IRAK OLAYLARI IKBY'DE FARKLI BİR BOYUTA GEÇEBİLİR

Yaşar İÇEN 04 Eki 2019

'Herkesin tam aksine ben gergin bir hava soluyorum Irak'ta ve IKBY'de. Sanki bir şeyler olacak çünkü her yerde mutsuz ve tuhaf bir sükunet var...'

Bu cümleyi her zikrettiğimde ve yazdığımda çok büyütüyorsun deyip durdular. Fakat benim bu düşüncem zerre kadar değişmedi.

İran kontrolsüz bir şekilde Irak’ın içine yerleşiyordu...Iraklılar bu durumdan çok rahatsızdı...İranlılar bilhassa ‘güzel kadınlar’ ve siyasetin her kademesiyle Irak’ın içerisinde ilerliyordu...Kürtlerin ve Türkmenlerin yoğunlukta olduğu yerlerde bilinçli bir şekilde Arap nüfusu hızla ARTTIRILIYORDU...İran el altından kurumları, siyaset içindeki isimleri ve sivil oluşumları kendine bağlıyordu...Bağdat Hükümeti İran kökenli isimlere büyük imtiyazlar sağlıyordu ve ithalatının dümenini İran’a doğru kırmıştı...Irak’ın tüm dış ilişki kapıları kapatılıp sadece İran’a mahkum bırakılıyordu...Zengin ile fakir arasındaki fark büyük uçurumlara dönüşmüştü...Bizim telaffuz etmeye dahi cesaret edemeyeceğimiz rakamlar bir kesim tarafından savrulurken sokaklar hizmetten ve temel ihtiyaçlardan mahrum kalıyordu... Elektrik, hastane, ilaç, gıda yoktu fakat idarecilerin kendileri ve çocukları yurtdışında ultra lüks partilerde ne yapacağını şaşırıyordu...
Kısaca sokakların fitilinin ateşlenmesi için sayamayacağımız kadar sebep vardı Irak’ta ki fitil dolu olmazsa istediğiniz kadar ateşleyin patlama olmaz!
Bunca doluluk içinde herkes bu durumlardan nefret ederken kimseden ses çıkmaması çok enteresandı. Bir ben miydim ‘gidişattan hiç mutlu değilim’ diye haykıran!
Sanki bir güç her şeyin İran’a kaymasını sağlıyor ve herkesi bu yönde baskılıyordu.

Bağdat’tan başlayan ve ilerleyen günlerde hızla yayılması beklenen olayların IKBY sınırları içinde de yaşanacağını söyleyeyim hemen. Erbil Hükümetinin referandum kararı alması ve hemen ardından Türkiye’nin köprüleri yakmasıyla hem IKBY hem de  Türkiye kandırıldı. Türkiye’nin dostluk köprülerini yıkması İran’ın Irak’a yerleşmesini sağladı. O günlerde aldığım tüm tepkilere rağmen ‘Türkiye IKBY’den uzaklaşarak büyük yanlış yapıyor. Türkiye’nin bölgedeki tek dostu ‘IKBY’ dedim durdum. Çünkü Erbil’e her gidişimde sanki bugünleri okuyor gibiydim yüreklerden.

Şimdi gelelim önümüzdeki sürece. Olaylar IKBY sınırları dahilinde de yaşanabilir. Fakat burada çok önemli bir şeyin altını çizmek istiyorum; IKBY sınırları içinde yaşanabilecek olayların seyri her an farklı bir boyuta geçebilir. Çünkü daha öncede belirttiğim gibi Mesrur Barzani farklı ve güçlü bir adam. Geldiği ilk günden bu yana topraklarının bütünlüğünü, doğru bir şekilde güçlenmesini, yenilenmesini, gençlere önem verilmesini, aşiret baskısının kırılmasını, kurumsallaşmanın oturmasını istiyor ve bunun için büyük çaba sarf ediyor.
Yıllarca hiç kalkmadığı koltukları elinden alınan kişilerin öfkesini siz düşünün artık!
Bu duruma Güneydoğu olarak biz aşinayız.
Kemikleşmiş ve hatta dinozorlaşmış kadroları temizlemek hiç kolay değil hele ki söz konusu olan ülke Irak ise hiç ama hiç kolay değil!
Bu sebepten diyorum ki IKBY sınırları dahilinde yaşanabilecek olayların ‘yeni hükümete’ dolayısıyla Başbakan Mesrur Barzani aleyhine dönme ihtimali de göz önünde tutulmalı.
Ağacı; yağmur, fırtına, sıcak çürütmez!
Ağacı; içindeki kurdu çürütür!