​PARMAKLAR ÇOK ACIR
12 Ağu 2017

... Benim parmaklarım çok acır. Çok dikkat ederim, canımın can noktası orada atar sanki..

Kapıya sıkışır çok acır, hafif bıçak ile kesilir çok acır, azıcık yanar çok acır.

Parmaklarımla imtihanım vardır sanki, canımın acı noktası uçlarındadır.

Sızım sızım sızlar.

... En son Johnny Depp, iyi olmadığı, depresiv halde olduğu bir zamanda, parmağını kesip, kanıyla aynaya bir şeyler yazdı diye haberini okumuştum.

O zaman benim de parmağım sızlamıştı.

Benim parmağımdan kan akmıştı.

Başka bir zaman.. Kadının kocasına kızıp, adamın parmağını ısırdı, parçayı yere tükürdü diye haber okumuştum, yine parmağım sızlamıştı.

Sanki benim parmağımı ışırmıstı, koparmıştı.

... Kadının adı, Gulfidan Pikel.. 18 yaşında Şanlıurfa'dan evlenip Ankara'ya yerleşiyor. 

Koca denecek cani, hurdacı.. İmam nikahı ile evleniyorlar... Resmi nikah da yok diyeceğim, olsa ne olur olmasa ne olur diyorum. Nikahın batsın diyorum.

Kadın 17 sene de 5 çocuk yapıyor.. Her 3 senede bir doğuruyor. 

Evlendiği günden beri dayak yiyor adamdan, işkence boyutunda.. Adam çocuklarını da dövüyor.

Kadın yıllarca susuyor.

İşkence görüp oturuyor.

En son ellerini, parmaklarını bağlıyor, vücuduna elektrik veriyor.

Kadının parmakları mosmor, evden kaçıyor. Abisine sığınıyor, kadın işkenceden feci durumda, hastaneye gidiyorlar, kadının tam 11 parmağı kesiliyor.

Diyeceksiniz ki, iki elin parmağı ondur. Nasıl oluyor?.. Yarısı ayak parmakları da ondan.

Gülfidan, feci enkaz durumda.

Dile kolay tam 17 sene.

Çekiyor kadın.

Benim yaralandığım nokta, kadının anne babası, çocuklar, akrabalar, konukomşu yok mu?

Gören bilen şahit olan, dur diyen kimse yok mu?

Bu kadar büyük işkenceye şahit olmayan, görmeyen kimse olabilir mi?.. 

El uzatan kimse yok mu. 

Bu kadar mı merhametsiz olduk, bu kadar mı duyarsız olduk?

Komsular, ailesi olan insanlar yok mu? Elinden tutup, karakola, savcıya götüren insanlar yok mu?

Ben bu caniden çok korktum, ama sadece seyreden, tınmayan, el uzatmayan insanlardan daha çok korktum.

İnsanlar merhametsiz olmuş.. 

Biz yandık.

Ülke iklimi merhametsiz bulutlarla kaplı. 

Ben, Cumhurbaşkanımızın eşi, Sayın Emine Erdoğan'a seslenmek istiyorum.

Siz lütfen Gülfidan hanımın yanına hastaneye gidin.

Siz lütfen elinden tutun.

Siz lütfen sırtını sıvazlayın.

Bir kadın olarak, böylesine feci işkencelerle parmaklarını kaybeden bu zavallı kadının yanında olun.

Onu sahipsiz bırakmayın.

Sizin gibi bir hanımefendinin böylesine bir davada orada, o kadının yanında olması çok önemli.

Gülfidan'ın beyaz güvercini olun.

İki kadının buluşma noktası, kadının yalnız olmadığı merhamet noktası olsun.

Siz gidin ki, gitmeyen kim varsa utansın.

Funda'ya takılanlar...

... Harvard Üniversitesi, depresyon tedavisi gören, gönüllü 166 kişinin Instagram’daki paylaşımlarına bakmışlar. Paylaştıkları fotoğraf sayısı 43.950. Depresyon eğiliminde olan kişilerin daha çok, siyah, gri görseller paylaştığını tespit etmişler. Ama bence eksik kalmış, orası yalan dolan bir yer, olmadığı yerlerde, olmadığı insan gibi, foto paylaşanlara ne diyeceğiz? Onlar ne renk? Devamlı dudaklarını şişiren öne çıkaran kadınlara ne diyeceğiz? Devamlı ayaklarının fotoğrafını çeken kadınlara ne diyeceğiz? Valla, yalan dolan yapacağıma, siyah gri renklerle kalırım, depresyonda olurum...

... Ayder yaylasının fotoğrafı var.. Rezil kepaze olmuş.. İnsan utanır. O yapılaşmaya izin verenler bu dünyada size ne derler bilirim de, öbür dünyada yatacak yeriniz olur mu bilmem.. Cumhurbaşkanımız da demiş.. Ayder rezil oldu diye. Size görev düşüyor, hepsini cezalandırın, görevden alın lütfen.