Kurban_bayrm


STEAUA BUCHAREST

Demokrasinin olmadığı günlerde Steau Bükreş Romanya için bir propaganda aleti olarak görülmekteydi.

Bizim bildiğimiz ismi ile Şteau Bükreş, Romanya’nın önde gelen futbol kulüplerinden. 1947 yılında kurulmuş ve Romanya Ligi’nde büyük bir dominasyona sahip. Şu ana kadar 26 kez Romanya şampiyonu olmuş ve 23 kez de Romanya Kupası’nı kazanmışlar. Steau Bükreş/Siteva Bükreş – Bükreş Yıldızı- demek bizim dilimizde. Son zamanlarda ünlü menajer Gigi Becali tarafından satın alındıktan sonra ise kulübün adı Fotbal Club Sporting Becali – FCSB olarak değişti.

Romanya’nın eski dönemlerinde iki takımlı bir yapı mevcuttu. Bir tarafta Ordu ve Romen Gizli Servisi’nin takımı Steau Bükreş ve diğer tarafta ise İçişleri Bakanlığı ve Polis Teşkilatı’nın takımı Dynamo Bükreş. Diğer takımlar bu ikili rekabetin yaşanması için figürasyon olarak Romen Ligi’nde bulunmaktaydı. 1989 yılına kadar bu durum devam etmiş o sene Noel Devrimi diye bilinen olaylar sonrasında ise bugüne kadar devam eden normalleşme sürecine geçilebilmişti.

Demokrasinin olmadığı günlerde Steau Bükreş Romanya için bir propaganda aleti olarak görülmekteydi. Romanya içinde ve dışında elde edilen sportif başarılar o dönemdeki yöneticiler tarafından yaşanan sıkıntıları örtmek ve her şeyin güllük-gülistanlık olduğunu göstermek için parlatılıp sunulmaktaydı. Ülkede yaşanan ekonomik sıkıntıların en yoğun olduğu 1984-1989 yılları arası ise Steau’nun üst üste beş şampiyonlukla en parlak yıllarını yaşadığı dönem olarak tarihe geçer. (Bu dönemde bir Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası bir de UEFA Süper Kupası alarak unutulmazlar arasına girerler.)

Daha sonra Ülkemizde de futbol oynayacak olan Georghe Hagi, Georghe Popescu gibi yıldızlar “Yüzbaşı” rütbesiyle Steau Bükreş’te görev yapmaktaydılar. Hagi ve bacanağı Popescu’nun Steau’ya transferlerinde o dönemdeki takımlarının (Sportul Studentesc ve Universitea Craiova) sonradan haberinin olduğu -gerçek midir? söylence midir?- bilinmez. O dönemdeki Steau kulüp başkanının siyasi kimliğinin bunda önemli bir etken olduğu da iddialar arasındadır.

Bir de o gün bugündür kırılamayan bir 104 maçlık yenilmezlik serisi vardır spor arşivlerinde yer alan. (Aslında Fildişi Sahili’nden FC Mimosa 108 maç yenilmemiş ama adı pek geçmez) 17 Ağustos 1986- 8 Eylül 1989 arasında Romanya’da Steau’ya kimse yan gözle bakamamış. Her maçlarını bir şekilde yenilmeden atlatmayı başarmışlar ta ki Dynamo Bükreş’le evlerinde oynadıkları maça kadar.

Anlatılanlara göre takımın gücü kadar diğer faktörler de bu serinin sürdürülmesinde rol almış. Kulüp başkanının siyasi gücü ve bağlantıları sayesinde; transferse transfer, hakemse hakem, rakipse rakip hepsi bir şekilde yoluna konmuş o karanlık dönemde. Hatta Mircea Lucescu’nun ve Polis Teşkilatının takımı Dynamo’nun bir kupa finalinde Steau’yu bileğinin gücüyle yenerek kazandığı kupanın ertesi gün Dynamo’dan alınarak askerler tarafından Steau müzesine götürüldüğü de biliniyor. (O dönemdeki medya bunun gönüllü bir ikram olduğunu yazsa bile tarih affetmez!)

Romanya’nın Doğu Blok’u içinde yer aldığı o ilginç yıllarda ekonomik kriz başını almış gidiyorken Steau Bükreş takımında primler dolar üzerinden ve sezon hazırlık kampları Mısır’ın tatil beldesi Şarm El Şeyh’de yapılabiliyordu ve bu durum halk tarafından da kabul görmekteydi. Değil mi ki; Steau Bükreş Romanya Futbolunun göz bebeğiydi o halde her şeyin en güzeline layıktı ve bu gayet de normaldi.

İşte böyle bir takım Steau Bükreş, kuruluşundan (1947) itibaren hep tartışılmış, rekorlar kırmış, alınıp-satılmış ama bir şekilde ayakta kalmış ve günümüze ulaşmış. Şimdilerde ise toplumbilimcilerin merceği altında spor ve siyasetin nasıl iç içe geçtiğine dair bir “case study” niteliğinde incelenip anlaşılmaya çalışılıyor.

Güzel bir hafta dileğiyle.