EĞİTİM MAGANDALARI...

2017-2018 eğitim ve öğretim yılının sona ermesine son bir hafta kaldı.

Uzun, yoğun, değişen kararlar ile karışık bir sene oldu. Bu sene son anda kaldırılan TEOG sınavının yerini LGS sınavı aldı. Dün bir çok öğrenci hayallerindeki lisede eğitim görebilmek için iki aşamalı LGS sınav stresi yaşadılar. Neyse ki koca senenin bütün gerginliği bitmiş oldu. Tabi bu süreçte eminim ki öğrenciler kadar aileleri de harap oldular. Neyseki önümüzdeki hafta yaz tatili ile güzelce dinlenebilecek öğrenciler.

Artık bir sektör haline gelen eğitim camiasında her gün alınan kararlar, değişen yönetmelikler aileleri yıpratsada, son zamanlarda ne istediğini bilmeyen fazlaca aile olduğunu gözlemledim. Geçmiş zamanlarda eğitimin daha kaliteli olduğu hep kulaktan kulağa konuşulur. Acaba gerçekten geçmiş zamandaki eğitim mi daha kaliteliydi yoksa ailelerimiz mi çok sabırlı yada dünyadan habersiz, umursamazlardı.

Kendi kafamda bir denklem kurmaya çalışıyorum, kaliteli eğitim= öğretmen, öğrenci ve aile. Şimdi denklem sonucunu hesaplamaya çalışıyorum öğretmenler iyi eğitim verebilmek için çabalarken karşılarında onlara engel olan, sürekli sorun yaratan anne babalar. Özelliklede özel okullarda bu çok daha büyük sorun oluyor.

Anne babalar yüksek meblağlar ödeyerek okuttukları çocuklarının nasıl bir eğitim almasını istiyorlar, eğitim alırken kafalarında nasıl bir öğretmen tasarlıyorlar, herşey ailelerin istediği gibi mi olmalı yoksa okul yönetimi biz eğitim kurumuyuz biz ne dersek o olur mu demeli.

Bunun cevabını ararken; “öğretmene; ben buraya ne kadar para yatırıyorum senin haberin var mı diyen babalar, yine öğretmene; sen benim çocuğuma bağırmışsın hadi bana da bağırda görelim diyen anneler, öğretmenini tartaklayıp azarlayan okul yönetimleri....” Bunları yapan insanlar o bahsettiğimiz geçmişte eğitim daha kaliteliydi diyen insanlar. Ama siz o kaliteli eğitim sisteminden hiç faydalanamamışsınız ki. Hatta baktığım bu tabloda insan dahi olamamışsınız.

Yine eskiden diyeceğim çünkü artık olmayan bir davranış, öğretmene saygı duyulurdu. Öğretmen; öğreten, eğiten, ilim, irfan, belkide hayatı öğreten kişiydi. Artık saldırıya uğrayan, azar işiten, kendi sistemini kurduğunda kovulan kişi. Parayı veren düdüğü çalar atasözünü inanın çok çok yanlış anlamış bu insanlar. Fakat yaptığım araştırmalar sonucunda eğerki okul yönetiminiz arkanızda durmuyorsa öğretmenler için koruyucu yasal süreçler var. Sadece uğradığınız tehdit veya hakareti ispatlamanız yeterli.

Günümüzde eğitim seviyesi artarken, insanlık seviyesinin azaldığı bu noktada, hor görülecek en son kişi bile değil öğretmenler. Umuyorum ki biran önce insanlar yaptıkları davranışların doğruluğunu ve yanlışlığını gözlemlemeyi başarırlar.

Şimdiden bütün öğrencilerime güzel bir yaz tatili diliyorum. Bütün sene çok çalıştık, çok yorulduk, bol bol dinlenin oyunlar oynayın, güzel müzikler dinleyin, yeni çıkan kitapları okuyun ve en önemlisi siz hakkıyla çalışan insanı hor gören anne babalarınız gibi olmayın.

Sevgi ve müzikle kalın...