Vakıf Katılım web

KADER DEDİĞİMİZ ŞEY ÇOKTAN DEĞİŞMİŞ

Funda ÖZKALYONCU
Tüm Yazıları

Bir telaş var ki anlatılmaz, anlaşılamaz ancak şahit olunur.

Bodrum'dayım, İstanbul'dan iyi ki kaçtım derken, anladım ki her yer insan cehennemi.

Ülkede kıyamet kopmuş.

Olanlar olmuş.

Sabah motosiklet kıyameti var, her köşeden beklemeden dönen şuursuz motosikletli adamlar.

Arkalarında karıları, onları telaş içinde temizlik işine bırakmaya gidiyorlar 

Eh 2 bin TL temizlik işi, saat 14.00’te iş bitti diyorlar, haydi başka işe.

Gözleri saatte.

Kocalarından gelecek telefonda gözleri.

Sanki camsız ev olurmuş gibi.

Her köşeden 48 plakalı kamyonetler çıkıyor, arkalarında inşaat malzemeleri ile adeta yarışıyorlar.

Sağa sola, çıkışa bakan yok.

Site bahçevanları gece saat 24.00’te bahçe budaması yapıyor, testere sesleri gökleri çınlatıyor.

Sabah saat 06.00’da bahçe temizliyorlar, gelen insanlara hazırlık yapıyorlar.

Eve gelen, yapılması gereken işleri yapmak üzere gelenler, cebine bakmaktan iş yapamıyorlar.

Günlerce, söz veriyor gelmiyor.

Herkes dilenci.

Herkes arsız.

Herkes yüzsüz olmuş.

Utanma kimse de kalmamış.

Sahilde, denize on adım, şok market sahilde, geceleri kapamak için iğrenç kırmızı hantal kepenkler yapmış.

Sahilde, balıkçı kahvesinin yanında motosikleti ile gelen saygısız, ayarsız insanlar.

Gözaltı torbalı.

Göbekli.

Sapsarı dişli.

Sakallı.

Berbat saçlı.

Darmadağın.

Berbat adamlar, öksüre tıksıra, geğire yürüyorlar.

Yanlarındaki kadınlar, saç dipleri çıkmış, darmadağın.

Kimsenin el ve ayaklarına bakamazsınız.

Kadınlar adamlara, adamlar kadınlara razı.

Çocukluğumdaki gibi, terbiyeli sessizlik hiç kalmamış.

Çakalca para kovalayan insanlar, ciğerci önünde bekleyen kedileri yarışmada geçmiş.

Olanlar olmuş.

Gözleri ile konuşan insanlar kalmamış.

Her meslek erbabının, namuslu olduğu zamanlar kalmamış.

Ne güzel uyurduk evlerimizde.

Ne güzel uyurdu insanlar evlerinde.

Hayatla arkadaş olan ve kalan tek kişi kalmamış.

Herkes birbirine düşman. 

Hissediyorum, kimse kimseyi sevmiyor.

Şimdilerde.

İnsanlar birbirine kin kusmak için yer ve yol arıyorlar.

Kader dediğimiz şey, çoktan değişmiş.

Doğduğumuzda ki, var denilen alın yazısı çoktan değişmiş.

Herkes kendi kaderini yaşar, çoktan değişmiş.

Öyle bir kader yazılmış ki, içinde yalan, içinde kin, içinde kötülük ve menfaat tohumları var.

Ne ana tohumu.

Ne ata tohumu.

Zavallı halimiz var.

Gözyaşı da kalmadı ki, kim ağlayacak o da belli değil.

 

Funda'nın aklındakiler…

 

... O kadar sevindim ki anlatamam.

Bahar candan, aynı koğuşta yatan Seçil Erzan ile saç saça kavga etmiş, birbirlerine girmişler.

Zaten reziller.

Bu defa 

Revirlik olmuşlar.

Bahar Seçil’e "dolandırıcı" diye sesleniyormuş. 

O da sen nesin?  diye cevap vermiş.

Hayatlarında ilk defa doğru kelime ağızlarından çıkmış.

Bazı yazarlar bu iki kişi aynı koğuşta kalmamalı diye yazmış, bence tam tersi aynı koğuşta kalmaları isabet olmuş.

Dövsünler birbirlerini.

Hatta aynı saate avluya hava almaya çıksınlar, açık havada dövsünler birbirini.

Bunlar ülkeyi dövmüşler.

Bırakın birbirlerini dövsünler.

 

Funda'nın aklındakiler…

 

... Zengin, hiç bu kadar çok değilmiş.

Danışmanlık firması Capgemini araştırma yapmış.

Dünyada zengin sayısı 22.8 milyona ulaşmış.

Fransız merkezli danışmanlık firması, araştırmaya göre;

En az 1 milyon dolarlık likit varlığa sahip, yüksek gelirli bireylerin sayısı yüzde 5.1 artmış.

Ve sayısı, 22.7 milyona ulaşmış.

Rakamları boş verelim.

Bu kişiler toplam servetlerini kat kat artırmışlar.

Anlaşılır gibi değil, değil mi?

Alım gücü zayıflamış, ekonomi berbat herkes fakir, bu insanlar nasıl zengin oluyorlar.

Valla.

Hiçbir şey.

Eskisi gibi değil.

Allah, daha da versin diyeni bulamazsınız.

Zenginin malı mülkü ve parası züğürdün dilini yorar diyemezsiniz.

Beddua ediyor herkes.