İBER YARIMADASI NORA?

İki milyonu aşkın nüfusa sahip Bask bölgesi İspanya'nın kuzeyinde özerk bir bölge. Baskça (Euskara) izole bir dil yani başka dillere benzemiyor.

Novosibirsk Üniversitesi'nden Yıtri Tambovtsev Bask dilindeki ünsüzlerin kullanım sıklıklarını ele alıp Baskçanın ses dizisini diğer dillerin ses dizisi ile karşılaştırmış. Tambovtsev gibi bazı araştırmacıların Baskçanın yakınlığının esasen Türk dilleriyle olduğuna dair tezleri var.

2014'te İspanya'da kaldığım sürede Baskçaya başladığımdan beri bazı kelimeler tanıdık geliyor. Konuyla ilgili öncü çalışmaları yapan Hamit Zübeyr Koşay'ın ele aldığı bazı kelimeleri bulamasam da mesela Baskça "ama" ana, anne demek. "Nora" nere, nereye; "erlea" arı demek. Boğa anlamında kullanılan "zezen" de eski Türkçe'de süsene benziyor. Dairesel özellikteki antik Bask mezar taşları da Kıpçak Alban Türklerinin mezar taşlarını anımsatıyor.

Araştırmacı yazar Georgeos Díaz-Montexano eklemeli özellikteki antik İberya dilinin de bir Batı Altay-Türk dili olduğunu iddia ediyor. Baba tarafı İspanyol, anne tarafından Yunan olan Díaz-Montexano Küba doğumlu birisi. Kolomb öncesi dönemde Küba, Karayipler ve Antillerdeki yazıt ve metinler üzerindeki çalışmalarıyla 1992'de The Epigraphic Society'ye üye seçilmiş. Son zamanlarda da Türk diliyle ilgili çalışmalar yürütüyor. Dile ait paradigmaların benzerliğinden bahsedip Eski Türk dilindeki "kıl" (kılmak, yapmak) Yakutçadaki "kin" ile Eski İberya dilindeki "kiar" ve "kien" arasında bağlantı olabileceğini söylüyor. Cordoba ile Castulo arasında yer alan antik Iliturgi şehrinin adının "Türk ili" adından gelmiş olabileceğinden bahsediyor. Antik İberya'da bir de Isturgi şehri var.

Tabi bu araştırmalara Valentyn Stetsyuk, Lubomir Krizan örneklerindeki gibi duyarsız kalmamamız gerek. Bütün bu değerli araştırmacılar elbette üniversitelerimizin, büyükelçiliklerimizin ve Yunus Emre Enstitüsü yetkililerinin alaka göstermesi gereken kimselerdir.