Vakıf Katılım web

EFSUNLU ANNELER

Aslı SERTDEMİR 01 Haz 2024

Aslı SERTDEMİR
Tüm Yazıları
Çocuğum yok, anne değilim bu sebepten annelikle ilgili ahkam kesemem. Annelik nedir, nasıl bir duygudur ancak tahmin edip, anlamaya çalışabilirim. Fakat ergenlik nedir, iyi bilirim. Günlerce konuşur, sayfalarca yazabilirim. Nasıl bir ruh halidir, ergen kafası nasıl çalışır gayet iyi bilirim. . Günlerce konuşur, sayfalarca yazabilirim.

Nasıl bir ruh halidir, ergen kafası nasıl çalışır gayet iyi bilirim. Yaşadım, hatta içinden geçtim! İtiraf etmeliyim ki anneme ve babama da epeyce çektirdim.                                                                                                                                                        Tahmin ettiğiniz gibi konuyu Deniz Akkaya ve kızına getiriyorum. Malumunuz bu anne, kızın kavgasını tüm Türkiye duydu. Benzer durumları her ailenin yaşama ihtimali var mı? Var! Hatta iddia ederim ki yaşıyor, yaşacak. Tek fark, onların kavgalarını cemi cümle duymuyor.                                                                          İşin Aslı astarı; Deniz Akkaya magazine en çok sevdiği malzemeyi verdi. Bu tarz haberler günlerce konuşulabilir. Sadece basın mı, ağzı olan konuşur… Ki zaten herkes fütursuzca yorumlar yazıyor, videolar çekiyor, canlı yayınlar açıp konuşuyor. Ve maalesef bakıyorum da kötü yorum yapanların çoğu anne! Nasıl da cesurlar… Nasıl da cahiller… Kınadıklarını yaşamadan şu dünyadan göçüp gitmeyecekler, nasıl da unutuyorlar.

 

Mutsuz sonlar!

 

Koca bir sezonu daha bitirdik. İzlediğim dizilerin bazıları final, bazıları da sezon finali yaptı. Ateş Kuşları, Ben Bu Cihana Sığmazsam, Yargı, Ömer, Korkma Ben Yanındayım ve Sakla Beni final yapan diziler. Bu güne kadar izlemediğim hiçbir dizi hakkında yorum yapmadım, yapmam! Ama izlediğim dizileri de didik didik ederim. Ve net olarak şunu söylemeyim ki izlediğim dizilerden Ömer, Sakla Beni, Korkma Ben Yanındayım birbirinden berbat finaller yaptı. Zaten nedendir bilinmez biz Türkler doğru düzgün final yapmayı bir türlü beceremiyoruz. Özellikle dizi apar topar final yapıyorsa, hiç beceremiyoruz.                                                                                                                                                                Nedenini anlayamadığım bir sebepten tüm yapımcılar, senaristler illa mutlu sonla final yapmalıyız kafasına giriyorlar. Ve ortaya sahte, abartılı, gerçek dışı bir son bölüm çıkıyor ki… “Şimdi ben bu diziyi haftalarca bu son için mi izledim?” diye kendi kendimize günlerce kızıyoruz.                                                                                                                     Rica ediyorum, bunu bize yapmayın! “Tüm diziler mutlu sonla bitecek!” diye bir kanun yok. Doğal akışında bir final yapın. Ya da belirsiz, tartışmaya açık bir final de yapabilirsiniz. Hatta kötü bir sonla da bitebilirsiniz, kasmayın.

 

İroni

 

Okurlarım bilir… Dünyada düzenlenen galaları, ödül törenlerini takip edip yazmayı severim. Çok yakın vakit Cannes Film Festivalini de yazdım. Fakat Esra Dermancıoğlu’nun videosunu izledikten sonra, tekrar yazasım geldi.                                                                                                                                                                Hoş, o videoyu izleyenlerin çoğu dalga geçti, abuk sabuk yorumlar yaptı. Ama ben Esra’nın her söylediğine kelimesi kelimesine katılıyorum. Güya film festivali ama biz Hande’nin sevgilisi, Meryem’in elbisesi, Pınar’ın memeleri dışında hiçbir şey görmedik, konuşmadık. Oyuncu bile olmayan tuhaf influencerları bile kare kare yazdılar.  Eğer ki Cannes bir film festivali ise… Altını tekrar çizerek yazıyorum, “film festivali” ise neden oraya oyunculukları ile ortalığı sallayan oyuncularımız gitmiyor? Şişman, kel, bodur, 70-80 yaşında oyuncularımız o halıya yakışmıyor mu? Ya da oradalar da biz mi göremiyor, yeterince konuşmuyoruz?                                                                                                                                                                Neden sürekli kırmızı halı şovu yapan, dudaklarını büzen, süper dekolteler giyen, hatta oyunculuktan nasibini almamış, sırf güzel fotoğraf verenleri görüyor, konuşuyoruz? Bunu cidden enine boyuna düşünmemi sağladığın için teşekkürler Esra Dermancıoğlu!