PANDEMİYE RAĞMEN KARARLI DİYARBAKIR ANNELERİ

Yaşar İÇEN 16 Eyl 2020

Pandemi sebebiyle şapkayı elimize alıp düşünmeye fazlasıyla zamanımız oldu...

Aylardır anneler evlatlarını evlatlarda annelerini doyasıya öpüp koklayamıyor!

Aylardır dibimde duran annemi bırakın öpmeyi yaklaşamıyorum ve neredeyse dokunamıyorum bile! Evlat olarak ben bir şekilde idare ediyorum da annem arada unutup öpmek için bana doğru hamle yapıyor... İşte o an içim sızlayarak ‘anne dur öpme’ diyorum fakat annem yine de pes etmiyor ve vazgeçmiyor ‘ana yüreğindeki’ sevgisinden... Öpmek için yanaklarıma yönelen annem ikazım karşısında hemen başımı öpüyor, kokluyor veya bir şekilde dokunup hasret gidermeye çalışıyor... Analar ve evlatlar dünyanın başına musallat olan pandemi sebebiyle aylardır bu şekilde!

Pandemi sebebiyle şapkayı elimize alıp düşünmeye fazlasıyla zamanımız oldu... Elimizdekilerin değerini, kaçırdıklarımızı, önce yok sayıp sonra pişman olduklarımızı, kendimizi keşfetmeyi ve geliştirmeyi, sabrı, şükretmeyi, yetinmeyi, sevmeyi, sevilmeyi unutmuş olduğumuzu anımsadık... Yeni Dünya düzeni; kendi kendine yetmeyi ve içindeki cevherleri keşfedip geliştirmeyi bilen güçlü insanları istiyor bu kesin!
Tüm bu pandemi curcunası içinde bir şehirde bir grup insan vardı ki dünyanın aksine sükunetini, kararlılığını ve umudunu kaybetmeden ‘evlat hasretini’ dindirmenin peşindeydi...
‘Diyarbakır Anneleri’nin evlat nöbeti bir yılı geçti haberimiz var mı? Üç beş gün oturup vazgeçerler diyenlere de tokat gibi bir cevap oldu bu kararlı duruş!

Diyarbakır'da anne Hacire Akar, oğlunun dağa kaçırılmasının sorumlusu olarak gördüğü HDP İl binası önünde 22 Ağustos'ta oturma eylemi başlatmıştı. Başlattığı oturma eylemi ve kararlı mücadelesiyle 24 Ağustos'ta oğluna kavuşan anne Akar’dan sonra 3 Eylül’de evladı kandırılan diğer anneler oturma eylemi başlatmıştı...

O günden bu yana anneler birer birer evlatlarına kavuşmaya başladı. Anneler evlat kokusuna kavuştukça Diyarbakır Annelerine diğer illerden de analar eklenmeye başladı...

Pandemi sebebiyle üç beş aydır öpüp sarılamadığımız annelerimizin acısına bizzat şahit olduk. Bununla birlikte teröre maşa olarak kullanılmak için kandırılıp kaçırılan ve yıllarca evlat hasreti çeken annelerin acısını daha iyi anladık! Yıllarca öpüp, sarılıp, koklayamadığı evladına olan hasreti veya sağ mı ölümü, hasta mı iyi mi, aç mı tok mu endişesi anneleri tüketir... Ki bu hasretle yitip giden anaların mekanı cennet olsun. Onlar kavuşamadı evlatlarına fakat inanıyorum ki; şimdi analar evlatlarına kavuştukça onların da ruhu huzur buluyor...

Evet kararlı ve yüreği hasret dolu Diyarbakır Anneleri Güneydoğu’nun teröre karşı başkaldırısı oldu. Yılların zulmüne karşı seslerin yükselmesine vesile oldu! Hepsiyle birlikte evlatların anne, aile, devlet sıcaklığına olan hasreti de bitti... Terör örgütünden kaçıp annesinin sesine koşan evlatların verdiği ifadelerde pişmanlık ön plana çıkıyor. Vaat edilenlerin yalan olduğunu ve mevzunun büyük bir saçmalık olduğunu anlayan evlatlar birer ikişer ‘aidiyet duygularıyla’ vatanına koştu koşmaya devam edecek...