KIZ ÇOCUKLARI..

Hep düşünürüm, 'Allah sevdiği insana kız çocuğu verirmiş", diye çocukluğumdan beri bunu duyarım.

Hep düşünürüm.

Bir kızım olsaydı hayatım, hayat ortağım, paylaşımlarımız nasıl olurdu diye.

Hep düşünürüm, 'Allah sevdiği insana kız çocuğu verirmiş", diye çocukluğumdan beri bunu duyarım. 

En son Antalya’da, büyükçe bir oğlu ve yaş farkı ile küçük bir kız çocuğu olan baba, “kızım olunca dünya değişti, bugüne kadar evde hayvan beslemişim” dedi ve kalakalmıştım.

Erkek çocukları farklı.

Bunları neden anlatıyorum, kız çocuklarını hep düşünürüm.

Sabahları heyecanla beklediğin sahici kadın, dostum Müge Anlı'yı seyrediyorum.

Çarşamba günü genç bir kadın var, kaybolan babasını arıyor, kız çocuğu olarak babasının akıbetini bilme hakkı varmış, Müge’ye gelmiş.

Babanın fotoğrafı, nerede kaybolmuş, ne zaman kaybolmuş, Müge didik didik ediyor.

Adamım karısını, yani stüdyodaki kadının annesini canlı yayına görüntülü bağlıyorlar.

Kadın iki gözünden seller gibi gözyaşı dökerek ağlıyor, senelerden beri beni döverdi aşağılardı, bana çok kötü davranırdı, en son bak seni nasıl cezalandıracağım dedi ve çıktı gitti diyor.. 

Kederli kadın çocuklarım için çektim diyor.

Anlatmalara ağlamalara doyamayan haline evde ağlayarak eşlik ediyorum.

Ben bu adamın nesini arayayım diyor.

Zaten evde sıkıntılı sorunlu hasta bir oğlum var, ona bakmaya çalışıyorum diyor.

Stüdyodaki kızında gözüm, kadının tüyü kımıldamıyor, anasını öylece umarsız dinliyor.

Müge soruyor, anneni döver miydi, evet döverdi diyor.

İçimden neden babanın önüne atlamadın, neden anneni korumadın, kollamadın, alıp gitmedin kadın diye bağırasım geliyor 

Akıllı Müge'm konuyu anlıyor, çok rahatsız oluyor, neler söylemek istiyor, söyleyemiyor ve söylemiyor.

Kusura bakmayın diyor, siz jandarmaya baş vurun ve babanızı öyle arayın diyor.

Yani ben burada aramayacağım demek istiyor.

Sen anneni bu kadar döven, söven eziyet eden babanı neden arıyorsun ki diyor.

Çıkacak sonucu Müge anladığı için konu kapanmıştır diyor.

Aslında bakışları vücut dili kadına neler diyecek hepsini hissediyorum.

Kız çocuğu büyümüş koca kadın olmuş, anası yıllarca yanında bir kuru ekmeğe tekme tokat dayak yemiş, bu da seyretmiş  

Belli ki umuru olmamış, hala umuru değil, gözü yaşlı anasını, gözünde tek damla olmadan seyrediyor.

Utanmadan gelmiş bu babayı arıyor..

Ellerimi uzatıyorum içim ezik, kalbim paramparça diyorum ki.  

Utanmaz, umursamaz merhametsiz kız çocuğu, annenin çektiklerinin bütün vebali üzerine olsun.

Merhametsiz kadın merhametin ne zaman nereden koptu bilemem ama, şahit olup doya doya seyrettiğin ana şiddetinin ve gözyaşının acısı senden fitil fitil çıksın. 

Allah seni hiç affetmesin.

Ben artık kızlardan da çok korkuyorum..

Funda'nın aklındakiler..

… Diyarbakır'da anneannesi ve kardeşi ile alışveriş yapmaya markete gidiyor.

Henüz 16 yaşında, soda almak istiyor, şişe patlıyor, çam parçaları gözüne isabet ediyor ve sağ gözünü kaybediyor.

Ailesi tüketici mahkemesine soda firması ve market yönetimi hakkında, 3 milyon 300 bin liralık maddi manevi dava açıyor. 

Soda firması ve market yetkilileri davanın haksız ve hukuka aykırı açıldığını ileri sürerek davanın reddini istiyorlar.

Ne kadar utanmaz insanlar var değil mi?

Çocuk gözünü kaybetmiş, haksızlık hukuka aykırı imiş.

Mahkeme, niyeyse ve nedense 5 yıl sürüyor, yüzde 28 meslekte kazanma gücünü kaybetmiştir hükmüne vararak, davalıların bilirkişi raporları ile sorumlu olduklarına karar vererek, toplam 248 bin 422 TL ödenmesine karar veriyor.

Mahkeme, yüzde 60 soda firması, yüzde 40 market, yüzde 10 kaçınılmazlık, yüzde 10 kötü tesadüf kanaatine varıyor.

Çocuk sağ gözünü kaybetmiş, çok yazık, oranlar içinde yüzde 10 kaçınılmazlık KADER mi demek acaba. 

Zavallı yavrum.

... Kıraç, "şehirli kadın çocuğuna bakmıyor, evde kahvaltı bile hazırlamıyor" demiş. 

Sonrası malum linç hali ve demediğini bırakmama hali. 

Böyle kadınlar yok mu, var tabi ki, belli ki Kıraç bazı bu kadınları tanımlıyor.

Kim o şehirli kadınlar dese sorun çıkmayacak sanki, yahu adamın böyle bir düşünce olamaz mı.

Kimseye öyle ya da böyle bir şey söyletmeme hali nedir, hakaret etmemiş ki, kendine göre bir şey tanımlamış. 

Kim bilir belki de annesinin, anneannesinin zamanındaki gibi saçını süpürge eden fedakar kadınlar göremiyorum demek istemiştir.

O kadar fedakar olmaya gerek var mıydı, değdi mi, şimdikiler daha mı iyi yapıyor, daha mı benciller, kendilerini daha mı seviyorlar gibi çok su kaldıran tartışma konusudur.

Ben kadın olarak bu lince ortak olmayacağım, lincinizde boğulunuz lütfen.