​KAOS MERDİVENDİR
12 Ağu 2017

Popüler dizi Game of Thrones (Taht Oyunları) karakterlerinden, dizinin bahtsız veliahtı Brandon (Brann) STARK son bölümde Littlefinger’a içinde bulundukları durumu ve yaşananları (daha önce Littlefinger bu sözü Lord Varys’e söylemişti çünkü) bildiğini anlatmak için söylüyordu “Kaos, merdivendir”diye. 

Bu diyaloğu kaleme alan metin yazarı, bilmeden bize Türk Futbolundaki kaostan nasıl kurtulacağımızı muştuluyor bir taraftan. Yaşamakta olduğumuz süreç kelimenin tam anlamıyla kaotik bir ortamın ürettiği bir bataklık haline gelmeye başladı çünkü.

Geçen sezonun sonunda ZTK finalistleri A. Konyaspor ve Başakşehir FK arasında yaşanan Eskişehir’deki olaylar ve Süper Lig’e terfi için  Antalya’da oynanan Play-off maçında Göztepe ve Eskişehirspor seyircilerinin sebep olduğu olaylar hafızalarımızda çok daha tazeyken (Mayıs sonu Haziran başı), üstüne bir de Samsun’da geçen Pazar gecesi yaşadığımız Süper Kupa maçı tribün olayları tuz biber ekti.

Öncelikle Federasyonun ve Valiliklerin (dolayısıyla Emniyet’in) bir dizi ihmal ve savsaklaması ile kendine uygun ortamı bulan birer avuç “maganda”nın nelere sebep olduğunu acı bir şekilde tecrübe ettik. Biz tecrübe ettik etmesine de; daha önce yaşanmış onca örneğe rağmen ne TFF ne de Emniyet teşkilatımız yapması gerekenleri yapmayarak, en ufak bir öngörüden dahi uzak şekilde davranışlar sergiledi. Kaosa davetiye çıkartıldı adeta.

Girdiği derin komadan çıkamayarak bitkisel hayat sürmeye başlayan Federasyonumuz, bilinci kapalı olduğu için ne Araştırıyor ne Planlıyor ne de Koordine edebiliyor. (Genellikle kamu kuruluşlarımızda olduğu gibi APK Daireleri kızak görev olduğu için de) Türk Toplumuna ve Futbol Seyirci Profiline ait kapsayıcı ve önleyici tedbirler üretilemiyor kurumsal olarak. Öyle ki Eskişehir’deki maçta Başakşehir taraftarıyla ev sahibi Eskişehir taraftarını aynı tribüne ve araya önleyici kolluk gücü koymadan yerleştirebiliyor, Samsun’daki zeminin uygun olmadığını sağır sultan bile duymuşken daha uygun bir stadyuma alma refleksi dahi gösterilemiyor. Göztepe - Eskişehir maçı sahaya atılan meşale-bengal ateşi ve maytaplar yüzünden defalarca durduğu için ertesi güne sarkarken hakem Ali PALABIYIK can havliyle maçı oynatmaya çalışıyor ve kimse de “ne yapıyorsun kardeşim sen?” demiyor. Bazı başkanlar “Dünyayı ayağa kaldırırım bize ceza veremezsiniz” diye gider yaparken bile cevap veremeyecek halde olan TFF fişinin çekileceği günü bekliyor umarsızca.

İl Valiliklerinde bulunan İl Spor Güvenlik Kurulu duruma göre bazen Vali, bazen ve genellikle de bir Vali Yardımcısı’nın başkanlığında toplanarak gündemdeki spor olaylarını değerlendirir ve tedbirler alır. Burada patron “Kamu”dur. Federasyon ve diğer temsilciler Kamu Otoritesini dinlemek ve dediklerini yapmakla mükelleftir. Hal böyleyken stadyumlarda kapı güvenliğini sağlama yükümlülüğü ve bunu denetleme görevi Emniyet teşkilatında iken (kimse Özel Güvenlik Görevlilerini öne sürmesin, onlar da Polis’in gözetim ve denetiminde) tonlarca patlayıcı/yanıcı madde o turnike ve kapılardan o statlara nasıl giriyor? İstanbul’daki en basit karşılaşmaya girerken cebimizdeki beş kuruşa dahi müsaade etmeyen Otorite, Samsun’da “kelebek çakı”nın stada girmesine nasıl müsaade ediyor?  Emniyet Müdürü, Amiri, Memuru işini bihakkın yerine getirse böyle mi olur?

Kaos bize merdivenden yukarı çıkıp sıkıntıları geride bırakma imkânı sunduğu halde, biz ısrarla merdivenden daha aşağılara, kaosun dibine doğru yuvarlanmayı tercih ediyoruz. Allah akıl-fikir versin hepimize. 2017-2018 Futbol Sezonu Hayırlı Olsun. Dostluk ve centilmenlik kazansın. İyi hafta sonları.