GÜNÜMÜZÜ KURTARANLAR!

Fehmi KETENCİ 01 Ara 2019

Zor şartlarda ve bu ekonomik koşullarda yaşam biçimmizi tamamen kısıtlı bir şekilde düzenlemek zorundayız.

     Eskiden olduğu gibi günümüzü, vazgeçtik haftamızı daha doğru bir anlatımla ayımızı bir defa da olsa farklılaştırmak için bir eğlence ortamına takılabilmeyi neredeyse özler olduk.

      Eskiden; Gazinolar, Gece kulüpleri veya benzeri yerlere giderek yaşamımızın en azından bir kaç saatini parlatma ihtiyacını hisseder, var olan ekonomik şartlarımızı olabildiğince zorlayarak bu eksikliğimizi gidermeye çalışırdık. Ama yıllardır bunu bir çoğumuz, ayda bir bile olsa yapamaz olduk.

      Şimdi ise bunu yapabileceğimiz tek seçeneğimiz evde oturup televizyon izlemek oldu. Eskiden televizyonların bazılarında müzik, eğlence programları bu eksiğimizi giderebilmek için en önemli kaynaktı. Ama son yıllarda televizyon, ekranlarımızda izlenecek müzik -eğlence programları neredeyse yok denecek kadar azaldı veya tamamen bitti gibi. Şu an sadece TV8‘de Cumartesi ve Pazar akşamları ekrana gelen, TV8’in Geleneksel Programlardan olan ve bir TV8 klasiği haline dönüşen “O Ses Türkiye” Müzik-Yarışma Programıyla bu eksiklik giderilmeye çalışılıyor. Bu program gece yarısına kadar ilgiyle izlenen ve hala beğeni oranı yüksek olan programlardan biri.

      Başka eğlence ve müzik programı var mı? Ben hatırlayamadım ama ekranlarda olması gereken ve eksikliği en çok hissedilen yapımlardır. Bir süre öncesine kadar önemli bir iki dizi ile izlenme oranları arasında üst sıralarda olan TV8, bu dizilerin sona ermesiyle Cumartesi-Pazar akşamları ekrana gelen Müzik-Eğlence Yarışma Programı “O Ses Türkiye” ve Pazartesi akşamları yayınlanan “Master Chef” Yemek Yarışma Programı ile izlenme oranlarında üst sıralarda tutunmaya çalışıyor.

      Yeri gelmişken, televizyonlarda giderek birbirini tekrarlamaya çalışan yemek programlarına da rastlamıyor değiliz. Ama çok net görünen bir şey var ki, yaptığım araştırmalara göre; bu programların sadece adı kaldı diyebiliriz. Sunucularının varlığıyla ekranda tutunmaya çalışıyorlar.      

      Yıllardır devam eden ve eski izlenme oranlarının seviyesinde olmayan “kadın, tartışma, sosyal yaşamın güncel ve polisiye olaylarını gündemine alan programlar ekranlarda ama pek de fazla izlendiği söylenemez. Eskiden var olan özellikleriyle yayınlarını sürdürmeye çalışıyorlar. İçerikleri neredeyse aynı ve sunucu özelliklerinin ekrana yansıttıklarıyla yayınların sürdürebiliyorlar. Orda yaşananları ve tutarsızlıklarını, kurgularındaki yapaylığı buraya taşımaya gerek bile yok.

      Ekranda hiç olmayan veya olanların da pek izlenmediği haber programları neredeyse yok gibi. Olanların da sadece televizyon programlarında adları kaldı. Şimdilik izlenen ana haberler bazı televizyonları üst sıralara taşıma konusunda etkinliklerini sürdürebiliyorlar.

      Şöyle bir genellemeyle toplayalım; Televizyonlarımızın; önce diziler ve ardından da ana haber bültenleri ile reyting efsanesinin önüne katılıp gitmeye çalıştıklarını söyleyebiliriz.

      Burada da televizyonda ana haber izleyicilerini giderek sıkmaya ve ekranlardan uzaklaştırmaya başlayan bir yanlış yapılıyor; Son zamanlarda bu tür haber-sunum uygulamalarının daha da arttığı şikayetleri kulağımıza sıkça geliyor. Bunlar başta; kadına şiddet olaylarının, bireysel kazaların, cinayet ve yaralama olaylarının, çeşitli nedenlerle, olan mekanlar dışına taşıp sosyal yaşama yansıyan olaylar ve bunların abartılı bir şekilde ekranlara taşınmasıdır.

      Televizyonlarımızın beslenme kanalları bu ve benzer yapımlardır. Haberlerin çok fazla uğraş verilmeksizin, daha çok masa başında üretiliyor olmaları, söylenti kaynağına dayalı olmaları, en önemlisi; inandırıcı olmaktan uzak, bir kurguyu yansıtmaları nedeniyle izleyicinin ekrandan uzaklaşmalarına yol açıyor.

      Bir iki ana haber bülteninden başkasının pek izlenmediği, yapılan araştırmalar ve reyting ölçümlerinden çok net görülebiliyor. Sadece ilk sıralarda yer alan bir iki ana haber programından söz edilebiliyor. Televizyonlarda en çok izlenen haberler olan ara haberler ise yerini tamamen tekrar haberlere bırakmış durumda.

      Bu günlük yerimizi doldurduk, televizyolarımızın beslenme kanalları diziler ve bunlarla ilgili söyleyeceklerimizi yarına bırakalım şimdilik.