Kizilay_Sol160x600Ekim


DENİZLERDE OLMAK YA DA OLMAMAK BÜTÜN MESELE BU

Libya'da ateşkes sürecinin baş aktörü olan Türkiye barışın tesisinde meşru hükümet ile yoluna devam ediyor.

Türkiye 100 yıl önce Sevr ile dayatılanları hem milli mücadele ile hem de şimdi Mavi Vatan stratejisi ile yırtıp atıyor. Karadeniz’de Sakarya Gaz Sahası’nın ardından Akdeniz’de Dumlupınar Gaz Sahası beklentileri var. Türk Silahlı Kuvvetleri, Hava ve Deniz Gücü ile yürütülen devlet diplomasisinin alanda görevlerini icra ediyor. Askerlerden yükselen tek ses “hazır daima hazır”.

Libya’da ateşkes sürecinin baş aktörü olan Türkiye barışın tesisinde meşru hükümet ile yoluna devam ediyor. Türkiye darbecilerin bir ülkeyi ele geçirmesini önledi. Bunu istihbari ve askeri gücü ile gerçekleştirdi. Yine olası çatışmalara karşı alanda sigorta görevi gören bir Türk askeri etkisi var.

Türkiye artık sadece Doğu Akdeniz’de değil Libya’ya kuracağı iki askeri üs ile Orta Akdeniz’de teki oluşturan bir denge gücü haline geldi. Türk Devlet aklı bekle ve gör değil, alana gir süreci etkile ve sonuç elde et noktasına geldi. Tüm bu çalışmalar emek yoğun çalışmaların birçok vatan evladının ortaya koyduğu zekanın ürünüdür. Siyasi irade sadece yol haritasını ve siyasi hedefleri ortaya koydu.

ÇIRPINIRDI KARADENİZ

Türkiye kurtuluş sürecinde manda ve himayeyi reddetti. Mustafa Kemal ve arkadaşları milli mücadeleye Karadeniz’den Samsun’dan başladılar. Bandırma gemisi bugün Fatih Sondaj Gemisinin İstanbul’dan çıktığı güzergah ile Samsun’a ulaştı. Karadeniz tarihin şahidi idi. Fetihlerin Sultanı Fatih Sultan Mehmet 1461 yılında aynı rotadan boğazlardan çıkarak Kefken, Amasra üzerinden Trabzon’a ulaştı. Tıpkı Fatih Sondaj Gemisinin güzergahı gibi. Karadeniz hem tarihe şahitlik etti. Sakarya Savaşı sırasında Azerbaycan ve Buhara Türklerinin yardımı Karadeniz İnebolu üzerinden cephe hattına ulaştı. Türk dünyasının her köşesinde bilinen "Çırpınırdı Karadeniz" şiirini kaleme alan Azerbaycan Türkü ünlü şair Ahmet Cevat’ın bize armağan ettiği şarkı hep tarihin kulaklarında çınlıyor. Karadeniz hala çırpınıyor.

ELBETTE İÇİMİZDEKİ MİÇOTAKİSLER VE MACRONLAR

İşgal yıllarında mütareke basını işgal güçlerine mehdiyeler dizerken, Gazeteci Hasan Tahsin İzmir’de Yunanlılara çoktan ilk kurşunu atmıştı. İstanbul’da Gazeteci Halide Edip Adıvar ve arkadaşları Sultan Ahmet’ten ‘’Ya İstiklal Ya Ölüm’’ diye bağırıyordular. Üç gündür içimizdeki FETÖ artığı MİÇOTAKİSLER VE MACRONLAR yazıp çiziyorlar. Kendilerini kısır bir Erdoğan karşıtlığı üzerine konumlanan kitle doğal gaz rezervi keşfine sevinemediler. Tüm bunların yanında “Z kuşağı” olarak tanımlanan yeni akım Türk Gençliğinin verilen mücadeleye desteği yüzde 98 civarında, şimdi söz tarihin. Bize tekrar fısıldıyor; “Burası Anadolu burada kınlı kuzular bitmez”

Selam olsun Mavi Vatanda bayrak nöbeti tutanlara rüzgârınız bol gazanız mübarek olsun.