Kurban_bayrm


SANA DA PRAFO!

Avrupa Ligi'nde geçen hafta oynanan son 16'ya kalma maçında, 3-1'in rövanşında uzatmada da olsa 4-1'i bulup Sporting Lizbon'u geçince İBFK/Başakşehir'e içten ve yürekten Prafo-Prafo-Prafo dedik.

Vahi Öz’ün unutulmaz repliğini siyah-beyaz dönem Türk Sinemasına birazcık âşina herkes hatırlayacaktır. Ne Şeker Şey filminde Hacı Mansur Ağa rolündeki Vahi Öz’ün nispeten -domestic- oğluna “afferim oğlum Ahmet”, Avrupa’da eğitim almış diğerine de “sana da prafo!“(bravo) demesi hepimizin diline pelesenk olmuştu geçmiş yıllarda.

Avrupa Ligi’nde geçen hafta oynanan son 16’ya kalma maçında, 3-1’in rövanşında uzatmada da olsa 4-1’i bulup Sporting Lizbon’u geçince İBFK/Başakşehir’e içten ve yürekten Prafo-Prafo-Prafo dedik. Ne de olsa Ülkemizi Avrupa’da temsil etme şerefi bir süre daha Boz Baykuşlar tarafından üstlenilecekti. Tebrik ediyoruz Okan Hoca ve öğrencilerini.

İBFK için bu seviye aslında geçen senelerde de hep bir kol boyu mesafedeydi ama Abdullah Avcı –sağolsun- Avrupa’da Ülke Puanına katkıda bulunmayı tâli bir hedef olarak görüyordu. Başakşehir’in başındayken, Perşembe günü Avrupa’da geniş bir rotasyonla oynayıp daha az tecrübeli ve sakatlıktan yeni çıkmış futbolcularını sahaya sürerek, as oyuncuları hafta sonu oynayacağı lig maçına saklardı genellikle. Saklardı da ne olurdu? Başakşehir şampiyon mu olurdu? –Maalesef olan Ülke Puanlarına olurdu o yıllarda.

Bu sene Ülke Puanımıza katkıda bulunma imkânı olan Galatasaray, Başakşehir, Beşiktaş, Trabzonspor ve Malatyaspor vardı başlangıçta. Ön eleme, ikinci eleme, gruba kalma, grup maçı, son 16 turu derken toplaya toplaya 4600 puan toplayabildik ve UEFA Ranking’de 11. sıradayız. İlk 10’dan düştüğümüz için Şampiyonlar Ligi’ne sadece tek takımımız gidebilecek ve erozyon böyle devam ederse belki yakın gelecekte o tek takımımız da ön eleme turu oynamak zorunda kalacak. Onuncu basamağı Ukrayna’ya kaptırdık ve bizim altımızda da Avusturya var on ikinci sırada, nefesi ensemizde Avusturya’nın.

Ukrayna’da Shaktar Donetsk de son 16’ya kaldığı için aradaki farkı kapatmamız biraz zor, ayrıca Avusturya’da da LASK (Linzer Athletik Sport Klub) yoluna devam ettiği için onlara yakalanma riskimiz devam ediyor. Görüldüğü gibi Başakşehir bu sene çok kritik bir görev üstlendi ve inşallah Kopenhag maçlarında da yüzümüzü kara çıkarmazlar.

Okan Buruk Hoca sessiz sedasız hem Süper Lig’de yoluna devam ediyor hem de Avrupa Ligi’nde ve bunu yakın geçmişte yapabilen pek çıkmadı. Göksel Bey’in kulübü satma projesini askıya alıp biraz daha işlere konsantre olmasıyla, Okan Hoca’nın doğru takım kurgusu ve cesur futbolu bir araya geldiğinde bu netice mümkün olabildi.

Haftaya Perşembe gecesi (12 Mart 2020) Başakşehir Stadı’nda az sayıda Boz Baykuş ve bol miktarda diğer takımlardan futbolseverin yüreği Başakşehir’le birlikte atacak. Danimarka’daki ikinci maça avantajlı bir sonuçla gidilmesi için bütün şartlar pozitif şu an itibarıyla. Umalım ve dileyelim ki her iki maçta da saha içi ve saha dışı bütün faktörler bizden yana olsun. UEFA Hakem Komitesi’nin maça vereceği isim çok önemli. Hakem Komitesi’ndeki 20 üyeden hangilerinin, hangi sâiklerle, hangi isimleri maçlara vereceğine dair derin endişeler taşımaktayız. Geçen senelerde Fenerbahçe ve Beşiktaş’a yapılan skandal hakem atamalarını ve başımıza gelen fecaatları hepimiz hatırlıyoruz. (19 Mart Perşembe günü Danimarka’da oynanacak maça giderken havaalanında yaşanabilecek siyasi içerikli sıkıntılı durumların izâle edilmesi için de Hariciyemizin şimdiden gereken tedbirleri almasını beklemekteyiz.)

Nisan Ayında da Başakşehir’in Ay-Yıldızlı Bayrağımızı Avrupa’da dalgalandırması için bu iki zor maçta dualarımız Boz Baykuşlar’la olacak.

Hepimize güzel bir mart ve güzel bir ilkbahar dilekleriyle…