ON-LİNE AĞLAMAK!

Mehtap DEMİR 29 Kas 2020

En başından beri öğrenci merkezli bir eğitmen oldum...

22 yıldır sınıftayım. Farklı kurumlarda öğretmen oldum.

Milli Eğitim Bakanlığına bağlı ilköğretim/ lise ve güzel sanatlar lisesinde tecrübem oldu.

Sonra üniversite, bitmeyen bir öğrenim süreci

Sistemler değişti,

Savaşlar oldu,

Krizler yaşandı,

Yoğun günler/ aylak zamanlar gördük. Mezun öğrencilerim çoluk çocuk sahibi oldular…

Hep çok sevdim...

En başından beri öğrenci merkezli bir eğitmen oldum...

Bazen çabamın boşa olduğunu hissettim, öngördüm. Bazen vefasızlıkla karşılaşacağımı bildim... Bazen çok haklı gururlar yaşadım.

Öğrencilerimle güldüm, öğrendim, eğlendim ağladım,

Ama On-line ders sırasında ağlayacağım aklımın ucundan geçmezdi…

Çünkü uzak kalmıştım öğrencilerimden, onlarla bu kadar ayrı kaldığımız bir dönem olmamıştı.

Evlatlarım, kardeşlerim, arkadaşlarım bildiğim öğrencilerime ne kadar bağlı olduğumu fark ettim...

Buz gibi ekranın arkasından onlara bakarak ağladım. Karşılıklı ağlaştık...

Nasıl bir hayata hazırladık onları, nasıl bir dünya görüyorlar?

Daha neler yaşayacaklar... Bir an düğümlendi sözcüklerim nefes alamadım,

Sizi çok özledim deyip ağladım.

Bunu yazmak istedim çünkü doktorlar / öğretmenler bütün toplumu omuzlarında taşıyorlar fark edelim artık...

Biz yaşadıklarımıza, insana dokunduğumuz her anımıza, iş/para/profesyonellik olarak bakamıyoruz.

Nefes alma biçimimiz, yaşadığımız toprağa bağlılık

Emek, ilmek ilmek...

Binlerce öğrencim olmuştur hepsine kıymet verdim... Gururlandım, umutlandım, heyecanlandım

Daha neleri göreceğiz bilmiyorum ama

Öğrencilerimi ve sınıfı çok özledim. Yanımda olsalar her birine sıkıca sarılırdım.

Köylerde/zor şartlarda hizmet eden öğretmenlerim/atanmayı bekleyen öğretmenlerim her birinize hürmet ve saygı duyuyorum.

Mesleğini aşkla yapan tüm arkadaşlarımı selam ve sevgiyle kucaklıyorum

***

“Salgın cinsiyet eşitliğinde de ciddi risk”

Tam düzeliyor derken, yeniden arttı

Yeniden, kendimizi daha ciddi bir izolasyona tabi tuttuğumuz günlere girdik.

Evde kalmanın, evden çalışmanın psikolojik etkilerini her gün tartışırken özellikle kadınların dikkatini çekecek bir araştırmaya denk geldim…

Birleşmiş Milletler Kadın Birimi UN Women son araştırmada şöyle diyor:

“Virüs salgını kadınlar üzerinde büyük bir baskıya neden oldu… Cinsiyet eşitliğindeki 25 yıllık ilerleme bu anlamda tehlikede”

Araştırma  pandemi nedeniyle kadınların önemli ölçüde daha fazla ev işi ve aile bakımı yaptığını ortaya koyuyor…

“Salgından önce dünya genelinde pek çok ülkede kadınlar erkeklerden 3 kat daha fazla süre ev işleriyle ilgileniyordu. Salgın sonrası ise bu süre korkutucu rakamlara
ulaştı…”

Birleşmiş Milletler Kadın Birimi’nin çalışma anketinde Türkiye’de “Pandemiden sonra en az bir ev işini eskisinden daha fazla yapıyorum” diyen kadınların oranı ise yüzde 89…

BM kadın birimine göre,

“25 yıldır artan cinsiyet eşitliği ortadan kalkabilir… Şu anda salgın, 1950’lerin cinsiyet eşitsizliğine geri dönme konusunda gerçek bir risk”

Yapılan 38 anketteki ortak özellik ise düşük ve orta gelirli ülkelerle sanayileşmiş ülkelerden gelen verilerin benzer olması…

Bakın örneğin ABD’de

Sadece Eylül ayında, ABD’de, 200 bin erkeğe kıyasla 865 kadın işgücünden ayrılmış.

Ve kadınların çoğu bir bakım yükü olduğu için işlerini bırakmak zorunda kalmış…

BM kadın biriminin son mesajı ise şöyle:  

“Daha az sayıda çalışan kadına sahip olmanın yarattığı dalgalanma etkisi sadece kadınların refahı üzerinde değil, ekonomik ilerlemeleri ve bağımsızlıkları üzerinde de vahim olabilir”

***

Kraliçe’nin zor seçimi

Virüs bu…

Koskoca kraliçeyi bile dize getirdi.

Mecbur bıraktı.

İki oğlundan birini seçmek zorunda kaldı.

Danimarka’da Noel kutlamalarına katılacak kişi sayısına sınır getirilince Kraliçe de karardan etkilendi. 

Kutlamalara iki çocuğunu götüremezdi, birini seçti.

Ameliyat olan oğlunu tercih etti.

Dedik ya, mecbur…

Asıl merak edilen İngiltere Kraliçesi.

Bakalım o da ülkesindeki sıkı kurallara Noel’de uyabilecek mi?

***

İlginç haberlerin en başına koy!

Hani dedik ya

“BM araştırma yapmış kadınlar iş hayatından çekiliyor” diye

Alternatifleri de bitmiyor elbette kadınların.

Habere bakın:

“On-line alışverişe artan ilgi sebebiyle yüzbinlerce ev kadını, bulundukları mahallede kargo şirketlerinin teslimat noktası olarak hizmet vermeye hazırlanıyor”

Peki nasıl olacak?

Mevzuat hazırlanıyormuş.

Kargo şirketleri bir mahallede teslimat yapmaya gittiklerinde kişiyi evde bulamazlarsa, o mahalledeki “kargonun anlaştığı ev hanımına” teslimat yapacaklarmış.

Tabi kimlik sorunu vs gibi engeller mevzuatla çözülecekmiş.

Yakında ayrıntılarını da öğreniriz…

***

Günün sözü

Büyüklüğün belli bir ölçüsü yoktur, yükselten veya alçaltan şey kıyaslamadır. Bir nehirde büyük görünen bir gemi, denizde küçüktür.

Lucius Annaeus Seneca