ELMALI BALABAN'IN

Daha önce Kırkpınar dâhil birçok yağlı güreşte Altın Kemer'e uzanan fakat kendi memleketinde bugüne kadar siftahı olmayan İsmail Balaban'ın Elmalı Yağlı Güreşleri'nde başpehlivan olmasıyla kemer/madalya koleksiyonu tamamlanmış oldu.

İsmail Balaban, hafta sonu Antalya, Elmalı-Yeşilyayla’da yapılan 669. Elmalı Yağlı Güreşleri’nde Altın Kemer’i kazandı ve hayallerine kavuştu.

Daha önce Kırkpınar dâhil birçok yağlı güreşte Altın Kemer’e uzanan fakat kendi memleketinde bugüne kadar siftahı olmayan İsmail Balaban’ın Elmalı Yağlı Güreşleri’nde başpehlivan olmasıyla kemer/madalya koleksiyonu tamamlanmış oldu. Artık gönül huzuruyla meydanı gençlere bırakarak yeni pehlivanların yetişmesine katkı vermek üzere Antalya Belediyesi ASAT Güreş Kulübü’nde “hoca” olarak kolları sıvayabilir.

DMax tematik kanalında geçen hafta sonu Cumartesi ve Pazar günleri tam anlamıyla bir güreş belgeseli ve ziyafeti vardı meraklısı için. Kırkpınar’da yaşananlardan edinilen tecrübe ile bu sefer hakikaten çok dinamik ve dolu-dolu bir hafta sonu yaşadı güreş severler. Bilgehan Demir’in heyecanı ve birikimi ile yaptığı röportajlar ve hazırladığı bilgiseller yayına ayrı bir renk ve derinlik getirirken çekim açıları, drone kullanımı ve yayın akışı daha öncekilere kıyasla daha dikkatli hazırlanmıştı. Sırıtan tek konu; bir ara güreş arası reklam mı, reklam arası güreş mi izlediğimiz konusunda yaşadığımız kafa karışıklığıydı ki “olacak o kadar” modunda atlattık burayı ne de olsa marifet iltifata tabidir ve reklam veren her zaman haklıdır atasözleri bu durumlar için değil miydi?

İsmail Balaban bu sene başında yaşadığı Survivor macerasından sonra aslında Kırkpınar’da kispet giyecekti ama ne fizik olarak ne de ruhen o stresi taşıyacak durumda olmadığından Sarayiçi’ni pas geçti ve bir-iki Mevsim Güreşleri organizasyonunda ter attı, Elmalı’ya hazırlandı. En son Pamukkale’de Ali Gürbüz’e finalde kaybedip teselli mükâfatı ile çayırdan ayrılmıştı.

67 başpehlivanın Elmalı Altın Kemeri için mücadele ettiği güreşlerin bu seneki “doğal” favorisi Ali Gürbüz’dü. Ali Gürbüz; Kırkpınar’dan başlayarak irili ufaklı ne kadar Mevsim Güreşi varsa çayırın tozunu atmış ve son bir buçuk ayda beş çayırdan altın kemerle ayrılarak babasının adını taşıyan çayıra, 669. Antalya Elmalı Yeşilyayla Güreşlerine hazırlanmıştı. Elmalı Belediyesi büyük bir kadirşinaslık örneği vererek beldedeki yağlı güreş tesislerine Recep Gürbüz’ün adını vererek Ali Gürbüz’ün hırsını pekiştirmişti.

Ama çayırın güzelliği işte, Ali Gürbüz çeyrek final öncesi İsmail Koç’a elendi, İsmail Koç’u da İsmail Balaban yenerek Orhan Okulu’nun yarı finaldeki rakibi oldu. Bu güreşin normal 40 dakikası adeta sokak döğüşü gibiydi. Orhan Okulu da İsmail Balaban da elense ve tırpan görünümü altında bir birlerine tekme-tokat giriştiler neredeyse, sonra ekstra zamanda İsmail, Orhan’ın bir saniyelik gafletinden istifade bastırdı ve Orhan’ın göbeği güneş gördü de bu kavga-döğüş bitti.

Final güreşi ise usta-çırak kapışması şeklinde geçti. Antalya ASAT’ın iki güreşçisi Balaban ve Yusuf Can Zeybek çayırda kozlarını paylaştı. Bunda da gülen İsmail Balaban oldu. Güreşin ilerleyen dakikalarında Balaban, Zeybek’i ters paça, iç kazıkla tarttıktan sonra tırpanı vurup çayıra sırt üstü yapıştırdı ve ilk Elmalı Altın Kemeri’ni terinin son damlasına kadar hak etti.

Onlar ermiş muradına, biz çıkalım kerevetine diyerek bu akşam saatlerinde Hollanda karşısına çıkacak Milli Futbol Takımıza başarılar dileyelim. Haydi bastır Milli Takım.