HAYIRLI CUMA!

Tam 2 haftadır evde, badana sonrası bütün dolapları çekmeceleri boşalttım.

Tam 2 haftadır evde, badana sonrası bütün dolapları çekmeceleri boşalttım.

Üst baş, palto, ayakkabı, çanta tek tek elden geçiriyorum, giymediklerimi ve bir daha giymeyeceklerimi ayırıyorum.

İnanılmaz duruma gelmişim haberim yok.

Önce kendine teessüf ettim, sonra çok ayıpladım, sonra demediğimi bırakmadım.

Ayakkabıları ayırdıkça, çantaları üst üste yığınca, 20 tane çizme, 20 tane botu yan yana koyunca utan dedim kendime.

Üzerinde etiketi kalmış eşya görünce pes dedim pes Funda.

Sonra kendini teselli edecek argümanlar yarattım, eh sen televizyoncusun, tabi ki kıyafetlerin, ayakkabıların normalden fazla olacak.

Sonra o dediğim yetmedi bana, tüketim çılgınlığını esiri olmuşsun farkında değilsin ayıp sana dedim ve konuyu kendime kapadım

4 battal çuval Sarıyer Belediyesi kumbarasına attım, 4 battal çuval temizlikçi ve bahçevan kardeşlerine verdim, 1 torba arkadaşlarıma vereceğim diye ayırdım..

Diğer geriye kalanları karar verdim, 2.el moda eşya sitelerinden satacağım.

Bunları neden yazdım, farkındaysanız tam 1 haftadır tüketim çılgınlığı televizyondan pompalanıp duruyor..

Amerika'da başlayıp dünyaya yayılan 'black friday" yani kara cuma denilen indirimli satışlar başladı.

Biz de cumaya hayırlı cumalardan başka bir şey denmeyeceği için, ki denmemeli, efsane cuma, şahane cuma, yıldızlı cuma falan spotları ile orta yerde kıyamet kopuyor.

Ekonominin hizmet ve perakende de üzerinde döndüğünü bilen biriyim ve birçok insanın hayatını bu sektörde para kazarak yaşadığını, önemli olduğunu bilirim

Tüketime ahkam kesecek yaşta değilim ayrıca kendi gardrobuma bakınca önce ben kendime ahkam kesmeliyim.

Tüketmezsen üretim olmaz bunu da iyi bilirim.

Kim ne isterse alsın, bir şeyleri ucuza almak iyidir, güzeldir.

Ama bu konuda ikiyüzlülük yapanlara ne diyeceğiz.

Özellikle ünlülerin efsane cuma tüketim çılgınlığına karşı çıkan sosyal medya paylaşımları var.

Biri yazmış, "on-line alışveriş yapmayın, kargo şirketlerinin bıraktığı karbon izleri doğayı kirletiyor".

Karbon izi falan kimseyi kandırmayın.

Çok zenginsin, doğa falan umurun değil, iklim değişikliğine karşı acil önlem, kaz dağları falan umurun değil.

Çocuğuna aldığın bebek arabasının fiyatı zaten tüketim çılgınlığının babası.

Gevezeliği bırakın, kendi hayat tarzınıza bakın.

Sizin hayat tarzınız ile karbon izleri arasında bir ilişki kuramadım ben.

Karbon sizi bozmaz, biz düşünelim.

Funda'nın aklındakiler…

... İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı bu hafta emsal bir dava açtı.

İstanbul'da Perihan ve abisini borçları nedeniyle sık sık arayan, mesaj atan 3 avukat hakkında "Kişilerin huzur ve sükununu bozma" suçundan iddianame düzenleniyor ve dava açılıyor.

Avukatlar Ali Haydar, Volkan ve Müge, Perihan hanımı devamlı arıyor mesaj atıyorlar ve borç ile hiç alakası olmayan abiyi de rahatsız ediyorlar.

Her mesleğe bir şeyler oldu, ülkenin bu zor dönemimde, bu kavga döneminde her meslek nasibini aldı, dağıldık kabul ediyorum.

Ama avukatlara yakışmıyor, en güvenilir insanlar olmanız lazım.

Sorun çözen insanlar olarak adalet sisteminin içinde, çok düzgün ve dürüst davranmanız lazım.

... Durup dururken diye bir şey var.

Bizim ülkede birini hiç sebepsiz, elle tutulur bir suçu yok iken, durup dururken yerden yere vurma diye kötü bir huy var.

Ebru Yaşar, Feridun Düzağaç’ın yıllar evvel söylediği Alev Alev adlı şarkısını aldı ve kendi yorumu ile söyledi.

Kadının sesi tartışılır m, hiç kimse kusura bakmasın, bu ülkenin en iyi 5 kadın sesinden biri.

Ben çok beğendim, yıllar öncesinin Alev Alev’ini tekrar hayatımıza soktu, Feridun bey tekrar gündemimize geldi, eh iyi bir para da almış, güle güle harcasın, daha ne olsun.

Ebru'ya demediklerini bırakmamışlar ne hakla ne münasebetle, beğenmezsen dinlemezsin kardeşim.

Biz çok beğendik ve dinleyeceğiz.

Durup dururken dedim ya, aynı şekilde Can Yaman'ı da sabah masalarında yerden yere vuruyorlar, gazetelerin magazin etkilerinde baş spotta olumsuz haberler yazıp duruyorlar.

Can Avrupa turnesine çıkmış, fanlarının izdihamına uğramış.

Ne güzel ne ala değil mi, aslında.

Adam yakışıklı, adam iyi eğitimli, avukat, oyunculuğu iyi, ne istiyorsunuz adamdan.

Durup dururken yerden yere vurma huyunuzdan vazgeçin, vurduğunuz insanlar büyüye  büyüye başarıyla geliyorlar.

Kesin sesinizi.