelerine Jimnastik sporunu sevdirir. Federasyon ise ancak 1957 yılında kurulabilmiştir.

Geçtiğimiz hafta Güzel ve Şanssız Ülkemizin haber ajansları uzun zaman aradan sonra ilk kez Jimnastik’le ilgili bazı güzel haberler geçti abonelerine. 3 Ekim’den itibaren Kanada’da yapılmakta olan Dünya Jimnastik Şampiyonası’nda üç sporcumuz, dört yarışma branşında Final’e kaldı. Ahmet ÖNDER, İbrahim Çolak ve Ferhat ARICAN yapılan final yarışmalarından sonra Dünya Cinmastik Federasyonu Ana Tablo’sunda yer alan 24 cimnastikçiden biri olarak iyi bir başlangıç yaptılar.

“Beden Eğitimi” tanımını en çok hak eden spor disiplini olan jimnastik ve ikiz kardeşi atletizme ülkemizde gereken önem ve değer verilmeye başlanacaktır bu güzel haberlerden sonra diye umuyoruz. Yurdumuzun dört bir yanında yapılan ve yapılmakta olan yüzlerce kapalı spor salonu ve muhtelif tesislerde gençlerimizin fiziksel ve ruhsal gelişimi için daha uygun bir ortam olmamıştı bugüne kadar.

Milli Eğitim Bakanlığımızın kıymetli bürokratları ve eğitimcileri, Beden Eğitimi derslerinde jimnastik ve atletizme gereken önemi verirse, birçok Avrupa ülkesinin nüfusu kadar öğrencisi-genci olan Ülkemizde bu spor branşlarının Dünya seviyelerinde yer bulması mümkün olabilecektir.

Temel spor eğitimini cimnastik ve atletizm üzerinden alan gençlerimiz daha sonra hangi disiplini seçerse seçsin daha hazır bir hammadde (vücut) ile daha başarılı olacaktır. Futbol ve basketbol gibi popüler spor dallarında yaşadığımız alt yapı/özkaynak düzeninden üst yapıya geçişte yaşanan fiziki ve ruhsal yetersizlikler de bu sayede kolaylıkla aşılabilecektir.

Bu konuda en bilinen örneklerden bir tanesi Aykut KOCAMAN’dır. Spora ilk başladığı yıllarda Eczacıbaşı Spor Kulübü’nde Jimnastik branşında eğitim almış ve çeşitli kategorilerde 40 civarında madalya kazanmış bir sporcudur. Futbola geçişi daha sonralara denk gelir. Jimnastik sporu sayesinde elde ettiği esneklik ve dayanıklılığın faydasını yeşil sahalarda bolca görmüş ve gol krallıkları yaşamıştır.

Tüm gençlerimizin sporla dolu bir hayat yaşamaları, biz velileri için gurur kaynağı, ülkemiz için de; önemli bir potansiyelin aktive edilmesi bakımından son derece yararlı olacaktır.

İyi bir hafta dilerim.