PKK'DA SİNCAR SANCISI

Faruk AKTAŞ 20 Kas 2020

PKK'ya kenti terk etmesi aksi halde terör örgütünün buradaki yapılanması YBŞ unsurlarının zor kullanılarak çıkarılacağına dair sürekli açıklamalar yapılıyor.

Irak’ta merkezi yönetim ile Bölgesel Kürt Yönetimi’nin (IKBY) geçtiğimiz Ekim ayında nüfusunun büyük çoğunluğunu Ezidilerin oluşturduğu Sincar (Şengal) kentinin PKK’nın kontrolünden çıkarılması konusunda vardıkları anlaşmanın hayata geçirilmesi için düğmeye basıldı.

Hem Irak ordusuna bağlı birimler hem de IKBY’nin Peşmerge güçleri kente yakın bazı bölgelerde konuşlanmaya başladı.

PKK’ya kenti terk etmesi aksi halde terör örgütünün buradaki yapılanması YBŞ unsurlarının zor kullanılarak çıkarılacağına dair sürekli açıklamalar yapılıyor.

2014’te terör örgütü DEAŞ’ın saldırısına uğrayan kent, yaklaşık bir yıl sonra bu terör örgütünün elinden kurtarılmasından sonra bir diğer terör örgütü PKK’nın kontrolüne geçmişti.

DEAŞ saldırıları öncesinde yaklaşık 500 bin nüfusu olan kentte şu an yaklaşık 100 bin kişi yaşıyor. Kıyımdan geçirilen Ezidilerin geri kalanları o günden bu yana bölgedeki dağlık alanlara yerleşmiş durumda.

Yaklaşık 350 bin Ezidi, kentin PKK’nın denetiminde olması nedeniyle evlerine dönemiyor.

9 Ekim’de Bağdat ile Erbil arasında varılan anlaşma, PKK’nın buradan çıkarılarak Ezidilerin evlerine geri dönüşünü aynı zamanda kentin yeniden inşasını öngörüyor.

Ne var ki burayı ikinci bir Kandil’e dönüştürmek isteyen PKK, kenti terk etmemek için direniyor.

Üç gün önce YBŞ’li bir grup bölgedeki Irak güvenlik güçlerine saldırarak kontrol noktasını ateşe verdi. Güvenlik güçleriyle YBŞ’li teröristler arasında zaman zaman gerginlik yaşanırken PKK, anlaşmanın hayata geçirilmesini engellemek için tüm güçlerini seferber etmiş durumda.

PKK’nın Avrupa yapılanması KNK’nın yetkilileri hafta boyunca Kuzey Irak’ta görüşmeler yaparak anlaşmadan vazgeçilmesini istedi.

Ancak Talabanilerin partisi KYB ile Goran tarafından olumlu karşılanan KNK, Barzanilerin partisi KDP’den pek yüz bulmadı.

Erbil’den umduğunu bulamayan PKK, bu kez temasta olduğu bazı aşiret liderlerini Irak Başbakanı Mustafa Kazımi’ye gönderdi.

Başbakan Kazımi de Sincar’da “yabancı güçlerin varlığına izin vermeyeceklerini” söyleyerek anlaşmayı hayata geçirmekte kararlı olduklarını dile getirdi.

Bu girişimlerinden sonuç alamayan PKK eş zamanlı olarak bazı Avrupa ülkeleri ile ABD’deki yandaşlarını harekete geçirerek, çeşitli gösteriler düzenlemek suretiyle söz konusu ülkelerin Bağdat ve Erbil üzerindeki nüfuzlarını kullanarak anlaşmanın uygulanmasını önlemeye çalışıyor.

Benzer bir gösteri önceki gün Diyarbakır’da da yapıldı.

HDP ve PKK’nın uzantısı diğer yapılanmalar tarafından düzenlenen gösteride Türkiye ve KDP aleyhine açılmalar yapıldı.

