ORMAN YANGINLARI

Şu satırları yazarken elim titriyor, gözlerim ağlamaktan kan çanağı içinde ciğerim yanıyor.

Şu satırları yazarken elim titriyor, gözlerim ağlamaktan kan çanağı içinde ciğerim yanıyor. Ormanlarımız cayır cayır yanıyor. İnsanımız hayatını kaybediyor. Ve doğanın dengesini koruyan can dostlarımız doğa hayvanları ölüyor... Manavgat, Kayseri, Osmaniye, Mersin'den sonra bKilis, Marmaris, Bodrum, Didim, Milas ve Antalya'dan yangın haberleri ardı ardına geldi. Türkiye son günlerde  orman yangınları ile mücadele ediyor. Şimdiye kadar birçok canın gittiği yangınlar için herkesin kafasında aynı soru var: Yangınlar neden çıkıyor? İki ihtimal öne çıkıyor; iklim krizi ve sabotaj.. Orman yangını, doğal ya da insani sebeplerden ortaya çıkan ormanların kısmen veya tamamen yanmasıdır. Yıldırım düşmesi, yanardağ patlaması ve yüksek sıcaklık gibi doğal sebeplerle çıkan yangınlar ve sigara, tarımsal ürünler nedeyli çıkan insan kaynaklı orman yangınları vardır. Ormanların yanması ekolojik olarak birçok zarara sebep olur. İklim değişikliği ve kuraklık başlıca sonuçlardır.

Orman yangınları, özellikle uzun süre yağmur yağmayan yaz aylarında büyük bir tehlikedir. Avustralya'nın bazı bölgeleri, Afrika, Fransa ve ABD orman yangınlarının çok olduğu yerlerdir. Dikkatsizce üzerine bir sigara fırlatılan kuru yapraklar bir süre kimsenin dikkatini çekmeden için için yanabilir. Sonra bir rüzgâr eser, yapraklar alevlenir ve eğer hemen görülüp söndürülmezse yangın büyüyerek denetimden çıkar. Ormanlık bölgelerde yangın gözetleme kuleleri ve yangın tehlikesine karşı uyanık orman görevlileri vardır. Zaman zaman devriye uçaklarıda hangi bir duman olup olmadığını havadan denetler. Eğer bir yangın yayılmaya başlamadan önce saptanabilirse kolayca söndürülebilir. Ama yangın çok büyükse, itfaiyeciler ya helikopterle ya da uçaklardan paraşütle atlayarak hızla yangın yerine ulaşırlar. Uçaklar yangına havadan kimyasal söndürücüler püskürtür. Yangının yayılmasını önlemek için yangının çevresindeki bir kuşak boyunca bitkiler buldozerlerle temizlenir. Genellikle bu kuşak çevresindeki ağaçlar denetim altında yakılarak yangın buraya gelince yanacak bir şey kalmamış olması sağlanır. Ağaçtan ağaca atlayarak genişleyen yangın buraya ulaştığında ateşin atlayabileceği bir ağaç olmadığı için yangının yayılması durur. Yangın söndürme ekipleri son ateş parçası sönene kadar çalışmalarını sürdürürler. Bütün bu gelişmiş söndürme yöntemlerine karşın orman yangınları her yıl büyük zararlara neden olmaktadır.

Ormanları yangınlara karşı korumak için öncelikle şunlara dikkat edilmesi gerekir:

Ormanlara cam ve cam kırıkları atılmamalı. Cam, güneş ışığını bir büyüteç gibi çimenlere çeker. Çimenler, tutuşarak çimenlerin alevlenmesine yangının oluşmasına neden olacaktır. Mangal küllerini soğutmadan dökmemeliyiz. Çünkü çimenler tutuşabilir. Sigara izmariti yanık olarak atılmamalı, çünkü sigara izmariti çimenleri yakar ve yangın oluşur.Bir yangın gördüğümüz zaman 110 yangın ihbar hattına bildirmeliyiz.Halk görevli kişiler ve çevre örgütleri tarafından bilinçlendirilmeli, bu konuda seminerler ve konferanslar düzenlenmelidir.

Orman Yangınlarının Sebepleri Şunlardır:                             

 İhmal ve dikkatsizlik nedeniyle çıkan orman yangınları: Ormanda güvenlik tedbiri almadan ateş yakmak.Yakılan ateşi söndürmeden bırakmak. Özellikle mangal için yakılan ateşin söndürülmeden bırakılması. Sönmemiş sigara izmariti ve kibriti yere atmak. Orman içinde veya bitişiğindeki tarlalarda istenmeyen otları veya tarla anızını yakmak. Gece aydınlatma için ormanda ateşle dolaşmak. Cam ve cam kırıklarını ormanda bırakmak, güneş ışığının camdan yansıyarak otları yakması. Çocukların orman içinde ateşle oynamaları. Eğlence veya gösteri için ormanda ateşle bir şeyler yapılması ateş yakılması

Kasıtlı çıkarılan orman yangınları: Orman içinde veya bitişiğindeki tarla veya otlakları genişletmek. Orman içinde yapılan kanunsuz işleri gizlemek için çıkarılan yangınlar. Yabani hayvanları uzaklaştırmak. İş ve çıkar elde etmek. Ve vatan hainleri tarafından gerçekleştirilen haince yangınlar. 

HAFTANIN KİTABI : KÜT OYNAYAN KADINLAR

 Kitap okuyunuz, kitap okuyunuz ve kitap okuyunuz. Gelecek Z kuşağının aydınlanma simgesi olarak enpoze ettiği sanal oyunlarla kurtulamaz... Gelecek kitap okuyarak kurtulur. İşte size haftanın kitabı Küt Oynayan Kadınlar, belgesel ve kısa filmler çekmiş, çocuk kitapları yazmış Raşel Meseri’nin, yetişkinlere yönelik üçüncü romanı Küt Oynayan Kadınlar Alfa Yayınları’ndan çıktı. Sıcak. Çeşme yazında güneş cayır cayır.  Sıcak. Hava yorgun, yazlıklarda zaman rehavet içinde. Sıcak. Ev sahibemiz Rezzan’ın lüks villasında gün yeni başlamış;manzarayı, mutfağı, ağaçları, çiçekleri, havuzu, pergolayı, masayı, iskambil kâğıtlarını, gümüş takımları, yelpazeleri ve hizmetçiyi yine yoğun bir gün bekliyor. Bugünkü misafirler, Amerikano olarak da bilinen Küt oyun grubu. Bu zengin yazlığın bahçesine, iskambilin cilvesine neler sığmayacak ki: 50-80 yaşları arasındaki yedi kadının bireysel ve toplumsal hesaplaşmaları, ihtirasları, itiraflarıve kiminin hâlâ Ladino dilinde sakladıkları sırları. Sessiz bir hizmetçinin kendiyle konuşmaları. Bir genç kadın ve bir kız çocuğunun, o gün ilk günü yaşanan geleceğe salınacak dostluğu. Sıcak. Ve şimdinin duvarları eriyor. Sıcak. Ve geçmiş kaynıyor için için, lavları bugüne akıyor. Sıcak. Ve gelecek az ötede, güneşin ve nemin yarattığı buharlı sahnenin içinde görünüyor, alev alev...Küt Oynayan Kadınlar, Raşel Meseri’den yine oyunlu, müstesna ve çarpıcı bir roman

GÜNÜN SÖZÜ : ORMANLAR CİĞERİMİZDİR VE ORMANLAR KALBİMİZDİR.