FUNDA'YA MEKTUP!

Markete yulaf almaya gidiyorum.

Markete yulaf almaya gidiyorum.

Uzun boylu, epey yaş almış bir adam boynu bükük market çalışanını ikna etmeye çalışıyor. 

Usul usul konuşuyor.

Ülke olarak öylesine zor bir dönemden geçiyoruz ki.

Baktığım herkesin boynu bükük geliyor bana.

Neyse.

ADAM diyor ki ayçiçeği yağından 2 tane alabilir miyim?

Market çalışanı kız diyor ki, alamazsınız ancak 1 tane ile sınırlı.

Diyor ki ama lokantam var, iflas etmek üzereyim ne ile yemek pişireceğim.

Konuşmaya şahit oluyorum ve o arada adamla göz göze geliyorum.

Aramızda sessiz bir rica ve anlaşma oluyor sanki.

Tanımadığım beyefendiye, ben size yağ alacağım diyorum.

Ve 5 kiloluk 2 ayçiçek yağını sepetime koyuyorum.

Kasaya geliyorum, kasadaki kız bu gizli anlaşmayı anlıyor ve hiç sesini çıkarmıyor.

Sanki! başkasına yapacağım iyiliğe izin veriyor.

Maşallah.

5 kilo ayçiçek yağı 100 TL.

Beyefendi hemen geliyor kasaya ödüyor ve ne kadar teşekkür ediyor anlatamam.

Minnettarım diyor ayrılırken.

Marketin için de torununa bir şey almak için, ürünleri eline alan, bakan nice insanları görüyorum.

Marketin etiketlerine derin derin bakan ne çok insan var.

Eyvahlar olsun.

Yoksulluk sınırı ile, açlık sınırı arasında ne kaldı ben bilmiyorum.

Ya da bilmek istemiyorum.

Temel gıdalarını alamayan, sepetlerini dolduramayan insanların sofraları boştur. 

Aç insanlar, Allah'a bu günleri için ne kadar şükreder ben hiç bilmiyorum.

Canım çok sıkkın.

Yere yapışmış hissediyorum kendimi.

Eh öyle ise kendimi iyileştirmeliyim.

Funda dedim.

Hayat kısa 

Bütün yollar uzun.

Dünya yuvarlak.

Varılacak yer yok.

Kelimelerin içi boş, dışı süslü. 

Herkes bir yerinde güzel, sen de güzelsin.

Herkes bir şeyi yapmaya muktedir, sen de yaparsın.

Bak.

Ağaçlar sonbahara aşık, yaprak döküyor hafifliyor.

Dışarısı soğuk, ama hayat sıcaktan ibaret değil ki.

Affetmek kabul etmek birbirine benzer, affedemiyorsan kabul et.

Koşmasan da, koşamasan da olur.

Yürümek insana hep bir sonrası var, dedirtir, daha var dedirtir, yürü tatlım.

Her gün birini sevemiyorsan, başka bir şeyi biraz daha sevmeye çalış.

Düşündüğün şeyler insana yol verir.

Yol al.

Funda.

Merhametsiz insanlardan kaç, uzak dur.

Aile ve güvendiğin dostlar en sağlam sığınak.

Her şey.

Geçmiş, olmuş, bitmiş.

Hayat anlar gibi olunamayan bir şey ise.

Yollar ne yana saparsan sap virajlı ise.

Sızlanma sakın.

Her gün teşekkür etmek iyidir.

Her gün şükretmek iyidir.

O zaman.

Kendine iyi gelen ne varsa bul.

Belki hiçbir zaman razı olmazın ama, rıza gösterebilirsin.

Peki dedim o zaman.

Funda'nın aklındakiler…

... Amman dikkat.

WhatsApp saati gizli olanlara, amman dikkat,

Çevrim içi ama yazdıklarını görmüyor ve çıkıyor amman dikkat,

Mesaj mı attın, görmedim diyenlere amman dikkat,

Arıyorsun, saatler sonra geri dönüyor amman dikkat. 

Arıyorsun birazdan döneceğim diyor dönmüyor amman dikkat,

Turp gibi sağlam olduğunu biliyorsun, ama "ben biraz rahatsızım" diyor amman dikkat,

"Ben de tam seni arayacaktım" diyenlere amman dikkat,

Her şeyi biliyor, ama bilmiyormuş gibi yapanlara amman dikkat, 

Ölen birine hiç üzülmüyor, amman dikkat,

Dünya malı dünyada kalır diyen, ama evini kaç liraya sattın, kaç liraya kiraya verdin diye soranlara amman dikkat,

Maddiyatı bırak, maneviyata Allah'a  

sığın diyenlere amman dikkat,

1 bardak su bekleyen, ama 1 bardak suyunu içmediklerine amman dikkat,

1 fincan kahve bekleyen, ama 1 fincan kahvesini içemediklerine amman dikkat, 

Para ima edenlere amman dikkat,

Evine davet etmeyenleri evine davet etme, alma amman dikkat.

Erkek kadından para istemez, isterse amman dikkat,

Dolandırıcı kadınlar çoğaldı amman dikkat,

Dahası var.

Bu günlük bu kadar olsun.

Funda'nın aklındakiler…

... Sibel Can.

Şahane olan, şahane şarkıları olan bir kadın.

Hiç tanımam.

Ama çok iyi bir kadın olduğunu söylerler, bilemem.

Sahneye çıkmış, kırmızı, marka olan çok pahalı bir elbise giymiş. 

O elbisede göbeği çıkmış, kiloları çıkmış.

Yer gök inliyor, kadını konuşuyorlar.

Ünlülerin dış görünüşü, elbiseleri tabii ki konuşulur, onlarda bu nedenle o arenaya çıkıyorlar.

Ama o kadar ayıplı, o kadar densiz şeyler yazmışlar ki.

Şahane sesi var, ama yetmiyor 

Adam yazmış;

 "Yok öyle yağma, siz hedef tahtasında olmayı çoktan göze almış, bunun getirilerini ve görüntülerini hesaplamış, altına imza atmış kişilersiniz".

Ben de adama yazıyorum, diyorum ki: 

Yok öyle yağma.

Kadınlar bazen şişer, sana mı hesap verecek.