HDP Eşbaşkanı Pervin Buldan ile bazı milletvekillerinin de katıldığı gösteride konuşan HDP’nin yedek partisi DBP Eşbaşkanı Saliha Aydeniz, “Böylesi tarihi bir dönemde, işgalci bölgesel güçlerin; Kürtleri karşı karşıya getirme, kuşatma politikaları derinleşmiştir” dedi.

Aydeniz’in “İşgalci bölgesel güç” dediği kendisine milletvekili maaşı ödeyen Türkiye Cumhuriyeti Devleti.

PKK’ya karşı Kuzey Irak’ta yürütülen operasyonlar nedeniyle Türkiye’ye “işgalci güç” diyor.

PKK’nın Sincar’dan çıkarılma girişimini de Ankara’nın Bağdat ve Erbil üzerinde oluşturduğu baskıya bağlıyor.

O nedenle Aydeniz, “Türkiye ile ortak hareket etme, karşı karşıya gelmeyelim” diyerek bir yandan KDP’yi tehdit ederken diğer yandan “Yaşanan anlaşmazlıklar ve sorunları gidermenin yolu; diyalog ve müzakeredir. Kürtler iç sorunlarını da bölgesel meseleleri de konuşarak çözebilecek olgunluğa, deneyime kavuşmuştur.  Sorunları çözmenin yolu ortak zeminleri yaratmak, ulusal birliği oluşturmak ve bu temelde halkımızın çıkarlarını öncelemektir” şeklindeki ifadeleriyle Türkiye’ye karşı müzakere ve iş birliği çağrısı yapıyor.

Aydeniz’in “ulusal birlik” dediği de Washington ve Paris tarafından ortaklaşa hazırlanan ve Kuzeydoğu Suriye’de bir “terör devleti”nin kurulması için PKK’nın bu ülkedeki uzantısı PYD ile Barzanilerin KDP’sine yakın ENKS’nin “birleştirilmesini” öngören planlar.

HDP ve DBP’nin bu çırpınışlarının tümü PKK’yı Sincar ve Kuzey Irak’taki diğer bölgelerde tutabilmek için.

PKK’yı burada tutmak için çırpınan sadece terör örgütünün Avrupa, ABD ve Türkiye’deki uzantıları değil.

Aynı talebi PYD’de de Suriye’de dile getiriyor.

Öyle ki yaşanan gelişmeler PYD ile ENKS arasındaki görüşmeleri de etkiledi.

PYD yetkililerinden Salih Müslim, “ENKS ile birlik görüşmelerinin durdurulduğunu” açıkladı.

Tüm bunlar karşısında KDP’nin PKK’ya dediği ise özetle şu; “Sizin yeriniz burası değil. Yeter artık bize ve halkımıza çektirdiğiniz. Bizim topraklarımızdan çıkın, gidin. Nerede ne yapacaksanız bizi ilgilendirmez. Ancak sizin için Türkiye ile karşı karşıya gelmek istemiyoruz.”

Hâsılı kelâm Kuzey Irak’ta PKK ile KDP arasındaki gerilim sürüyor.

Önümüzdeki günlerde PKK’yı Sincar’dan çıkarmak için Irak ordu güçleriyle Peşmergenin harekete geçmesiyle sıcak çatışmalar yaşanabilir.

PKK’nın önce Sincar’dan sonrasında ise Kuzey Irak’taki diğer bölgelerden çıkarılması Bağdat ve Erbil yönetimlerinin de çıkarına.

Zira kendi egemenlik alanlarındaki bazı bölgelerin alenen işgal edilmiş olması en başta onların meşruiyetlerinin sorgulanmasına yol açar ki, PKK söz konusu bölgelere yerleştiğinden bu yana bu sorgulama hep var.

Bağdat ve Erbil’in hem meşruiyetlerinin sorgulanmasından kurtulmaları hem de Türkiye ile ilişkilerinin daha dostane bir eksene oturması için bu adımları atmaları şart.