MEDENİYET DEDİĞİN

Sonunda İstanbul'a geri dönüş yolculuğuma başladım, önümde bir sürü aldığım notlar ile acaba nereden başlasam.

     New York’tan arta kalanlar güzel anılar, heyecan ile yine geçip giden 15 gün... Baktığımda gelir seviyesinin altında yada sokaklarda yaşayan, eğitimi olmayan bir çok insan olmasına rağmen insanlar yardım sever, iyi niyetli. Konuşmayı, sohbet etmeyi seviyorlar. Şehirde her daim bir koşturmaca ve bir sirkülasyon var. Hep kalabalık ve enerjik. Sokaklarda her köşede başarılı bir müzisyen harikalar yaratıyor. Hani bizde olsa görevliler hadi kalk oradan diye kovalar durur. Spor müsabakalarında en büyük derbi çıkışında iki takım taraftarları maç bittiğinde aynı anda aynı kapıdan çıkıyor ne bir kavga, ne bir olay, ne de bir yaralanma yok. Hatta birbirlerine küfürler edip gülerek terk ediyorlar sahayı. Bu benim hayatımda yaşadığım en ilginç deneyim diyebilirim. Bizde bir derbi çıkışında karşı taraf kendine küfür ediyor diye gülerek stadyumu terk eden olur mu acaba? Rüyamda dahi görsem inanmam. Bu eğitimle de alakalı değil, bir kültür, bir tarz meselesi diye düşünüyorum.

       Hayat şartları gözlemlediğim kadarıyla hiç zor değil. Hadi ben gidiyorum dediğinizde, Türkiye’de aklınıza gelmeyecek bir çok işi yapabilirsiniz. Ve kimse sizi işinizden yada statünüzden dolayı eleştirmez aşağılamaz. Tam aksine çalıştığınız zaman değerlisiniz, ister garson, ister oto tamircisi, ister mühendis olun.

      Sonra dönüp kendi yaşadığım şehre bakıyorum. İnsanlar her daim sinirli, öfkeli, mutsuz. Herkes birbirini kandırma, üzme peşinde. En basitinden bir magazin programında yaptığınız yorumlar yüzünden hapse bile girebilirsiniz. İnsanlarımız artık o kadar tahammülsüz ki; yaptığınız bir davranış karşısında hiç beklenmedik tepkiler alabiliyorsunuz. İnanın 15 gün korna sesinden, kavga ve gürültüden uzak durmak o kadar huzur verdi ki... Hala bir yerlerde medeniyet ve iyi niyet göstergelerinin olduğunu bilmek beni çok mutlu ediyor.

       Neyse bunları bir kenara bırakalım da 15 günlük uzunca bir tatilin sonuna geldik. Bu sene TEOG sınavının kalkması ve de hiç kar yağmaması inanın öğrencileri çok yordu... Yorucu geçen bir dönemin ara tatilinin son günündeyiz ve yarım kaldığımız yerden devam ediyoruz. Tabi ki yoğun ve de yorucu geçen bir dönem olacak. Çocuklarımıza verebileceğim tavsiye bu yaşadığınız günlerin kıymetini bilin. Zaman o kadar hızlı akıyor ki asla inanamayacaksınız. Ve velilerimizden ricam lütfen çocuklarınızı özgüveni yüksek özgür bireyler olarak yetiştirin. En ufak başarılarında takdir edip gururlandırın çocuklarınızı. Başarı kolay elde edilebilen bir şey değil sizin desteğiniz ve sevginizle inanıyorum ki başarılı bir nesil hızlı bir şekilde geliyor olacak... İyi pazarlar dilerim.

Sevgi ve müzikle kalın....