GHOSN NASIL GONE OLDU?

Ahmet ÇELİK 13 Oca 2020

Tesla'nın kurucusu ve CEO'su Elon Musk, yeni yılın ilk gününde eski Nissan CEO'su Carlos Ghosn hakkında esprili bir Twitter paylaşımında bulunmuştu.

Şu sıralarda firari olması ile gündeme gelen Nissan’ın eski CEO’su Carlos Ghosn, özellikle otomobil fuarlarının en karizmatik yöneticisiydi. Yıllarca düzenlediği basın toplantılarında onu gözlemleme şansını bulmuştum. Her haliyle etkileyici bir kişiliğe ve duruşa sahipti. Hem onun hali tavrı, hem de ona uygulanan muameleyi görseniz, önemli bir devletin Cumhurbaşkanı zannedebilirdiniz. Ghosn’u ve ondaki kibri gözlemleyince o zamanlarda da yadırgıyordum. Sonuçta altı-üstü bir otomotiv şirketini yönetiyordu. Neyse yıllar geçti ve bence iddia da olsa “yüz kızartıcı bir suçtan” yargılanırken “firari” haline geliverdi. Karizmatik Ghosn gitti, yerine kelime oyunu yapılarak espri konusu olan Gone (Gitti) oluverdi. Atalarımız bu durumu “Ne oldum deme, ne olacağım de”  diye kısacık bir cümlede özetlemişler. İnsan hayatındaki her alan için geçerli bu söz. Geçmişte ego ve kibirle yoğrulanlar, işler ters döndüğünde “ne iş olursa yaparım” moduna girebiliyorlar. İşte bu nedenle hayatı da mevkileri de ünvanları da çok abartmamak lazım. Karizmatik Ghosn’dan, Carlos Gone olmak bir gecelik bir iş…

Bilgi Notu: Tesla’nın kurucusu ve CEO’su Elon Musk, yeni yılın ilk gününde eski Nissan CEO’su Carlos Ghosn hakkında esprili bir Twitter paylaşımında bulunmuştu. Musk’ın İngilizce kelime oyunu yaparak Carlos Ghosn’un soyadı ile “gitti” anlamına gelen ve aynı şekilde telaffuz edilen Gone kelimesini değiştirmiş ve Carlos Gone diye tweet atmıştı.

Bayilere kulak verin!.

Geçen hafta sözüne ve tespitlerine güvendiğim 2-3 değişik otomotiv bayisi ile sohbet ettim. Bazıları, özellikle de Renault, FIAT ve Hyundai bayilikleri yapanlar, 2019’un bitiriliş rakamlarından memnunlar. Ancak lüks sınıf bayileri aynı şeyleri söylemiyorlar. Özellikle de BWM ve Volvo bayileri, klasik bir deyişle ‘kan ağlıyorlar’. Konuştuğum bir Volvo bayi, rakamsal olarak durumu şöyle özetledi; “ 2019 yılında 4.155 adet Volvo satıldı. Yaklaşık 30 bayiyiz. Bayi başına ortalama 138 araç düşüyor. Biz bu bayilikler için milyon dolarlık yatırımlar yaptık. Yıllık 138 araç, aylık 10 araç demek. Bu satış rakamları  ile bu bayilikler, bu masraflar döner mi sanıyorsunuz? Volvo yönetimi satışlar az olmasına rağmen önümüze çok zor şartlar sunuyor. Size soruyorum, yıllık toplam 4 bin araç satılacaksa o markanın genel müdürüne veya pazarlama müdürüne ihtiyaç var mı? Onlar olmasa da bu kadar satardık zaten. Sizce bu satışlara bu yöneticilere gerek var mı? Ya da bu rakamlar bir satış başarısı mı?”

Bayinin söylemine katılmam doğal olarak pek mümkün değil. Eminim Volvo yöneticileri de bu rakamlardan rahatsızlardır. Ellerinden geleni de yapıyorlardır. Ancak birlikte çalıştıkları bazı bayilerin böyle düşünmesi de düşündürücü…

Volvo bayinin serzenişine benzeyen bir haykırış da Nissan bayisinden geldi. Yıllardır toplam yıllık 20 binin altına inmeyen Nissan’ın çok kan kaybettiğini söylerken marka tarafından “mecburi otomobil alma konusunda” büyük baskı gördüklerini söylüyorlar. Çok satarken sorun olmuyor da; satışlar düştüğünde sorun yaşanıyor sanıyorum. Ama yine de bayilere kulak vermekte yarar var diye düşünüyorum…

Engelli raporu istismar mı ediliyor?

Engelli raporuyla vergisiz araç alma uygulamasında bazı değişikliklere gidildi. Buna göre 247 bin 400 TL olan sınır artık 303 bin 200 TL'ye yükseltildi. Bu konuda söylentiler bu araçları kullananların yüzde 70’inin engelli olmadığı yönünde. Her şeyimizde olduğu gibi; konuyla ilgili denetimler az ve yetersiz, diğer taraftan da bayilerden başlayan ve müşteriye uzanan bir istismar zincirlemesi var.