​KILIÇDAROĞLU TAM BATTI!
12 Ağu 2017

Ana muhalefet Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) lideri Kemal Kılıçdaroğlu muhalefet yapacağım derken ve illa AK Parti’ye, hükümete ve bilhassa Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a zarar vereceğim diye uğraşırken gözleri düşmanlıktan kör olmuş bir şekilde kendi ülkesine zarar verecek yalan beyanlara başvurmaya başladı…

Bunun en son örneği Alman Focus dergisine verdiği röportajda yaşandı. Türkiye'ye gelmek isteyen turistleri ve yatırımcıları engellemek için "Can ve mal güvenliği yok" diyen Kılıçdaroğlu, toplumun her kesiminden gelen ağır tepkiler üzerine bu sözlerinden çark etti. Hemen "Ben öyle bir şey söylemedim. Sözlerim çarpıtılmış!" yalanına sığındı.

Biz dergide bu yazı yayınlandıktan sonra serinkanlılıkla günlerce bekledik… Acaba Kılıçdaroğlu ne diyecek, bir tekzip yayınlatacak mı veya Focus dergisi de bir düzeltme yapacak mı diye bekledik… Yani hemen Kılıçdaroğlu’na verip veriştirmedik… Ama bir de baktık ki Focus dergisinde yayımlanan röportajı yapan Frank Nordhausen, Twitter hesabından bir açıklama yaparak "Çamur at, izi kalsın" mantığı ile hareket eden Kılıçdaroğlu'nun yalanını yüzüne vurdu.

Türkiye'ye ihanet eden röportajı yayımlamadan önce CHP'den onay alındığını belirten Nordhausen, "Alman gazetecilik geleneklerine göre söyleşi CHP'ye gönderildi ve resmi onay alındı" diyerek, Kılıçdaroğlu'na son darbeyi vurdu…

Focus'un bu açıklamasının ardından, hem Kılıçdaroğlu hem de CHP yönetimi sessizliğe büründü. CHP'de birileri durumu kurtarmak için, Focus'a 'düzeltme' gönderdiklerini iddia etmişlerdi. Ancak Kılıçdaroğlu ekibinin "Türkiye'de can ve mal güvenliği yok" sözünü tekzip edemediği, sadece "doğrudan turist gelmesin" şeklindeki bir ifadeden duyulan rahatsızlığı karşı tarafa aktardığı ortaya çıktı. Röportaja kelimesi kelimesine onay veren Kılıçdaroğlu şimdi ortada kaldı…

Bu tür gerçek olmayan iddiaları hem Kılıçdaroğlu hem de CHP çok sık yapıyor ve maalesef bir delinin kuyuya attığı taşı kırk akıllı çıkaramıyor… Ama bu seferki artık ihanet boyutlarına taşındı. Kılıçdaroğlu’nun dilinin kemiği olmadığını artık hepimiz biliyoruz ama artık iş ülke turizmine ve milli menfaatlerimize zarar getirecek boyutlara varmışsa o zaman durum çok ciddileşiyor demektir… Bu durumlarda halkımızdan özür dilenmesi bile anlamsız kalır…