​SICAĞI SICAĞINA…

Yazmak önemli, 'söz uçar yazı kalır' misali.

Yazmak önemli, ‘söz uçar yazı kalır’ misali. Bir süredir hediye kitaplar birikti. Hakkını teslim etmek adına, bu tür çalışmalara ehemmiyet göstermek lazım. Geçmiş yıllarda olduğu gibi tarafıma ulaşan kitapları mümkün mertebe okuyup, karınca kararınca bahsettiğim çok olmuştur. Aynı şekilde okuyup, biraz daha tafsilatlı olarak bunlardan yine bahsederim diye düşünüyordum. Fakat buna şimdilik diğer çalışmalarımdan dolayı uzunca bir süre vakit ayıramadım. Bu tür çalışmaların tanıtımlarında geç kalınca da işin tadı tuzu kaçıyor. Sıcağı sıcağına bahsetmek daha yerli yerinde ve anlamlı oluyor. Bu durum hem hak sahipleri (yazarlar) açısından, okuyuculara ulaşması açısından ve hatta bazı kitaplarda gündeme dair yazılanlar var ise, gündemi takip etmek, yakalamak açısından da önem arz ediyor. Bunu bildiğim için, hiç olmazsa birkaç tanesini şimdilik yüzeysel olarak da olsa siz okuyucularımızla paylaşmak istiyorum. İleride okuduğumda bu kitaplardan daha detaylıca bahsederim, İnşaAllah.

1- ‘Şiiristan’ Yazar; Muhammet Nur Doğan, Yelkenli Yayınevi 2017 (Şiir- Edebiyat), İstanbul

Şiirlerin seçimi, nesre çevirisi ve şerhi hemen hemen on yıl süren yoğun bir çaba sonucu gerçekleşen bu antoloji milletimizin İslam kültür ve medeniyet dairesine girdiği dönemden başlayarak 20. Yüzyılın başlarına (Miladi 1085-1895 yılları arası) kadar süren uzun bir zaman diliminde yaşamış 91 şaire ait 265 büyüklü küçüklü şiiri, bu şiirlerin günümüz diline aktarımını ve önemli bir kısmının şerhini içermektedir.

Şerhlerin bir kısmında iddiayı ispat maksadıyla başka beyitler ve mısralardan şahitler getirilmiş ve böylelikle metin şerhi çabasının aslında bilimsel bir faaliyet olduğu hususu gösterilmeye çalışılmıştır. Özellikle klasik Türk edebiyatının lirizmi en yüksek şiirlerinin seçilmesi sureti ile hazırlanan bu antolojiye “şiir ülkesi” veya “şiir güllerinin açtığı bahçe” anlamına gelen Şiiristan adı verilmiştir.

Prof. Dr. Muhammed Nur Doğan’ın Uzun ve yorucu bir çabanın sonunda çıkan bu kitap, küllerinden yeniden doğmaya çalışan milletimizin varlığını, istiklâl ve istikbâlini 15 Temmuz’da canıyla ve kanıyla koruma mücadelesinde destanlar yazan, milletimizin şehit ve gazi evlatlarına armağan edilmiştir.

2- ‘Vedasızlık’ Her Veda Bir Merhabadır, Yazar; Ali Orhan,

Vizyon Yayınevi (Psikoloji), Ankara

Yaşamı incelediğimizde aslında bir veda zinciri içinde olduğumuz gerçeğiyle karşılaşırız. Yeni bir yola çıkmadan önce vedalaşmayı unutmayınız yoksa geri dönmek zorunda kalabilirsiniz.

İnsan karşılaştığı psikolojik sorunlarda önce kendisine şunu sormalı. Vedalaşmamış olabilir miyim? Bireysel anlamda vedalaşmayı ele aldığımızda insanın yaşadığı birçok sorunun temelinde vedalaşmanın olmadığı görülecektir. İlginç olan konu insanlar bunun farkında olmadığı için bu yükleriyle yaşamaya devam etmektedirler. Psikolojik anlamdaki bu yük zamanla ağırlaşmaktadır.

Dr. Ali Orhan kitabımda vedalaşmanın önemini başta psikoloji olmak üzere, tarih, sosyoloji, felsefe, siyaset, fizik, arkeoloji, antropoloji gibi çeşitli bilim alanları açısından ne anlama geldiğini geniş bir perspektiften ele alınmış. Kitabı okuyan herkesin öncelikle kendi iç dünyasına bakmasını ve ruhsal yükleriyle vedalaşmasını tavsiye ediyor.

3- ‘Yolum ve Gayem’ Uygur Türkleri ve Çin Meselesi, Yazar; Dr. İlham Tohti, Şira Yayınları, İstanbul

Şira Yayınları tarafından basım ve yayımı yapılarak okuyucularına ulaşan bu kitap 304 sayfadan oluşmakta olup, muhteviyatı itibariyle Doğu Türkistan ve Uygur Türkleri meselesine yeni bir bakış açısı getirmektedir... Uygur Türklerinin gasbedilen hak hukuk ve evrensel değerlerine 21.yüz yılda yeniden kavuşmaları konusunda izlenecek yeni yollar ve yeni yöntemleri ortaya koymaktadır.

Pekin Merkezi Milletler Üniversitesi öğretim Üyesi Dr. İlham Tohti’nin Uygur sorunu ile Çin gerçeğini ve kendisinin bu konudaki görüşlerini bütün ayrıntıları ile ortaya koyan bir kitap. Kitapta kendi topraklarında köle gibi yaşayan Uygur Türklerinin var olma mücadelesinin sembolü olan ve Uygurların 20. yüzyıldaki belki de en iyi bilim ve fikir adamlarından birisi olan Dr. İlham Tohti hapishanede bir yandan çilesini doldururken, bir yandan da bu tür kitap çalışmalarıyla, zindanda da olsa Uygur Türklerinin özgürlük mücadelesine katkısını sürdürmektedir.

***

İlk başta bahsettiğim üzere yazmak önemli elbet, velakin söz söylemekte bir o kadar önemli. Yani konuşmak, duyguları konuşarak ifade etmek de. Bu işinde hakkını vermek önemli. Bu hususa dair Rahmetli Aşık Halil Karabulut’un bir şiiri var. Aklıma  geldi. Şiirin hepsini  buraya koymam mümkün değil ama son dört mısrası zaten işin ehemmiyetini anlatmış. O yüzden bu dörtlüğü sizlerle paylaşıyorum. Böylelikle yazmanın yanında söz söylemenin de ehemmiyetine işaret etmiş olalım ki; hakkını vererek söz söyleyen dostlarda bize gönül koymasın. Sağlıcakla kalın.

(…)

Halil söz bir aziz meta

Ehli ala, ehli sata

Çok sözde olur, çok hata

Az söyle oğul, az söyle…