GAZETECİ SELAMSIZ KADINLAR!

Ben dediğimde, aklıma "BEN" geldim, "Canım Ben"..

İnsanoğlu ya da insankızı özü hiç de öyle iyi ve dengeli olmadığını bilirim.

Ama bu kadarda olmaz ki.

Bunlar hep "CANIM BEN "diyen takım.

Bunlar kim.. "Gazeteci kadınlar"

Bunları niye anlatıyorum.

İşte şundan.

Gazeteci bir kadın, sosyal medyasından yazmış.. "Hülya Avşar filmi izlenmedi, Mehmet Bir Cihan Fatihi dizisi final yapıyor, kaldırılıyor, Burak Özçivit filmi zarar etmiş"

Anladım, ülke IQ’sunda bir yükselme var.

Hem ülke insanlarına hakaret ediyor, aptalsınız diye hem de bu insanlar, iş yapamadı, işleri battı diye seviniyor.

Oh olsun diyor sanki.

Seni utanmaz seni, seni aymaz, kötü kadın seni.

Bu ne arkadaş.

Kötülüğünüzden, fesatlık ayarınızdan korktum ben.

Bir dolu insanın, hayalleri işi gücü battı, ıssız kaldı, sen niye seviniyorsun kız?

Herkesi cahil sanmanız, suçlamanız, ayar çekmeniz niye?

Zannedersin hepiniz MIT, Standford, Yale okudunuz, iki de master çektiniz.

Ortalama, herhangi bir basın yayın yüksek okulunda okudunuz, ya da çoğunuz yarıdan terk ettiniz.

Ortalama, vasat bir eğitimin insanlarısınız, bu kadar.

Fotoğraflarınıza, paylaşımlarınıza bakın, hepiniz artist, oyuncu, ünlü, hatta Hülya Avşar olmak istiyorsunuz.

Resmileriniz ile suretiniz hiç uymuyor.

Ben geçen hafta Urla'da Enginar Festivaline gittim.

Kaldığım otelde 5-6 gazeteci kadın vardı. İsimleri "boşver kadınları". Kadınlar sabah kahvaltısında, salonda önümden geçiyor, bir tanesi dönüp günaydın, merhaba demiyor. Allah'ın bir selamı yok, ekşi suratlı, var olmanın dayanılmaz hafifliğinde gazeteci kadınlar.

Kendinizi ne sanıyorsunuz bilmem ama, benim sandığım, bedavacılığın mutluluğu yanaklarınıza pembe pembe sinmişti.

Sonuna kadar, dibine kadar nasıl yararlanırız, derdi telaşı bünyenizden, burnunuzdan duman şeklinde çıkıyordu.

Bedavacı kadınlar.

Davetseverler takımı.

Uzaktan seyredin, sanki dünyayı bunlar yaratmış.

Selamsız, sevgisiz egolar.

İnsanlık adına otur sıfır, gazeteci kadın olman kimin umuru.

Ahmet Hakan demiş ya.. "Medyayı fazla abartmayın" diye.

Abartmayın gerçekten, normal bir iş, zannedersin dünyanın en önemli işi ve dünyanın gözü sizin üzerinizde.

03 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü günü imiş ya.

Ülkemiz, 180 ülke arasında, 155.sırada, on binlerce gazeteci işsiz, 10 yılda on bine yakın gazeteci, sektör dışındaymış.

Sadece siz mi işsiz kaldınız.

On binlerce öğretmen var atanamayan, hemşireler var, işsiz mühendisler var, üniversite mezunu yüzlerce genç var.

Onlardan ne farkınız var, ne önceliğiniz var.

Cahil olun, hata yapın. 

Ama, önce iyi insan olun.

İstisnalar dışında.

Ben sizin hiç bir derdiniz ile ilgilenmiyorum, sizin için hiç üzülmüyorum..

Umurumda değilsiniz.

Ha bu arada, çok uyumayın, uyuyakalmayın, arabada insanları bekletmeyin.

Çok ayıp etmeyin.

Funda'ya takılanlar..

... Ya erkek gazeteci muhabirlere ne demeli.

Şöyle demeli...

Magazin muhabirleri Cem Yılmaz'ın evine gitmişler. Gece, Defne Samyeli'nin arabasını, adamın evinin önünde görmüşler. Adamın evinin önünde beklemeye başlamışlar... Sabaha kadar, Cem ya da Defne bakalım ne zaman çıkacak. Düşünsenize, içerideki insanlar ne durumda, ne haldeler?

Anlarım, bu bir magazin haberidir. Ama sabaha kadar, adamın evinin önünde beklemek niye? Sabah evden çıkan Cem'e soru sordular, adam şaka ile cevap verdi, bu da tamam.

Ama ya Defne'ye yaptıklarınız, kadın, telaşından, sorulan sorulardan arabasını arkadaki arabaya vurdu.

Ya "boynundaki morluk dikkat çekti" demeniz, bunu kocaman o erkek sesinizle bağıra bağıra defalarca seslendirmeniz.

Bu, resmen insankızının haklarını ihlale girer, tacize girer.

Bu, resmen utanmazlığa girer.

Arsızlar sizi.

Çok ayıp.

... Kadın TV’de yorum yapıyor.. Güya Gülben Ergen'i çaktırmadan gömecek. Kadının hayatındaki tüm erkekleri tek tek sayıyor. 

Tiz sesiyle, senin şu adamla ilişkin olmasa haber olmazsın, senin bu adamla ilişkin olmasa haber olmazsın, hatta kocası ve çocuklarının babası Mustafa'yı da sayıyor.

Saydın saydın bir elin beş parmağı oldu, olmadı tatlım.

Ben hayatımda ne kendimin ne başka kadının hayatındaki erkekleri saymadım.

Hiç de umurum değil.

Ama sana, pes tatlım pes, kendininkileri bir bir saysan, etrafta senin için anlatılanları bir bilsen.

Vallahi erkek konusunda tek cümle kuramazsın.

Bir kadını bunun üzerinden vurma ve gömme.

Çok ayıp.